Gençlerde kolon kanseri: Boston uzmanlarının mikrobiyom ve diyet ipuçları
· 2 dk 3 Gençlerde kolon kanseri: Boston uzmanlarının mikrobiyom ve diyet ipuçları Leptospiroz Nedir, Nasıl Bulaşır? Risk ve Korunma Amerika Birleşik Devletleri'nde ve birçok gelişmiş ülkede 50 yaş altındaki yetişkinlerde kolorektal kanser insidansı 1990'lı yıllardan bu yana sürekli artıyor.
Bu trend, 2020'de ABD'de tarama başlangıç yaşının 50'den 45'e çekilmesine yol açtı. Boston'daki Dana-Farber Kanser Enstitüsü'ne bağlı araştırmacılar, bu erken başlangıçlı hastalıkların moleküler profillerinin, yaşlı hastalardakinden farklı olduğunu ve bağırsak mikrobiyomundaki değişikliklerin tetikleyici olabileceğini öne sürüyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ABD Kanser Derneği verilerine göre, 1990'larda 50 yaş altı grubunda nadir görülen kolorektal kanser, bugün bu yaş diliminde en yaygın onkolojik hastalıklardan biri haline geldi. ABD'de 2030 yılına kadar 20-49 yaş aralığında kolon kanserinin%90, rektum kanserinin ise%124 oranında artması öngörülüyor.
Avrupa'da da benzer bir yükseliş izleniyor; İngiltere, Fransa ve Almanya kayıtları son on yılda 20-30 yaş grubunda vaka sayılarının ciddi oranda arttığını gösteriyor.
Türkiye'de resmi ulusal kanser kaydı verileri (TÜİK, Sağlık Bakanlığı) 2020-2022 dönemini kapsayan son yayında, 50 yaş altı kolorektal kanser oranının genel nüfusta düşük kalmasına rağmen yıllık artış eğilimi gösterdiğini bildiriyor. Türkiye'de kolorektal kanser tarama programı hâlâ 50 yaşından başlıyor; gençlerde semptomlu vaka tespitine dayalı tanı konuluyor.
Dana-Farber'ın Gastrointestinal Onkoloji Bölümü başkanı Dr. Kimmie Ng ekibinin son yıllardaki çalışmaları, erken başlangıklı tümörlerde Fusobacterium nucleatum gibi belirli bakteri türlerinin aşırı temsil edildiğini, bu bakterilerin iltihabi yollarla tümör mikrootamına entegre olduğunu ve kemoterapi direncine katkı sağlayabileceğini ortaya koydu.
Aynı ekip, ultra işlenmiş gıda tüketiminin, sindirimsiz polisakkaritler ve emülsifiyan aracılığıyla bağırsak bariyerini bozduğunu ve disbiyozis (mikrobiyom dengesizliği) yaratarak karsinojezi hızlandırabileceğini öne sürüyor.
Epidemiyolojik veriler ayrıca çocukluk ve genç yetişkinlik döneminde tekrarlayan geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı ile sonrası kolorektal adenom ve kanser riski arasında bir ilişki işaret ediyor. Obezite, fiziksiz yaşam ve şekerli içecek tüketimi de bağımsız risk faktörü olarak tekrar eden meta-analizlerde yer alıyor.
Genetik yatkınlık (Lynch sendromu, FAP vb.) genç vakaların yaklaşık%15-20'sini açıklarken, kalan büyük kısmı "sporadik" olarak sınıflandırılıyor ve çevresel etkileşimler aranıyor.
Genç hastalarda kanser şüphesi geç girdiği için tanı genelde ileri evrede konuluyor. ABD verilerine göre 50 yaş altı hastaların%60-70'i tanı anında 3. veya 4. evrede. Semptomlar — rektal kanama, alışkanlık dışı bağırsak alışkanlığı değişimi, kilo kaybı, anemi — sıklıkla hemoroid, sindirim bozukluğu veya stresle karıştırılıyor.
Uzmanlar, 45 yaş altındaki bireylerde de bu bulguların ciddiye alınması ve kolonoskopi ile değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sağlık Bakanlığı Türkiye'de 50-70 yaş aralığında her iki yılda bir gizli kan testi (FIT) ve 10 yılda bir kolonoskopi taramasını ücretsiz sunuyor. Aile öyküsü veya semptom varsa yaş sınırı aranmadan kolonoskopi öneriliyor.
Halk sağlığı uzmanları, genç yetişkinlerde risk faktörü azaltıcı müdahalelerin (beslenme, hareketlilik, antibiyotik yönetimi) yanı sıra, semptom farkındalığı kampanyalarının gündeme getirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 06 Kasım 2026 11:39 · Kaynak: habergo.com.tr