Eğitim Destek Emekçileri Sendikası'ndan'kota' tepkisi: Binlerce eğitim emekçisini işsizliğe sürüklüyor
- Eğitim Destek Emekçileri Sendikası'nın açıklamasında, binlerce usta öğretici ve ücretli öğretmenin; kota uygulamaları, daralan kurs imkânları ve tartışmalı görevlendirme süreçleri nedeniyle işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi ve bu konuda çözüm bulunması gerektiği vurgulandı
Türkiye'de halk eğitimi merkezlerinde ve Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde yıllardır eğitim hizmeti veren usta öğreticiler ve ücretli öğretmenlerin ekonomik ve idari uygulamalar nedeniyle zorluklar yaşadığı belirtildi. Eğitim Destek Emekçileri Sendikası (EDESEN), yaşanan sorunların artık münferit şikâyetler olarak değerlendirilemeyeceğini, Türkiye genelinde binlerce eğitim emekçisini ve ailelerini ilgilendiren ciddi bir istihdam ve sosyal adalet meselesine dönüştüğünü belirterek yetkililere seslendi."KOTA VE KURS AÇMA SINIRLAMALARI ÇALIŞMA İMKANLARINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR"Halk eğitimi merkezlerinde uygulanan kota ve kurs açma sınırlamalarının bu kurumlarda görev yapan usta öğreticilerin çalışma imkânlarını doğrudan etkilediği aktarıldı.
Kurs sayılarının ve görevlendirme olanaklarının daraltılmasının birçok eğitimcinin iş bulamamasına ve gelir kaybı yaşamasına neden olduğu vurgulandı. EDESEN tarafından yapılan açıklamada, "Yıllarca Millî Eğitim Bakanlığı çatısı altında eğitim hizmeti veren, mesleki deneyim kazanan, kursiyer yetiştiren ve ülkenin eğitimine katkı sunan bu insanlar, kota kararıyla neden bir anda görmezden geliniyor?
Eğitim hizmetine ihtiyaç devam ederken, bu hizmeti yıllardır yerine getiren insanların işsiz kalması hangi kamu yararı anlayışıyla açıklanabilir?" soruları soruldu. EDESEN; kota uygulamalarının hangi bilimsel, idari ve hukuki ölçütlere göre belirlendiğinin açıklanmasını istedi.
Bazı vakıf, dernek ve kuruluşlarla yapılan iş birlikleri ve protokoller kapsamında yürütülen kurs faaliyetlerinin da tartışıldığı belirtildi."BAŞKA KİŞİLER HANGİ KRİTERLERLE GÖREVLENDİRİLİYOR?"EDESEN bu konu özelinde de yetkililere bazı sorular yöneltti. EDESEN'den yapılan açıklamada, "Puan sıralamasında üst sıralarda bulunan usta öğreticiler dururken başka kişiler hangi kriterlerle görevlendiriliyor?
Vakıf ve kuruluşlarla yapılan protokollerin kapsamı, tarafları ve mali yükümlülükleri neden kamuoyuna açık biçimde paylaşılmıyor? Protokol kapsamında açılan kurslarda eğitici belirleme usulleri nelerdir? Yıllardır görev bekleyen eğitimcilerin puan ve hizmet geçmişleri neden her durumda belirleyici olamıyor?
Aynı şartlara sahip eğitimciler arasında farklı uygulamalar yapılıp yapılmadığı kim tarafından denetleniyor?" şeklide sorular yöneltildi. Buradaki meselenin herhangi bir vakıf veya kuruluşun faaliyet yürütmesi olmadığı vurgulandı ve asıl meselenin kamu kaynaklarıyla yürütülen eğitim hizmetlerinde eşitlik, liyakat, şeffaflık ve adalet ilkelerinin korunması olduğu belirtildi.
EDESAN, Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün 2024 yılı İzleme ve Değerlendirme Raporu'nu işaret etti. Bahsi geçen rapora göre halk eğitimi merkezleri ve olgunlaşma enstitülerinde 134 bin 812 usta öğretici görev yaptı.
Türk Eğitim-Sen tarafından 2024-2025 eğitim öğretim yılı için yapılan ve 78 ilin yanıtlarını kapsayan araştırmada ise ücretli öğretmen sayısı 86 bin 136 olarak açıklandığı aktarıldı. Açıklamada raporların, iki ayrı eğitim emekçisi grubunun ne kadar geniş bir çalışma alanına sahip olduğunu gösterdiği belirtildi.
