9 Bin Yıllık Gizemli Taşlar? Bu Keşif Işık Tutuyor!
- Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi'nde yürütülen kazı çalışmalarında, dünya madencilik tarihine ışık tutacak yaklaşık 9 bin yıllık eksiksiz bir işlik alanı ve çok sayıda malakit ile bakır nesne gün yüzüne çıkarıldı
Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle havzasında yer alan ve M.Ö. 12 binlere uzanan köklü geçmişiyle insanlık tarihinin en önemli yerleşimlerinden biri olan Çayönü Tepesi, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran yepyeni bir keşfe ev sahipliği yapıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında sürdürülen kazı sezonunda, dönemin madencilik faaliyetlerine dair benzersiz veriler elde edildi.
5 Metrekarelik Alanda Uzmanlaşmış Üretim
Batı yerleşim alanında yürütülen detaylı kazılarda, etrafı altı dikme deliğiyle çevrili ve ortası taş döşemeli özel bir işlik alanı (maden atölyesi) bütünüyle ortaya çıkarıldı. Yaklaşık 5 metrekarelik bu alanda ve çevresinde;
Ham iri malakit parçaları,
İşlenmiş ve yarı işlenmiş malakit örnekleri,
Bakır boncuklar ve nesneler olmak üzere toplam 42 adet buluntu tespit edildi.
Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, bu bulguların Çayönü ahalisinin binlerce yıl önce bile nitelikli bir madencilik kültürü ve iş gücüne sahip olduğunu açıkça gösterdiğini vurguladı.
Madencilik Tarihi Günümüze Yaklaştı
Çayönü’nde M.Ö. 9100'lerden beri varlığı bilinen madencilik faaliyetlerinin, bu yeni keşifle birlikte M.Ö. 6800-6600 yıllarına (Proto-Hassuna dönemi) ait net izlerini taşıdığı belirlendi. Uzmanlar, bu durumun bölgedeki madencilik ve metal işleme geleneğinin yaklaşık 3 bin yıllık kesintisiz bir sürekliliğe işaret ettiğini ifade ediyor.
Ayrıca işlik alanının çevresindeki dikme delikleri, binlerce yıl önce çalışan ustaların konforunun ve çalışma koşullarının dahi düşünüldüğünü ortaya koyarak bilim dünyasını şaşırtmayı başardı.
Ustaların Konforu Düşünülmüş: Tarihin İlk Ergonomik Atölyesi
Arkeolojik kazılarda sadece yapıların değil, günlük yaşamın ve üretim tekniklerinin de mercek altına alındığını belirten Doç. Dr. Sarıaltun, işliğin mimari detaylarına dikkat çekti:
"İşliğin gölgesine kadar düşünerek dikme delikleriyle bir gölgelik yaptıklarını söyleyebiliriz. Çayönü'nde çalışan ustanın konforu bile değerliymiş."
7 bin yıllık doğal tahribatlar, sel ve taşkın gibi etkenlere rağmen sınırları net bir şekilde korunan bu özel alan; taş alet, kemik ve çakmaktaşı atölyeleriyle birlikte Neolitik dönem teknolojisinin tüm yönlerini gözler önüne seriyor.
Bölgenin Bilimsel ve Kültürel Değeri Artıyor
Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Büyükateş, Çayönü kazılarının üniversitenin en prestijli bilimsel faaliyetlerinden biri olduğunun altını çizdi. Elde edilen tüm bu tarihi verilerin günümüz teknolojisiyle entegre edilerek dijitalleştirildiğini belirten yetkililer, bu çalışmaların hem bölge turizmine hem de evrensel tarihe çok güçlü katkılar sunduğunu ifade ediyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim · Bölge: Diyarbakır/Ergani
Yayın: 01 Eylül 2026 15:30 · Kaynak: afyonturkeligazetesi.com