Akıl cahil olunca dil ukala olur
- Toplumun en büyük yaralarından biri, bilginin yokluğunun sesle örtülmeye çalışılmasıdır
- Akıl cahil kalınca, dil kendini ukalalıkla süsler; yüksek perdeden konuşur, ama içi boştur
Toplumun en büyük yaralarından biri, bilginin yokluğunun sesle örtülmeye çalışılmasıdır. Akıl cahil kalınca, dil kendini ukalalıkla süsler; yüksek perdeden konuşur, ama içi boştur. Bu boşluk, bireysel bir eksiklik olmaktan çıkar, toplumsal bir hastalığa dönüşür.
Bugün çevremizde sıkça rastladığımız tablo budur: araştırmadan hüküm verenler, okumadan yargı dağıtanlar, düşünmeden konuşanlar… Dilin ukalalığı, aklın cehaletini gizlemeye çalışır. Oysa hakikat, yüksek sesle değil, derin düşünceyle ortaya çıkar.
Cahil akıl, dilin dizginlerini tutamaz. Sözü ölçmeden, tartmadan, bilmeden ortaya atar. Bu sözler, toplumsal hafızada birikir ve bilgi yerine gürültü üretir. Gürültü çoğaldıkça hakikat kaybolur, toplumun ilerleme gücü zayıflar.
Ukala dil, kendini bilge sanır; ama aslında hakikatin en büyük düşmanıdır. Çünkü bilgelik, susmayı da bilmektir. Akıllı insan, dilini ölçer, sözünü düşüncenin terazisinden geçirir. Cahil akıl ise dilini serbest bırakır, ukalalıkla kendini var etmeye çalışır.
Bugün ihtiyacımız olan şey, ukala diller değil; öğrenmeye açık, sorgulayan, derinleşen akıllardır. Çünkü toplumun geleceği, yüksek sesle değil, doğru düşünceyle inşa edilir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Teknoloji · Bölge: Erzurum/Olur
Yayın: 31 Ekim 2026 14:19 · Kaynak: kadikoygazetesi.com