Trabzon’un Hafızası Suyun Altında Kalmasın
- Trabzon’da yağmur başladığında kimi vatandaşın aklına evinin önündeki dere, kiminin bodrum katındaki iş yeri, kiminin de her sağanakta suyla dolan yol geliyor
- Bu kaygının arkasında, kuşaktan kuşağa aktarılan acı bir hafıza var
Trabzon’da yağmur başladığında kimi vatandaşın aklına evinin önündeki dere, kiminin bodrum katındaki iş yeri, kiminin de her sağanakta suyla dolan yol geliyor. Bu kaygının arkasında, kuşaktan kuşağa aktarılan acı bir hafıza var.
Fatih Erol ve coğrafyacı Mustafa Topsakal’ın hazırladığı, yeni belgelerle genişletilen Geçmişten Günümüze Trabzon’da Doğal Afetler adlı çalışma, o hafızayı önümüze koyuyor.
1850-2025 yılları arasında can kaybı bilgisine ulaşılabilen 123 afet… Bu afetlerde hayatını kaybeden 693 insan…
Üstelik araştırmacılar, bu sayının kesin toplam olmadığını özellikle belirtiyor. Kaydına ulaşılamayan olaylar, kaç kişinin öldüğü bilinmeyen felaketler var. Yani karşımızdaki tablo, geçmişin ancak belgelenebilen kısmı.
Her rakamın ardında yarım kalan bir hayat, dağılan bir aile, yıllarca dinmeyen bir acı bulunuyor.
Araştırmaya göre 40 sel ve taşkında 387 kişi hayatını kaybetmiş. Belgelenen can kayıplarının yaklaşık yüzde 56’sı…
Bu oran, Trabzon’da şehir planlamasından yol yapımına, dere çevresindeki yapılaşmadan yağmur suyu altyapısına kadar pek çok kararın hangi hassasiyetle alınması gerektiğini gösteriyor.
Bir derenin geçmişte nereden taştığını bilmek, bugün çevresinde yaşayan insanların güvenliği açısından değerlidir. Heyelan yaşanan bir yamacın eski kayıtlarına ulaşmak da öyle.
Peki bu bilgiler, karar alınırken masaya geliyor mu? Bir yolun güzergâhı belirlenirken, bir alana yapılaşma izni verilirken, bir dere üzerinde çalışma yapılırken geçmiş afetlerin kayıtlarına ne ölçüde başvuruluyor? Trabzon halkının bu soruların cevabını bilmeye hakkı var.
1929 Solaklı selinde 148, 1988 Çatak heyelanında 64, 1990 yılındaki selde 56, 1998 Beşköy selinde 50 kişi yaşamını yitirmiş.
Bu olayların adlarını hatırlıyoruz. Yıl dönümlerinde hayatını kaybedenleri anıyoruz. Yakınlarının acısını paylaşıyoruz. Ancak anmanın yanında, bu felaketlerden sonra hangi tedbirlerin alındığını ve bugün ne durumda olduğumuzu da konuşmamız gerekiyor.
Riskli alanlarda yaşayan vatandaşlara hangi seçenekler sunuldu? Geçmişte taşkın yaşanan yerlerde ne değişti? Yapılan müdahalelerin yeterliliği nasıl takip ediliyor?
Bu sorulara verilecek açık cevaplar, vatandaşın yaşadığı yere güvenini de güçlendirir.
Çalışmadaki en dikkat çekici anlatılardan biri, Trabzon’u kuşatan Selçuklu ordusunun karşılaştığı sel felaketi. Tarihi kaynaklara göre 1223 veya 1228 yılında şiddetli yağışların ardından gelen taşkında, surların dışındaki askerlerin bir kısmı boğuluyor. Olay, bugünkü Tabakhane ve Zağnos dereleriyle ilişkilendiriliyor.
Hayatını kaybedenlerin sayısı bilinmiyor. Tarihlendirmede de belirsizlik var. Buna rağmen bu kayıt, şehrin suyla ilişkisinin ne kadar eskiye uzandığını gösteriyor.
Aradan yüzyıllar geçti. Şehir büyüdü, yollar açıldı, yapılar yükseldi. Bugünün teknik imkânlarıyla geçmiştekinden çok daha fazla bilgiye ve müdahale gücüne sahibiz.
Bu imkânların karşılığını, vatandaşın güvenliğinde görmemiz gerekir.
Fatih Erol ve Mustafa Topsakal’ın araştırması, Trabzon için önemli bir kaynak. Çalışmanın yeni belgelerle güncellenmesi de ayrıca kıymetli. Çünkü her yeni kayıt, şehrin geçmişine ilişkin bir boşluğu dolduruyor.
Bu emeğin uygulamada karşılık bulması gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ve ilgili kurumlar, envanteri kendi güncel risk verileriyle birlikte değerlendirmeli. Mahalleler ölçeğinde geçmişte yaşananlar ile bugünkü durum karşılaştırılmalı. Ortaya çıkan ihtiyaçlar da vatandaşa açık biçimde anlatılmalı.
Nerede çalışma yapılacak, hangi sorun öncelikli, ne zaman tamamlanacak?
İnsanlar her sağanakta aynı endişeyi taşıyorsa, bu soruların cevabı daha da önem kazanıyor.
Trabzon’un afet geçmişi artık daha görünür hâle geliyor. Önümüzde isimleri, tarihleri ve ağır sonuçlarıyla bir hafıza duruyor.
O hafızaya karşı sorumluluğumuz var. Geçmişte hayatını kaybedenleri saygıyla anarken, bugün aynı topraklarda yaşayanların güvenliği için ne yaptığımızı da ortaya koymalıyız.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.
Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.
Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.
Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.
Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.
Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava
Yayın: 08 Kasım 2026 06:25 · Kaynak: gunebakis.com.tr