İlk Testine 58 Yaşında Girenler
- Kliniğe bir hasta girdi
- 58 yaşındaydı ve hayatında ilk defa işitme testi yaptırıyordu
Kliniğe bir hasta girdi. 58 yaşındaydı ve hayatında ilk defa işitme testi yaptırıyordu. Yaşını sordum, “58” dedi. “Kaç yıldır zor duyuyorsunuz?” dedim. Düşünmeden “Yirmi yıldır.” dedi. Yirmi yıl. Yirmi yıl boyunca bir kez bile işitme testi yaptırmamış.
Bu, benim mesleğimde çok sık karşılaştığım bir durum. İnsanlar işitme kaybını bir sağlık sorunu olarak değil, yaşlılık belirtisi olarak kabul ediyor. “Biraz geç duyuyorum artık, yaşlanıyoruz.” diyorlar, konu kapanıyor. Kulaklarında bir sorun olduğunu düşünmüyorlar aslında; sadece sesler yavaş yavaş geriye çekiliyor, onlar da peşinden gitmiyor.
Nasıl idare ediyorlar? Alışarak. Televizyonun sesini her gün biraz daha açarak. Karşısındaki kişi bir şey söylediğinde “Ne dedin?” demek yerine gülümseyerek. Toplantıda, sofrada, kalabalıkta kimin ne konuştuğunu anlamayıp başını sallayarak.
Sonra eve gelip yorgun düşerek. Çünkü duymaya çalışmak bir iştir, enerji ister ve kimse gün boyu bu kadar enerji harcadığını fark etmez.
Benim en çok üzüldüğüm kısım şu: Bu insanlar duyamadıkları için hayattan yavaş yavaş çekiliyorlar. Önce kalabalık sofralardan, sonra telefondaki uzun sohbetlerden, sonra torunlarının yanından. Kimse onları dışlamıyor; onlar kendilerini geri çekiyorlar.
“Anlamıyorum, sıkmayayım ortalığı.” diye. Bir insanın en güzel yılları, duyamadığı için sessizliğe doğru kayıyor.
İşin bir de teknik tarafı var: Geç kalındığında işitme kaybı ilerlemiş olabiliyor. Beyin, uzun süre boyunca alıştığı “sade” ses dünyasına uyum sağlıyor. Sonra işitme cihazı takıldığında dünyayı yeniden duymaya alışmaya çalışıyor.
Bu süreç, erken başlandığında çok daha kolay olabilecekken bazen yorucu hâle gelebiliyor. Yani yirmi yıl ertelemek, sadece yirmi yıl kaybetmek değil, sonrasını da zorlaştırmak demek.
Oysa test ne kadar sürüyor? Otuz dakika, belki yirmi. Acısız, ağrısız, kulaklara takılan kulaklıklarla “Bu sesi duydunuz mu?” diye sorulan, kimsenin kimseyi yargılamadığı bir ölçüm. Hayatın içinde kahve içmek kadar kısa. Yirmi yıl ertelenen şey, otuz dakikalık bir test.
O yüzden bugün, birinin “Biraz geç duyuyorum.” dediğini duymuş gibi yazıyorum bunu. Bunu diyen biri varsa yanınızda, ertelemeyin; siz de ertelemeyin. Yaşlanmak, duyamamak demek değil. Duyamamak, yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu değil; değerlendirilebilen ve çoğu zaman çözüm bulunabilen bir durum.
Çözümü olabilecek bir sorunu yirmi yıl boyunca taşımak, insanın kendine yaptığı en gereksiz haksızlıklardan biri…
Yazar Ezgi Yılmaztürk Uğraş - --- Yazdır
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Kamyon galerisinde çalışacak, C ve E sınıfı ehliyetli, kamyon kullanmayı bilen, 55 yaşını geçmemiş, referans verebilecek, diksiyonu düzgün ELEMAN ARAN...
Çatı yapımı Teras kapatma Kiremit aktarımı ve tadilatı özenle yapılır Hüseyin usta Tel: 0544 655 23 40
Sanayi Mah. Kuzey Sokakta bulunan 1000+134 M2 işyeri kiralıktır. 10 tonluk vinç mevcuttur. Tel: 0532 242 79 87
İlanlarınız hem gazete hem de internet sitemizde eş zamanlı yayınlanmaktadır. * Gün sayısı artıkça indirimlerimiz mevcuttur. * İlan metninize en uygun ebat için tarafınıza en kısa sürede geri dönüş sağlanacaktır.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 04 Kasım 2026 11:23 · Kaynak: ozgurkocaeli.com.tr, Özgür Kocaeli