Prof. Dr. Yağanoğlu:'Doğayı düzeltirken dünyayı bozmayalım
- Antalya’da 9 Kasım’da başlayacak COP31 İklim Değişikliği Konferansı öncesinde değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi eski Dekanı Prof
- Vahap Yağanoğlu, insanlığın geçmişte yaptığı ekolojik hataların bugün için önemli dersler barındırdığını ifade etti
Antalya’da 9 Kasım’da başlayacak COP31 İklim Değişikliği Konferansı öncesinde değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Vahap Yağanoğlu, insanlığın geçmişte yaptığı ekolojik hataların bugün için önemli dersler barındırdığını ifade etti.
Yağanoğlu, 1958 yılında Çin’de Mao Zedong yönetimi tarafından başlatılan serçe yok etme kampanyasını örnek göstererek, doğaya bilinçsizce yapılan müdahalelerin ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Serçeler yok edildi, ekolojik denge bozuldu
Çin’de tarımsal üretimi artırmak amacıyla serçelerin zararlı ilan edildiğini ve ülke genelinde milyonlarca serçenin yok edildiğini hatırlatan Yağanoğlu, bu müdahalenin beklenen sonucu vermediğini belirtti. Serçelerin azalmasıyla besin zincirindeki dengenin bozulduğunu, böcek ve çekirge popülasyonlarının arttığını ifade eden Yağanoğlu, bunun tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açtığını kaydetti.
Söz konusu olayın 1959-1961 yılları arasında yaşanan Büyük Çin Kıtlığı'nın tek nedeni olmadığını vurgulayan Yağanoğlu, buna rağmen yaşananların ekolojik müdahalelerin toplumsal sonuçlarını gösteren çarpıcı bir örnek olduğunu dile getirdi.
“Doğa bir makine değildir"
Doğanın insanın istediği gibi düzenleyebileceği bir makine olmadığını belirten Yağanoğlu, toprak, su, bitkiler, hayvanlar, böcekler ve mikroorganizmaların birbirine bağlı büyük bir yaşam sisteminin parçaları olduğunu ifade etti. Bu sistemin herhangi bir halkasına bilinçsizce müdahale edilmesinin öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.
COP31’den beklentileirni sıraladı
İklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca karbon emisyonlarını azaltmak ve uluslararası anlaşmalar yapmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yağanoğlu, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in doğanın bütünlüğünü esas alan kararlarla sonuçlanması gerektiğini söyledi.
Yağanoğlu, iklim mücadelesinde toprağın ve su kaynaklarının korunması, biyolojik çeşitliliğin ve doğal yaşam alanlarının güvence altına alınması, sürdürülebilir tarımın ve gıda güvenliğinin öncelik hâline getirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca iklim değişikliğine uyum sağlayan, doğayla dost üretim sistemlerinin geliştirilmesi ve bilimsel bilgilerin bütün kararların merkezinde yer alması gerektiğini vurguladı.
“Doğanın kaybı, insanlığın kaybıdır"
Tarımın geleceği açısından iklim değişikliğiyle mücadelenin aynı zamanda toprağı, suyu ve gıda üretim kapasitesini koruma mücadelesi olduğunu belirten Yağanoğlu, COP31'de ekonomik çıkarların ötesinde yaşamın devamlılığını esas alan kararların alınmasını beklediğini ifade etti.
Yağanoğlu, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Benim COP31'den beklentim; doğayı yalnızca ekonomik bir kaynak olarak değil, yaşamın devamını sağlayan ortak değerimiz olarak gören, bilimsel temellere dayanan ve somut sonuçlar üreten kararların alınmasıdır. Çünkü doğaya karşı kazanılmış bir zafer yoktur. Doğanın kaybı, insanlığın kaybıdır.”
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 08 Kasım 2026 21:25 · Kaynak: gazetepusula.net