Habermetrik
← Ana Sayfa
Düzce 14 Ekim 2026 07:04
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Çürüyoruz ama herkes başkasının koktuğunu sanıyor!

Çürüyoruz ama herkes başkasının koktuğunu sanıyor!
Görsel kaynağı: duzcedamla.com
Hukuki not: Bu içerik adli süreçlere ilişkindir; suçluluğu kanıtlanana kadar kişiler masumdur (masumiyet karinesi).

Bazen düşünüyorum da, biz ne ara bu kadar değiştik? Ne ara bir başkasının derdi bizi ilgilendirmez oldu? Ne ara haksızlık karşısında susmayı akıllılık, üç kuruşluk çıkar için eğilip bükülmeyi de uyanıklık sandık?
Bugün biraz can sıkıcı bir konudan bahsedelim. Öyle uzaktan bakıp ahkam keseceğimiz, “Vay be, toplum nereye gidiyor?” deyip geçeceğimiz bir mesele değil bu. Çünkü konuştuğumuz şey, aslında hepimizin bir yerinden dokunduğu, bazen farkında olmadan parçası olduğumuz bir gerçek: Toplumsal çürüme.
Hem de öyle bir günde olmadı bu çürüme. Bir sabah kalktık da her şey bir anda kötüye gitmedi. Yavaş yavaş oldu. Küçük küçük başladı. Bir haksızlığı görüp sustuk, bir yanlışı görmezden geldik, birinin hakkı yenirken “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.” dedik. Sonra o yılan büyüdü, büyüdü, dönüp dolaşıp hepimizin kapısına dayandı.
Ama işin garip tarafı şu: Herkes şikayetçi, kimse kendinde sorun görmüyor.
Herkes adaletsizlikten şikayet ediyor ama iş kendi çıkarına gelince adalet bir anda rafa kalkıyor. Herkes torpile karşı ama tanıdık devreye girdiğinde nedense kimsenin sesi çıkmıyor. Herkes saygısızlıktan yakınıyor ama iki dakika trafikte bekleyince insanlığımızdan eser kalmıyor.
Yani, biz neyi savunduğumuzu mu unuttuk, yoksa işimize gelince savunduğumuz şeyleri kolayca unutmayı mı öğrendik?
Asıl mesele de tam burada başlıyor.
Çünkü toplumsal çürüme dediğimiz şey sadece büyük suçlardan, büyük skandallardan ibaret değil. Bazen bir çocuğun gözünün içine baka baka yalan söylemekte, bazen güçsüzü ezip güçlüye susmakta, bazen de sırf kendimize fayda sağlayacağız diye bir başkasının hakkını yemekte saklı.
Bir de son zamanlarda her şeyin normalleşmesi var ki, insanı asıl korkutan bu.
Oysa her şeye alışmak zorunda değiliz. Her yanlışı kabullenmek zorunda hiç değiliz.
Bir de sosyal medya meselesi var. Orada herkes adalet savunucusu, herkes merhamet timsali, herkes memleket sevdalısı. Bir bakıyorsun, insanlar bir olay karşısında birbirine girmiş. Herkesin söyleyecek sözü, verecek dersi var. Hemen telefon bir yere sabitlenerek adeta ders niteliğinde bir reels çekiliyor. Ama gerçek hayatta aynı insanlar bazen yanı başındaki insanın derdini duymuyor bile.
Ekranda koca koca laflar etmek kolay. Mesele, kimse bakmıyorken de doğru kalabilmekte.
Çünkü insanın karakteri, kalabalıkların önünde ne söylediğiyle değil, kimse görmediğinde ne yaptığıyla belli olur.
Peki, bu işin içinden nasıl çıkacağız?
Öyle bir gecede her şeyi değiştiremeyiz, kabul. Ama en azından kendimizden başlayabiliriz. Haksızlık karşısında susmayarak, başkasının hakkına göz dikmeyerek, yanlış yapan bizim yakınımız olsa bile yanlışa yanlış diyerek…
Çünkü bu memleketi yalnızca büyük kararlar, büyük makamlar, büyük laflar kurtarmayacak.
Birbirimize karşı taşıdığımız sorumluluk da bu işin önemli bir parçası.
Kimse kusura bakmasın; iyi bir toplum istiyorsak önce iyi insan olmanın ne demek olduğunu yeniden hatırlamamız gerekiyor. Herkesin birbirini suçladığı ama kimsenin aynaya bakmadığı bir yerde hiçbir sorun gerçekten çözülmez.
Ve belki de artık kendimize şu soruyu sormanın vakti geldi: Biz gerçekten daha iyi bir toplum mu istiyoruz, yoksa sadece işler bizim istediğimiz gibi gitmediğinde mi şikayet ediyoruz?
Çünkü bazen en büyük çürüme, kötülüğün çoğalması değil, iyiliğin gereksiz görülmeye başlanmasıdır.
Bir toplumda herkes başkasının bozulduğunu düşünüyor ama kimse kendini sorgulamıyorsa orada mesele artık çürümenin başlaması değildir. Mesele, çürümeyi normal kabul etmiş olmamızdır.
Ve unutmayalım…
Bir gün herkes başkasının çürüdüğünü söyleyerek kendini temize çıkarabilir. Ama çürüyen bir toplumda kimse tertemiz kalamaz.

Kaynaklar: duzcedamla.com
Haber metni ve görseller duzcedamla.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Asayiş · Bölge: Düzce
Yayın: 14 Ekim 2026 07:04 · Kaynak: duzcedamla.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp