Paranla Şeref Kazanamazsın!
- Yapmadım diyen üstüne almasın
- Defalarca yazdık, anlattık
Defalarca yazdık, anlattık. Pandemiden bu zamana kadar Türkiye’de ticaret ahlakı bitmiş, ahlaksız ticaret dönemi başlamıştır.
O kadar ki kâr oranları yüzde 10, 20, 30’lardan yüzde 100, 150, 200, 300, 400, 500’lere, hatta daha da fazlasına çıktı.
Pandemiden bu zamana kadar Türkiye’de gıda ürünleri yüzde 1.800, 2.000, 3.000 arttı.
O zamanlarda hep anlattık: Gıdadaki bu fütursuzca zamlar engellenmezse bu durum diğer ürünlerde domino etkisi yapacaktır. Dolayısıyla bu zam furyası, gıda zamlarını haklı bir bahane olarak kullanarak diğer tüm ticaret alanlarına yansıyacaktır. Yansımaması mümkün değil, diyerek uyardık.
Dinletemedik! Aldığı kira ile market alışverişini yapan ev sahipleri, aynı kira ile bu alışverişlerinin yarısını yapamaz oldu. Kiralara uçuk zamlar geldi. Artık herkesin bahanesi olmuştu. Gıda, kira, enflasyon diyerek berberi, ayakkabıcısı, tamircisi, nalburu; kısacası herkes bu furyaya katılmıştı.
Özellikle MARKET TERÖRÜ dediğimiz alanda ise enflasyon, döviz kurları ve mazot bahane edilmişti. Bunların fiyatlara etkisi olsa da fiyatlar katlana katlana bugünlere geldik. Öyle ki isterseniz hesaplayın, göreceksiniz: Pandemiden önce 100 dolara aldıklarınızı bugün en az 200-250 dolara alabilirsiniz.
Neymiş? Dolar, mazot, enflasyon bahane; zam şahane! Bir de şöyle bir yalan söylemleri vardı:
“Kârımı yüksek koymazsam sattığımı bir hafta sonra yerine koyamam.”
İşte böyle diye diye Türkiye’yi bitirdiler.
O zaman şöyle bir uyarım olmuştu. Bunu çok defa yazdım, söyledim:
“EĞER BÖYLE GİDERSE ÇOK YAKINDA TÜRKİYE’DE:
Daha acısı, asla bunları yapmayacak ahlaka sahip olanlar dahi yapmak zorunda kalır.
"Veeeeee, o kadar ki hırsızlık ve arsızlık NORMALLEŞİR!”
İşte aynen böyle söyledim, defalarca uyardım.
Bu söylediklerimi bugün değerlendirirseniz ne demek istediğimi çok iyi anlarsınız.
PEKÂLÂ, İKTİDARIN HİÇ Mİ SUÇU YOK? Olmaz mı? Bütün bunlar olurken Ticaret Bakanlığı sadece ceza yazdı. On binlere anlattım, on bin kere yazdım, söyledim: Kardeşim, siz bunlara ceza yazıyorsunuz; bunlar sizin yazdığınız cezayı tekrar zam yaparak çıkarıyor. Burada kazanan onlar. Ceza yazıp kazanan DEVLET, KAYBEDEN HEPPPP MİLLET oldu.
İlkinde uyarırsın, küçük bir ceza yazarsın.
İkincide uyarır, ceza ve süreli kapatma cezası verirsin.
Dalga geçer gibi, 10 bin marketi olan zincir marketlere bile sadece denetlenen şubeye ceza yazdılar.
Yahu, bu millet salak mı? Adamın 10 bin şubesinde aynı fiyat var. Neden yalnızca birine ceza yazıyorsun?
Bir milyon, iki milyon ceza yazmış. Yahu, adamların on bin şubesi var. Oradaki haksız kazancından bir dakikada kazandığını ceza olarak yazarsan adam yanlışından döner mi?
Öyle ki sanki karşılıklı şike yapıyorlar izlenimi yarattı.
Bana sorarsanız, ne kadar pahalı satılırsa o kadar çok vergi!
Öyle ya, bir kilo domates 20 lira olursa 2 lira vergi alırsın. Aynı domates 100 lira olursa 10 lira vergi alırsın.
Böyle mi, değil mi bilmem ama bu denetimler böyle yapılınca insana bu şekilde DÜŞÜNDÜRÜYOR!
Değerli dostlar, pandemiden önce Türkiye’deki fiyatlar Avrupa’nın yarısıydı. Şimdi Avrupa’nın 2-2,5 katı oldu. Artık Avrupa bizden yarı yarıya daha ucuz.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi · Bölge: Sakarya
Yayın: 02 Kasım 2026 20:17 · Kaynak: netgaste.com