Bakan Şimşek açıkladı: 10 milyon TL'den fazla kazananların kapısı çalınacak!
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT ve Habertürk ortak canlı yayınında Açıl Sezen'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Sermaye piyasalarındaki son duruma dair önemli açıklamalarda bulunan Şimşek, yürütülen tasfiye süreçleri ve yeni yasal düzenlemelere ilişkin stratejik adımları paylaştı. Bakan Şimşek’in açıklamalarından satır başları şöyle:“Tasifye süreci tabii bizim öngördüğümüz hızda ve çerçevede gidiyor. Öncelikle şunu söyleyeyim tasfiye ile ilgili bir takım temel ilkeler belirlemiştik. Bunun başında şeffaflık var. Kamu kaynaklarının kullanılmayacağı çok net şekilde ifade edildi ve bu şekilde devam edecek.“Nihai tasfiye zaman alacak”Burada bir ara ödeme süreci belirlendi. Nihai tasfiye biraz zaman alacak. Küçükleri ve para piyasasını önceliklendireceğiz. Ara ödeme için TBMM'de bir kanun teklifi görüşülüyor. Kanun geçtikten sonra hızlı bir şekilde 1 milyon TL'ye kadar ödemeler hızlı bir şekilde yapılacak. Bu hafta kanun geçer mi bilmiyorum ama SPK, MKK ve diğer ilgili kurumlar hazırlıklarını tamamladı.“66 fonun tasfiyesi tamamlandı”Tasfiyeyi Ziraat Bankası ve İş Bankası yapacak. Olağan ve olağanüstü tasfiye süreci var. Toplamda 131 fon ve 7 şirket tasfiye sürecine alındı. 66'sı tamamen tasfiye edildi ve olağan tasfiyeye tabi tutuldu. Kamu kaynağı kesinlikle kullanılmayacak denilmişti bu aynı şekilde devam edecek 45.747 hesaba 40,7 milyar TL ödeme yapıldı. Başlangıçta da demiştim ilkelerimizden bir tanesi küçük yatırımcıların ve para piyasası fonlarının önceliklendirilmesi. Bakın size rakamları vereyim, bu 3 portföy yönetim şirketi normal tasfiyeye tabii ve tasfiyesi tamamlanan yatırımcıları bırakın zarara uğramayı 17 Eylül'e göre yüzde 1,43 ilave getiri aldılar. Hisse senedi ağırlıklı fonlar, hisse senedinin değerleri şişirilmiş olduğu için yani şirketin temellerinden bağımsız şekilde değerleri arttığı için, bu değerlerde düşüş olduğu için yaklaşık yüzde 58'ini alabildiler. Neye göre? 17 Eylül'deki değere göre. Yani yüzde 42 daha düşük bir ödeme aldılar. Ama bu tamamen hisse senetlerinin değerinin düşüşünden kaynaklanıyor. Dolayısıyla tasfiye edilen, normal tasfiyeye tabii tutulan 3 portföy yönetim şirketinin 66 fonunda, para piyasası fonundakiler 17 Eylül'deki değeri neyse aldılar ve üzerine bir de yüzde 1,43 getiri aldı.“Küçük yatırımcı ve para piyasası fonları önceliklendirilecek”TBMM'deki kanun kabul edilirse, kabul edildikten hemen sonra küçük yatırımcı ve para piyasası fonlarını önceliklendirilecek. Böylelikle 390 bin hesap da tasfiye edilecek. Tasfiye sürecinin önemli kısmı da tamamlanmış olacak. TMSF, Adalet Bakanlığı, MKK hepsi birlikte çalışıyor. Piyasa bozucu faaliyetlerden kazanım sağlayanların hepsi tespit edildi.“10 milyon TL ve üzeri kazanç sağlayan parayı iade etmezse adli süreç başlayacak”Gönüllü iade süreci devam ediyor. Bir miktar ödeme yapıldı. Buradan nemalanan ve kişiler var. 10 milyon TL ve üzeri kar sağlayanlar için süreç başlatıldı, gönüllü iade hesabına ödeme yapılması istenecek. Bunların manipülasyona iştirak etme durumları var. Davete icabet etmezlerse hukuki süreç devam edecek. Buralardan elde edilen kaynaklarla yatırımcılar paralarını alabilecekler. Birlikte hareket edenlerin mal varlıklarına başvurulacak, hepsi tespit edildi ve savcılara iletildi.