Habermetrik
← Ana Sayfa
30 Ekim 2026 15:03
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Suç, Cumhuriyet’te mi?

Suç, Cumhuriyet’te mi?
Görsel kaynağı: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
⏱️ 3 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 2 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Sevgili okurlarım, Türkiye son yıllarda “ironik iklim” yaşıyor
  • Bir taraftan ekonomik çöküş, yoksulluk, işsizlik, hukuksuzluk, adaletsizlik, eşitsizlik, özgürlüklerin kısıtlanması ve despotluktan dert yanarken; diğer taraftan Cumhuriyet’in erdemlerini öve öve bitiremiyoruz
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Sevgili okurlarım, Türkiye son yıllarda “ironik iklim” yaşıyor.

Bir taraftan ekonomik çöküş, yoksulluk, işsizlik, hukuksuzluk, adaletsizlik, eşitsizlik, özgürlüklerin kısıtlanması ve despotluktan dert yanarken; diğer taraftan Cumhuriyet’in erdemlerini öve öve bitiremiyoruz.

Dönüp “ülkemizin uluslararası notları”na bakıyoruz, felaket!

İNSAN ÖZGÜRLÜĞÜ: 164 ülke arasında 144’üncü.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ: 180 ülke arasında 163’üncü.

YOLSUZLUK: 182 ülke arasında 124’üncü.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ: 143 ülke arasında 135’inci.

CİNSİYET EŞİTLİĞİ: 148 ülke arasında 135’inci.

ÇOCUK HAKLARI: 194 ülke arasında 106’ıncı.

İŞÇİ HAKLARI: 143 ülke arasında 136’ıncı.

TEMEL İNSAN HAKLARI: 143 ülke arasında 134’üncü.

İSLAMİLİK ENDEKSİ: 149 ülke arasında 109’uncu.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’NE BAŞVURU: Türkiye, en fazla haksızlık başvurusu yapan ülke. Rusya ikinci, Ukrayna üçüncü.

Gördüğünüz gibi, Türkiye’nin tek bir konuda dahi iyi notu yok.

Dünyadaki itibarımız, çok ama çok kötü.

Üzücü olan, bu notlarımızı düzeltmek için gayret göstermiyoruz, endekslerdeki sıramız her geçen yıl daha geriye gidiyor.

Cumhuriyet’imiz 103’üncü yılını yaşarken, yurt dışında Türkiye’den ne yazık ki “övgüyle” söz edilemiyor.

Hep gerilerdeyiz, hep gerilerdeyiz!

Hele özgürlükler konusunda…

Ülkeler, özgürlükler sıralamasında “basın özgürlüğü”nü ilk sıraya koyuyor.

İlk sıraya koyuyor, çünkü basını özgür olmayan bir ülkede diğer hiçbir özgürlükten söz edilemez.

Türkiye, ne yazık ki basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 163’üncü.

Her yıl üç beş sıra geri gidiyoruz, yakında kendimizi en son sıralarda bulacağız

Bir karşılaştırma da “paramızın değerinde” yapalım.

Cumhuriyet yolculuğuna çıkarken paramız çok değerliydi.

Ya şimdi?

Suçlu Cumhuriyet mi?

Dikkat ediyorum, Türkiye tüm bu olumsuzlukları yaşarken, toplumda planlı bir şekilde “Suçlu Cumhuriyet” algısı yaratılmaya çalışılıyor.

“Rejim değişikliği” hazırlığı yapılan ülkelerde, klasik olarak başvurulan bir yöntemdir bu.

Yapılacak “rejim değişikliği”ne halkın tepkisini azaltmak için, mevcut rejimi işlemez hale getirirler.

Devletin tüm birimleri tel tel dökülür.

Halk fakirleşir…

İşsizlik artar…

Emekli sürünür…

İşçi perişandır…

İşsizlik diz boyudur…

İşte ve eğitimde olmayan genç sayısı artmıştır…

Adaletsizlik, herkesin sorunudur…

Yolsuzluk sıradanlaşır…

Güçlüler işlerini yürütür, güçsüzler sürünür…

Haklılar “suçlu”, haksızlar “suçsuz” ilan edilir…

Halk iyice bunalır, yaşadığı hayattan şikâyet etmeye başlar…

İşte bu kıvam, rejim değişikliği için en uygun kıvamdır.

“Benim durumum düzelsin de nasıl düzelirse düzelsin” diye düşünür insan.

Gördüğüm kadarıyla ülkemizde de rejim değişikliği için aynı taktik uygulanıyor.

Türkiye, planlı bir şekilde “batma noktasına” getirilmek üzere.

Suç, Cumhuriyet’i bu noktaya getirenlerde

Dün de yazdım.

Cumhuriyet, halk yönetimidir.

Cumhuriyet, aydınlanmadır.

Cumhuriyet, özgürlüktür.

Cumhuriyet, bilimdir.

Cumhuriyet, çağdaş yaşamdır.

Cumhuriyet, uygarlıktır.

Cumhuriyet, evrensel hukuk ve adalettir.

Cumhuriyet, fırsat eşitliğidir.

Cumhuriyet, “kimsesizlerin kimsesi”dir.

Cumhuriyet, “iş-aş-insanca yaşama hakkı”dır.

Ancak Türkiye’yi 1950’den bu yana “emperyalizmin güdümünde” yönetenler, Cumhuriyet rejimini tanınmayacak hale getirdiler.

Cumhuriyet’in “özü” gitti, geriye sadece “adı” kaldı.

Cumhuriyet mi Cumhuriyet!

Adı konmadı, ama “padişahlık rejimi”ne benzer bir rejimle karşı karşıyayız.

Kurum ve kuralları yok edilen devletimiz, “parti devleti”ne dönüştürüldü.

Öyle olunca; yargı “parti yargısı”na, polis “parti polisi”ne, valiler “parti valileri”ne, bakanlıklar “parti bakanlığı”na, işadamlığı “parti işadamlığı”na, gazetecilik “parti gazeteciliği”ne dönüştü.

Sadece bunlar mı?

Aklınıza gelebilecek tüm görevlerin başına “parti” sözcüğünü ekleyin.

“Parti” denince de akla gelen ne?

AKP ve MHP…

Söyleyeceğim şu:

Türkiye bu haldeyse, suç Cumhuriyet rejiminde değil, Cumhuriyet rejimini 1950’den bu yana bu hale getirenlerdedir.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Haber metni ve görseller Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 30 Ekim 2026 15:03 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Kaynağı Oku ↗