Bu rakamların farklı kapsam ve dönemlere ait olduğundan doğrudan toplanarak kesin çalışan sayısı şeklinde sunulmaması gerektiği aktarıldı. EDESEN, Türkiye genelindeki toplam usta öğretici ve ücretli öğretmen sayısının resmî, güncel ve kapsamı açık biçimde açıklanmasını talep etti.
EDESEN sorunların sadece kurs açılmamasıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Eğitimcilerin her eğitim döneminde yeniden görev alıp alamayacağı yönünde endişeler taşıdığı aktarıldı. Kurs açılmadığında veya görevlendirme yapılmadığında eğitimcilerin gelir kaybı yaşadığı, çalışma süreleriyle SGK prim günleri arasındaki farklılıklar nedeniyle emeklilik planlamalarında da sorunlar yaşanabildiği aktarıldı.
Hastalık, doğum, mazeret ve resmî tatil uygulamalarında ücret ve sosyal güvencede de kayıplar yaşanabildiği ifade edildi. EDESEN'in gündeme taşıdığı bir diğer önemli sorun ise usta öğreticiler ve ücretli öğretmenlerin hukuki statüsü ve sendikal örgütlenme hakkı.
Anayasa'nın 51. maddesinin çalışanların sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkını güvence altına aldığı belirtildi. Türkiye'nin taraf olduğu ILO'nun 87 ve 98 sayılı sözleşmeleri de örgütlenme ve sendikal haklar bakımından önemli uluslararası dayanaklar oluşturduğu ifade edildi.
Buna rağmen usta öğreticilerin ve ücretli öğretmenlerin hangi sendikal rejim kapsamında haklarını kullanabileceği konusunda ciddi belirsizlikler bulunduğu aktarıldı. KALICI BİR DÜZENLEME MESAJIEğitim Destek Emekçileri Sendikası, Millî Eğitim Bakanlığına bir çağrıda bulundu.
Yapılan açıklamada, bakanlığın yalnızca eğitim hizmetinin yürütülmesinden değil, eğitim emekçilerinin çalışma koşullarından ve haklarının korunmasından da sorumlu olduğu vurgulandı. EDESEN ayrıca Türkiye genelinde uygulanacak, denetlenebilir ve kalıcı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirtti.
Sendikanın talepleri ise şu şekilde aktarıldı:"Kota uygulamasının hukuki ve idari dayanakları açıklanmalı, eğitimcilerin istihdamı üzerindeki etkileri araştırılmalıdır. Yıllardır görev yapan ve görevlendirme bekleyen usta öğreticiler ile ücretli öğretmenlerin mağduriyetleri giderilmelidir.
Vakıf, dernek ve diğer kuruluşlarla yapılan protokoller, kapsamları ve görevlendirme usulleriyle birlikte kamuoyuna açıklanmalıdır. Usta öğretici puan sıralamasına uyulup uyulmadığı ülke genelinde denetlenmelidir. Kurs açma ve eğitici görevlendirme süreçleri şeffaf, eşit ve itiraz edilebilir hâle getirilmelidir.
SGK prim günleri, çalışma süreleri, ücret ve emeklilik sorunlarına kalıcı çözüm getirilmelidir. Usta öğreticiler ve ücretli öğretmenlerin hukuki statüleri ile sendikal hakları açıkça düzenlenmelidir. MEB, ÇSGB ve SGK arasında koordinasyon sağlanarak kayıt ve statü uyuşmazlıkları giderilmelidir."GRUBU OLAN SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRIEDESEN, Meclis'te grubu olan siyasi partilere de bu sorunların çözülmesi yönünde çağrıda bulundu.
Eğitim Destek Emekçileri Sendikası, yaşanan sorunların takipçisi olmaya devam edeceğini belirterek ilgili bakanlıklara resmî çözüm çağrısını yineledi."HAKKIMIZIN KORUNMASINI İSTİYORUZ"EDESEN tarafından yapılan açıklamada ayrımcılık istenmediği vurgulandı ve "Emeğimizin karşılığını, adil görevlendirme, sosyal güvence, hukuki statü ve çalışma hakkımızın korunmasını istiyoruz." denildi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Eğitim
Yayın: 30 Ekim 2026 20:47 · Kaynak: aydinlik.com.tr