Malatya’nın İmar Süreci, Saha Hakimiyeti ve Şehir Disiplini
- Geçtiğimiz hafta Bursa’dan gelen çok kıymetli bir misafirimi Malatya’mızda ağırladık
Geçtiğimiz hafta Bursa’dan gelen çok kıymetli bir misafirimi Malatya’mızda ağırladık. Bursa Malatya Darendeliler Dernek Başkanımız ve aynı zamanda Yıldırım Belediyesi Başkan Vekili olan Sayın Ali Bozkurt ile birlikte, deprem sonrasında adeta yeniden kurulan Malatya’mızı baştan sona, sokak sokak, şantiye şantiye gezdik.
Şehrin yeni çehresini, yükselen konutları ve hayatın yeniden yeşerdiği ticaret merkezlerini yerinde gördükten sonra da gezimizin finalinde Malatya Valimiz Sayın Seddar Yavuz’u makamında ziyaret ettik.
Ziyaret vesilesiyle Malatya’mızın kat ettiği mesafeyi, yürütülen hummalı çalışmaları ve sahadaki son durumu etraflıca değerlendirme imkanı bulduk.
Şehri gezerken ve valilikteki görüşmemizde üzerine durduğumuz en çarpıcı konulardan biri de şüphesiz rezerv alanları meselesiydi.
Sürecin en başında, devletimiz şehir merkezini ve mahalleleri ayağa kaldırmak adına rezerv alanı kararları alırken, bazı kesimlerin gösterdiği direnci dün gibi hatırlıyoruz. Binalarını, mülklerini vermemek için kapı kapı dolaşanlar, tereddütle yaklaşanlar veya kulaktan dolma dedikodularla sürece karşı çıkanlar olmuştu.
Fakat bugün gelinen noktada ne mi oldu? Devletin vizyonu, kalitesi ve yükselen sağlam yapılar sahada somut bir şekilde görünmeye başlayınca tablo tamamen tersine döndü.
Dün "Binalarımız rezerv alanına girmesin" diye kapıları çalanlar, bugün "Bizim mahallemiz, bizim sokağımız da rezerv alanına alınsın, bizim binalarımızı da devletimiz yapsın" diyerek yetkililerin kapısını aşındırıyor!
Bu durum, devletimizin ne kadar doğru bir planlama yaptığının ve halkımızın bu samimi çalışmalara olan güveninin en somut kanıtıdır. Şüpheler, yerini teslime ve tam bir güvene bırakmıştır.
Şehri baştan sona gezerken, devasa yatırımların ve yükselen binaların yanı sıra gözümüzden kaçmayan, hatta bizzat yaşadığımız başka bir gerçeklik daha var: Malatya’mızın deprem sonrası değişen trafik kültürü ve şehir içi karmaşa...
Emniyet görevlileri ne kadar sahada olursa olsun islwrini ne kadar hassas ve ozveriyle yapsada her bireyin başına bir trafik polisi dikemezsiniz kurallara uymak vatandaşlık gorevi birincinin tekrar zuhur etmesi gerekir.
Ne yazık ki asrın felaketi sonrasında trafikte kurallara uyma hassasiyetimiz ciddi bir erozyona uğradı. Özellikle toplu taşıma yapan bazı şoför kardeşlerimizin kuralları hiçe sayan, yolu adeta kendi şahsi pistleri gibi gören hareketleri, trafikteki diğer sürücüleri ve yayaları çileden çıkarıyor.
"Ben durdum, yol benimdir" mantığıyla yapılan yanlış parklar, caddeleri daraltan gelişi güzel duraklar, şehrin damarlarını tıkıyor.
Bunun da ötesinde; bazı esnaflarımızın dükkan önlerini yol işgalleriyle kapatması yetmezmiş gibi, kaldırımların bütünüyle araçlar tarafından işgal edilmesi artık katlanılamaz boyutlara ulaştı. Yayaların yürüyecek tek bir metrekare kaldırım bulamadığı, bebek arabalarının,engelli vatandaşlarımızın, yaşlılarımızın veya çocukların can güvenliği içinde yürümek yerine cadde ortasından gitmek zorunda kaldığı bir tablo, Malatya’mızın bu güzel vizyonuna kesinlikle yakışmıyor.
İnanıyorum ki Sayın Valimizin bu konudaki dirayeti, hassasiyeti ve sahadaki sıkı denetimleri, bu başıbozukluğa da dur diyecek; Malatya’mızın sadece binaları değil, trafik ve kaldırım düzeni de bu adımlarla yeniden medeni bir seviyeye kavuşacaktır.
Bursa’dan gelen misafirimizle şehri gezerken de sıkça dile getirdiğim bir husus vardı: Sayın Valimiz Seddar Yavuz’un sahadaki olağanüstü hakimiyeti.
Sokakta, esnafın arasında, şantiyelerde zaten uzun süredir Sayın Valimizle ilgili çok güzel övgüler duyuyordum. Ziyaretimizde bir kez daha gördüm ki; karşımızda Malatya’nın sadece merkezini değil, her bir ilçesini ve mahallesini adeta ezbere bilen bir irade var.
Hangi noktada ne eksik, hangi şantiyede işler nasıl yürüyor, hangi vatandaşın ne derdi var; her şeyden haberdar.
Şehrin geleceğini şekillendiren kararlar alınırken sahanın nabzını bu kadar net tutabilmek, memleket sevdasıyla açıklanabilir.
Makamda devletin kararlı valisi, sahaya indiğinde ise vatandaşına kucak açan bir ağabey...
Vatandaşa dokunan, onların derdiyle dertlenen, devletin sıcak ve şefkatli elini her an hissettiren bu yaklaşım, depremin yaralarını saran Malatya halkı için en büyük moral kaynağıdır.
Bursa Malatya Darendeliler Dernek Başkanımız Ali Bozkurt ile birlikte yaptığımız bu şehir turu ve valilik ziyareti bize net bir şekilde gösterdi ki; devletimizin öncülüğünde yükselen TOKİ konutları ve yeni iş yerleri, Malatya’nın yarınlarına vurulan en güçlü mühürdür.
Yazımızın başında da belirttiğim gibi; dün ön yargıyla bakılan projelerin bugün talep görmesi, Malatya’nın doğru yolda olduğunun ispatıdır. Devletin şefkatini sahada millete hissettiren, projeleriyle şehrimizi yeniden ayağa kaldıran Valimiz Sayın Seddar Yavuz’u ve bu yolda emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.
Malatya emin ellerde, yarınlara çok daha güçlü adımlarla yürüyor!
Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş olursunuz.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Malatya/Doğanşehir
Yayın: 26 Ekim 2026 07:09 · Kaynak: malatyamegahaber.com