Meme kanseri riski yüksek kadınlarda ameliyat ve görüntülemeyle takip karşılaştırıldı
- ABD’deki Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi araştırmacılarının da katıldığı ekibin JAMA Network Open’da yayımladığı analiz, BRCA1 veya BRCA2 genlerinde hastalık riskini artıran değişiklikler taşıyan 7.937 kadının verilerini değerlendirdi
BRCA1 ve BRCA2 genlerinde hastalık yapıcı değişiklikler taşıyan kadınlarda koruyucu meme ameliyatının sağkalımla ilişkisini inceleyen araştırma, 30 Ekim 2026’da JAMA Network Open’da yayımlandı. ABD’deki MD Anderson Kanser Merkezi araştırmacılarının da yer aldığı ekip, meme kanseri tanısı almadan uygulanan cerrahiyi, görüntüleme yoluyla takiple karşılaştırdı.
Araştırma, meme kanserine yakalanma riskini azaltan ameliyatın yaşam süresi açısından da yarar sağlayıp sağlamadığını değerlendirmeyi amaçladı. Analizde tüm nedenlere bağlı ölüm ana sonuç, meme kanserine bağlı ölüm ise ikincil sonuç olarak ele alındı.
7.937 kadını kapsayan beş araştırma
Çalışma, farklı araştırmalardaki doğrudan ve dolaylı karşılaştırmaları bir araya getiren bir ağ meta-analizi olarak yürütüldü. Toplam 7.937 kadını kapsayan beş gözlemsel araştırma değerlendirmeye alındı. Daha önce meme veya yumurtalık kanseri geçiren kadınları içeren çalışmalar dışlandı.
Koruyucu meme cerrahisi; mamografinin eşlik ettiği veya etmediği MR taramasıyla ve yalnızca mamografiyle karşılaştırıldı. Katılımcılar bu seçeneklere rastgele atanmadı.
Araştırmacılar, yumurtalıklarla tüplerin koruyucu amaçla alınmasının sonuçları etkileyebileceğini de dikkate aldı. Bu işlemin çalışma tasarımı gereği dışlandığı veya etkisinin istatistiksel olarak hesaba katıldığı araştırmalar seçildi.
Genel ölümde cerrahi lehine ilişki
Koruyucu meme ameliyatı, MR içeren takibe göre tüm nedenlere bağlı ölümün zaman içindeki göreli hızının yüzde 63 daha düşük olmasıyla ilişkili bulundu. Tehlike oranı 0,37, yüzde 95 güven aralığı 0,22–0,63 olarak hesaplandı.
Yalnızca mamografiyle karşılaştırmada ise ölümün göreli hızı yüzde 84 daha düşüktü. Bu karşılaştırmada tehlike oranı 0,16, yüzde 95 güven aralığı 0,08–0,32 oldu.
Bu yüzdeler, mutlak ölüm olasılığındaki azalmayı göstermiyor. Örneğin yüzde 63’lük fark, ameliyat edilen her 100 kadından 63’ünün yaşamının kurtulduğu anlamına gelmiyor.
Meme kanserine bağlı ölümde aynı sonuç görülmedi
Meme kanserine bağlı ölüm değerlendirildiğinde, koruyucu cerrahi ile yalnızca mamografi arasında cerrahi lehine istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu.
Ancak BRCA1 ve BRCA2 taşıyıcılarının birlikte değerlendirildiği analizde, cerrahi ile MR içeren takip arasında meme kanserine bağlı ölüm açısından anlamlı fark gösterilemedi. Bu sonuç, iki yaklaşımın eşdeğer olduğunu da kanıtlamıyor.
Yalnızca BRCA1 taşıyıcılarının incelendiği alt grup analizinde cerrahi lehine ilişki saptandı. BRCA2’ye özgü verilerin sınırlı olması nedeniyle iki gen grubunun ameliyattan farklı ölçüde yarar gördüğüne ilişkin kesin sonuca varılamadı.
Kanıtın kesinliği çok düşük
Analize alınan beş araştırmanın dördünde yanlılık riski kritik düzeyde bulundu. Bütün karşılaştırmalarda kanıtın kesinliği çok düşük olarak değerlendirildi.
Ameliyatı seçen kadınlarla görüntülemeyle takibi tercih eden kadınlar; genel sağlık durumu, sağlık davranışları ve nitelikli bakıma erişim açısından farklı olabilir. Bu farklılıklar, ameliyattan bağımsız olarak yaşam süresini etkileyebilir.
Özellikle cerrahi ile yalnızca mamografi arasındaki karşılaştırmanın dolaylı verilere dayanması da sonuçların yorumunu sınırlıyor. Bu nedenle analiz, ameliyatın yaşamı uzattığını kesin olarak kanıtlamıyor.
Karar, olası yararlar ve kalıcı sonuçlarla birlikte ele alınıyor
Koruyucu mastektomi, kanser gelişme riskini azaltmak amacıyla meme dokusunun çıkarılmasıdır. ABD Ulusal Kanser Enstitüsüne göre işlem, hastalık yapıcı BRCA değişikliği taşıyan kadınlarda meme kanseri riskini belirgin ölçüde azaltabilir.
Ancak risk altındaki bütün meme dokusunun çıkarılması mümkün olmadığından tam koruma sağlamaz.
Ameliyat geri dönüşsüzdür. Kanama, enfeksiyon, meme duyusunda değişiklik ve beden algısına ilişkin sorunlar yaşanabilir. Cerrahiyi tercih etmeyen yüksek riskli kadınlar için yoğunlaştırılmış görüntüleme takibi de seçenekler arasında bulunur.
Araştırma yeni bir cerrahi yöntem veya onay kararı sunmuyor. Bulgular, mevcut seçenekler arasındaki kararın genetik danışmanlık, kişisel riskler, sağlık durumu ve kadının tercihleri doğrultusunda değerlendirilmesine ek veri sağlıyor.
KAYNAKLAR
JAMA Network Open – BRCA1 ve BRCA2 Genlerinde Hastalık Yapıcı Varyant Taşıyanlarda Risk Azaltıcı Mastektomi Sonrası Sağkalım: Bir Ağ Meta-analizi, 30 Ekim 2026.
Amerikan Tabipler Birliği – BRCA1 ve BRCA2 Taşıyıcılarında Risk Azaltıcı Mastektomi Sonrası Sağkalım araştırma duyurusu, 30 Ekim 2026.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 02 Kasım 2026 23:09 · Kaynak: tibbiyebulteni.com