İdrarda Kan Görülmesi: Ne Zaman Ürolojiye Başvurmak Gerekir?
- Ağrısız bir şekilde idrarın kırmızı ya da kahverengi renkte gelmesi, çoğu zaman geçici bir durum sanılarak göz ardı ediliyor
- Uzmanlar, özellikle 40 yaş üstünde ve sigara kullananlarda bu belirtinin mutlaka araştırılması gerektiğini vurguluyor
İdrarda kan, tıp dilinde hematüri olarak adlandırılır. Kan bazen gözle görülecek kadar fazladır ve idrar pembe, kırmızı ya da kola rengini alır. Bazen ise yalnızca idrar tahlilinde mikroskobik olarak saptanır. Her iki durumda da altta yatan neden enfeksiyon, taş ya da prostat büyümesi gibi iyi huylu bir sorun olabileceği gibi, mesane ya da böbrek kanseri gibi erken tanının önemli olduğu bir hastalık da olabilir.
Üroloji uzmanı Prof. Dr. Murat Binbay, ağrısız ve gözle görülen idrarda kanamanın mesane kanserinin en sık ilk belirtisi olduğunu, kanama kendiliğinden dursa bile değerlendirme yapılması gerektiğini hatırlatıyor. Mesane tümörü saptanan hastalarda hangi ameliyat yöntemlerinin kullanıldığını, kapalı yöntemlerin hangi hastalara uygulandığını ve tedavi sonrası takip sürecini anlatan mesane kanseri ameliyatı rehberi, hastaların tanı sonrası sorularına yanıt veriyor.
İdrarda kanın sık nedenleriİdrarda kan görülmesine yol açan çok sayıda neden vardır. En sık karşılaşılanlar şunlardır: İdrar yolu enfeksiyonları: Özellikle kadınlarda sık görülür; yanma, sık idrara çıkma ve ateş eşlik edebilir.
Böbrek ve idrar yolu taşları: Genellikle böğürde ya da kasıkta şiddetli ağrıyla birlikte görülür. Prostat büyümesi: İleri yaştaki erkeklerde büyümüş prostat dokusundaki damarlardan kanama olabilir. Yoğun egzersiz ve bazı ilaçlar: Uzun koşular, kan sulandırıcı ilaçlar ve bazı ağrı kesiciler geçici kanamaya neden olabilir.
Mesane ve böbrek tümörleri: Özellikle ağrısız kanamada mutlaka akla gelmesi gereken nedenlerdir. Burada önemli bir nokta, kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde görülen kanamanın da araştırılması gerektiğidir. İlaç kanamayı kolaylaştırabilir, ancak altta yatan bir lezyonu gizleyebilir.
Kimler daha dikkatli olmalı? Mesane kanseri için en önemli risk etkeni sigaradır. Sigara içenlerde mesane kanseri riski içmeyenlere göre belirgin şekilde yüksektir ve bu risk sigara bırakıldıktan sonra da yıllarca sürer.
Boya, kauçuk, deri ve kimya sanayisinde uzun süre çalışmış olmak, bazı kemoterapi ilaçlarının kullanımı ve daha önce leğen bölgesine radyoterapi almış olmak da riski artırır. Mesane kanseri erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür ve genellikle 55 yaşından sonra ortaya çıkar.
Bu risk gruplarındaki kişilerde idrarda kan, tek bir kez görülmüş ve kendiliğinden geçmiş olsa bile ciddiye alınmalıdır. Değerlendirme nasıl yapılır? İdrarda kan şikâyetiyle başvuran hastada ilk adım ayrıntılı öykü ve fizik muayenedir.
Ardından idrar tahlili, idrar kültürü ve böbrek fonksiyon testleri yapılır. Böbrekleri, idrar kanallarını ve mesaneyi görüntülemek için ultrason ve gerekli durumlarda kontrastlı bilgisayarlı tomografi kullanılır. Mesanenin iç yüzeyini doğrudan görmenin en güvenilir yolu sistoskopidir.
Bu işlemde ince bir kamera idrar kanalından mesaneye ilerletilir ve mesane duvarı incelenir. İşlem çoğu zaman lokal anestezi ile birkaç dakikada tamamlanır. Ayrıca idrarda kanser hücresi aramak için sitoloji incelemesi yapılabilir.
Mesanede tümör bulunursa ne olur? Sistoskopide mesanede tümör görülürse ilk tedavi genellikle TUR-M adı verilen kapalı bir işlemdir. Bu yöntemde tümör, idrar kanalından girilerek kesi yapılmadan çıkarılır ve patoloji incelemesine gönderilir.
Patoloji sonucu, tümörün mesane duvarında ne kadar derine ilerlediğini gösterir ve sonraki tedaviyi belirler. Mesane kanserlerinin önemli bir kısmı yüzeyel, yani kas tabakasına ilerlememiş tümörlerdir. Bu hastalarda TUR-M sonrası mesane içine ilaç uygulamaları ve düzenli sistoskopi kontrolleri ile takip yapılır.
Yüzeyel tümörler tekrarlama eğiliminde olduğundan bu kontrollerin aksatılmaması önemlidir. Tümör mesane kasına ilerlemişse tedavi daha kapsamlı hale gelir. Bu durumda çoğu hastada mesanenin çıkarıldığı radikal sistektomi ameliyatı gündeme gelir; bazı hastalarda ameliyat öncesinde kemoterapi verilir.
Mesane çıkarıldıktan sonra idrarın vücuttan atılması için bağırsaktan yeni bir yol ya da yeni bir mesane oluşturulur. Bu ameliyatlar günümüzde uygun hastalarda robot yardımlı olarak da yapılabilmektedir. Kapalı yöntem, bazı hastalarda daha az kan kaybı ve daha kısa hastanede kalış süresi ile ilişkilendirilmektedir.
Mikroskobik kanama da önemsenmeli mi? Gözle görülmeyen, yalnızca tahlilde saptanan kanama çoğu zaman masum bir nedene bağlıdır. Ancak tekrarlayan idrar tahlillerinde kan hücresi görülmeye devam ediyorsa, özellikle 40 yaş üstünde ve risk etkeni taşıyan kişilerde değerlendirme yapılması önerilir.
Değerlendirmenin kapsamı kişinin yaşına ve risk durumuna göre belirlenir; bazı hastalarda ultrason ve idrar tahlili yeterli olurken, bazılarında sistoskopi ve tomografi gerekebilir. Böbrek kaynaklı hastalıkları ayırt etmek için idrarda protein ve kan hücrelerinin şekli de incelenebilir.
Erken başvurunun önemiMesane kanserinde tedavi seçenekleri ve hastalığın seyri, tümörün tanı anındaki evresine güçlü biçimde bağlıdır. Yüzeyel evrede yakalanan tümörler çoğu zaman mesane korunarak tedavi edilebilir. Bu nedenle idrarda kan görüldüğünde birkaç hafta "geçer mi" diye beklemek yerine bir üroloji uzmanına başvurmak gerekir.
Sigarayı bırakmak, hem mesane kanserini önlemenin hem de tedavi gören hastalarda hastalığın tekrarlama riskini azaltmanın en etkili yollarından biridir. Yeterli sıvı tüketimi ve iş yerinde kimyasallara karşı koruyucu önlemlere uyulması da risk azaltmaya katkı sağlar. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı muayene sonrasında verilir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Sağlık
Yayın: 04 Kasım 2026 13:07 · Kaynak: haber3.com