“Yaptırımları artıracağız”Sermaye piyasalarımız bu süreçten çok daha sağlıklı bir yapıyla çıkacak. Fon piyasası 2019'a kadar sınırlı bir alanda sınırlı kişilerin yatırım yaptığı bir alandı. Buradaki en büyük dönüm noktası serbest fonların TEFAS'a açılmasıdır. Tespitlerin hepsi yapılıyor. Biz kalıcı reform çalışmasını taslağa dönüştürmüştük. Ama önce tasfiyeyi bitirelim sonrasında sağlıklı kafayla reformları yapalım dedik. 1,8 trilyon dolarlık bir ekonominin finansmanını bankacılık sektörü tek başına karşılayamaz. En az yüzde 30-40'ının sermaye piyasalarından karşılanması lazım. Ama manipülasyonlar ve diğer piyasa bozucu eylemlerle ilgili yaptırımları ciddi şekilde artıran bir yaklaşım içine gireceğiz. İlgili kurumların kurumsal kapasitesini güçlendireceğiz. Gerekirse kanunla vergi denetmenlerimizin bazılarını bu kurumlara aktaracağız. Mevzuat tarafında da eksiklerimiz varsa tamamlayacağız. Yaptırımlar ve tedbirler ciddi şekilde artırılacak."Vandaşımız riskli alandan daha az riskli alanlara geçti"Bir kere bankacılığa bulaşıcılık neredeyse yok denecek düzeyde. Neden? Biz inceledik, bankalarımızın doğrudan bu problemli fonlara olan riski 1.3 milyar lira. Yani şöyle diyeyim, 56 trilyon liralık bir aktiften bahsediyorsunuz, yani 10 binde 2'den bahsediyorsunuz. Dolayısıyla bankacılık sektörüne risk oluşturması şu an itibariyle söz konusu değil. Rakamları verelim ki milletin kafasındaki soru işaretleri şekillensin. 10 binde 2'den bahsediyorsunuz, bankaların bu alana olan nakit ve gayri nakdi risk 10 binde 2. Benzer şekilde aslında reel sektörde de reel sektörün bu fonlarla etkileşimi, riski topu topuna aktiflerin 10 binde dokuzu. Yani altını çizmek istiyorum bunlar düşük etkiler. Dolaylı etkileri ben küçümsemiyorum. Birazdan konuşuruz, tabii bu fon problemi birçok başka küresel soruna denk geldi. Dolayısıyla borsaya yansıması, fiyatlara yansıması normal fon piyasasındaki sorunların yansımasının çok ötesine taştı. Bu arada fonlardan bir miktar çıkış oldu. Bu arada bu hafta itibarıyla cuma itibarıyla bunlardan çıkış büyük oranda durdu. Ama bugüne kadar fonlardan net çıkış yaklaşık 647 milyar lira, bunun yarısına yakını yani 287 milyar lirası yabancıların çıkışı. Bu tür dönemlerde hızlı şekilde kurumlar hareket edip risk almak istemiyorlar. Burada en önemli konu ne biliyor musunuz? Merkez Bankası başkanımız da ifade etti, buradan çıkan para mevduata geçti. Bakın 17 Eylül'den bu tana TL mevduat artışı 685 milyar lira. Toplam TL mevduatının toplam mevduata oranı yüzde 62'ye çıktı. Dolayısıyla vatandaşımız evet, riskli alandan daha az riskli alanlara geçti."Fonlardan çıkış büyük oranda durdu"Büyük oranda fonlarda çıkış gördüğümüz kadarıyla durdu. Özel sektör tahvil piyasasına da gelelim. Özel sektör tahvil piyasasının büyüklüğü 1 trilyon lira toplam. Yıl sonuna kadar vadesi gelecek olan 1 trilyon liralık kısmın tamamı 26.5 milyar lira. Dolayısıyla Türkiye ekonomisi içerisindeki yeri nispeten çok cüzzi bir alandan bahsediyoruz. Bizim tabii ilkesel kararımız var kamu kararı kullanılmayacak diye. Görebildiğim kadarıyla bankalarla Kredi Garanti Fonu şu anda iletişimde. Ama biz Kredi Garanti Fonu'na net şekilde şunu söyledik, biz Hazine olarak taraf olmayacağız, kaynağımızı kullandırtmayacağız, garanti vermeyeceğiz. Ama siz kendi öz kaynaklarınızla manipülasyona bulaşmamış, piyasa bozucu eylemler içerisinde olmamış, kurum ve şirketlerle ilişkili olmayan özel sektör tahvillerine ilişkin bir kredi çerçevesi oluşturursanız biz buna olumlu bakarız ama bunun tekrar altını çizmek istiyorum, Hazine garantisi olmayacak, Hazine kaynağı kullanılmayacak çünkü Kredi Garanti Fonu'nun kendi kaynakları var."

Kategori: Siyaset
Yayın: 20 Ekim 2026 09:41 · Kaynak: haber3.com