“Yeşilyurt Meclisi’nde Kim Dersine Çalışmış, Kim Hazırlıksız Gelmiş?”
- Toplantı boyunca edindiğim izlenimleri sizlerle paylaşmak istiyorum
- Öncelikle şunu söylemeliyim: Başkan İlhan Geçit’in meclis yönetimindeki sakinliği, kendinden emin tavrı ve konulara hâkimiyeti dikkatimi çekti
Bugün ilk kez Yeşilyurt Belediye Meclisi toplantısına bir gazeteci olarak katıldım. Amacım yalnızca gündem maddelerini takip etmek değildi. Meclisin nasıl yönetildiğini, iktidar ve muhalefet üyelerinin Yeşilyurt için nasıl bir duruş sergilediğini, en önemlisi de Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit'in meclis yönetimindeki anlayışını yakından görmek istedim.
Toplantı boyunca edindiğim izlenimleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu söylemeliyim: Başkan İlhan Geçit’in meclis yönetimindeki sakinliği, kendinden emin tavrı ve konulara hâkimiyeti dikkatimi çekti. Sanki yıllardır meclis yönetiyormuş gibi rahat, kontrollü ve kararlı bir görüntü sergiledi.
Gündeme gelen maddeler üzerinde açıklama yaparken yuvarlak cümlelerle konuyu geçiştirmedi. Sorulara açık, anlaşılır ve net cevaplar verdi. Her konuya hazırlıklı geldiği, toplantı öncesinde dersine iyi çalıştığı belliydi.
Meclis üyelerine eşit mesafede durması, söz hakkı konusunda gösterdiği yaklaşım da takdir ettiğim noktalar arasındaydı.
Bana göre bir belediye başkanının başarısı yalnızca makamında verdiği talimatlarla ölçülmez. Meclisini nasıl yönettiği, eleştiriye nasıl yaklaştığı ve zor sorular karşısında nasıl bir tavır sergilediği de önemlidir. Bugün gördüğüm tablo, Başkan Geçit’in bu konuda kendine güvenen bir yönetim anlayışına sahip olduğunu gösteriyordu.
Muhalefet olmak, her şeye karşı çıkmak değildir!
Elbette muhalefetin görevi soru sormak, eleştirmek, yanlış gördüğünü dile getirmek ve gerektiğinde yönetime alternatif öneriler sunmaktır. Demokrasinin vazgeçilmez unsuru da budur. Ancak muhalefet yapmakla her konuya itiraz etmeyi birbirine karıştırmamak gerekir.
Toplantıdaki bazı konuşmalarda sesin yeterince duyulmadığı, anlatılmak istenen düşüncenin güçlü biçimde ortaya konulamadığı izlenimini edindim. Daha da önemlisi, Yeşilyurt’un yararına olabilecek konularda ortak akılla hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
İyi bir önergeye, doğru bir karara sırf muhalefet sıralarında oturuluyor diye mesafeli durmak kime ne kazandırır?
Unutulmamalıdır ki belediye meclisleri siyasi çekişmelerin değil, ilçenin geleceğinin konuşulduğu yerlerdir. İktidarın da muhalefetin de ortak sorumluluğu Yeşilyurt’a hizmet etmektir.
Sayıştay raporu ve mütevazı bir başkanlık örneği
Toplantıda dikkatimi çeken bir başka konu da Sayıştay raporuydu. Belediyenin denetim sürecinden olumlu bir tabloyla çıkması elbette önemli. Başkan Geçit’in bu başarıyı anlatırken, “Bu başarı hepimizin başarısı” yaklaşımını ortaya koyması ise ayrıca takdire değerdi.
Çünkü başarıyı sahiplenmek kolaydır, başarıyı çalışma arkadaşlarıyla paylaşmak ise bir yönetim olgunluğudur. Bir belediye başkanının emeği geçen herkesi hatırlaması, kurumsal başarıyı kişisel başarının önünde tutması önemlidir.
Enkaz altından insan çıkarmakla övünemeyiz!
Bu konuda yapılan eleştiriler üzerine Başkan Geçit’in verdiği cevap oldukça çarpıcıydı:
“Her şeyi devletten beklerseniz, işte o afetlerde enkazların altında insan çıkartmaya devam edeceğiz.”
Bu sözün üzerinde düşünmek gerekiyor. Malatya, 6 Şubat depremlerinin acısını yaşamış bir şehir. Kaybettiğimiz canları, yıkılan yuvaları ve geride kalan gözyaşlarını unutmadık.
Elbette vatandaşın ekonomik yükünü düşünmek gerekir. Ancak söz konusu insan hayatıysa bilimsel verilerden, mühendislikten ve yapı güvenliğinden vazgeçilemez. Başkan Geçit’in bu konudaki yaklaşımının temelinde de can güvenliğini önceleyen bir anlayış olduğunu gördüm.
Vatandaşın cebini düşünmek kadar, o vatandaşın yarın güvenle dükkânını açabilmesini, evinde huzurla oturabilmesini düşünmek de belediyeciliğin sorumluluğudur.
Bugünkü meclis toplantısından ayrılırken aklımda kalan en önemli düşünce şu oldu: Belediye başkanlığı yalnızca bir makamı temsil etmek değildir. Bilgi, hazırlık, sabır, özgüven ve insanlara eşit mesafede durabilme becerisi ister.
Başkan Prof. Dr. İlhan Geçit’in meclisi yönetme biçimini beğendiğimi açıkça ifade etmek isterim. Elbette her yöneticinin eleştirilecek yönleri olabilir. Gazetecinin görevi de alkışlamak kadar sorgulamaktır. Ben bugün gördüğümü yazıyorum, yarın gördüğüm eksikleri de aynı açıklıkla yazarım.
Ancak bir gerçeği de unutmamak gerekiyor: Yeşilyurt’un ihtiyacı siyasi hesaplaşma değil, ortak akıl ve hizmet yarışıdır.
İktidarıyla, muhalefetiyle bütün meclis üyeleri aynı hedefte buluşabilmeli. Çünkü bu meclisin kararları bir siyasi partinin değil, Yeşilyurt’ta yaşayan herkesin geleceğini ilgilendiriyor.
Meclis yönetmek bilgi ve birikim ister. Muhalefet etmek de sorumluluk ister. Asıl mesele, kimin hangi sırada oturduğu değil, Yeşilyurt için hangi katkıyı sunduğudur.
Unutmayalım; siyasi görüşler değişir, seçimler gelir geçer ama Yeşilyurt’a bırakacağımız eserler ve hizmetler kalır.
Beni yeni yazılarda e-posta ile bilgilendir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 22:25 · Kaynak: malatyaflashaber.com