İslamiyet’te Hırsızlık Yoktur
- İslamiyet; doğruluğun, adaletin, helal kazancın ve kul hakkına riayetin dinidir
- Hırsızlık ise bir başkasının malına izinsiz el uzatmak, onun hakkını gasp etmek ve emeğine haksız yere sahip olmaktır
İslamiyet; doğruluğun, adaletin, helal kazancın ve kul hakkına riayetin dinidir. Hırsızlık ise bir başkasının malına izinsiz el uzatmak, onun hakkını gasp etmek ve emeğine haksız yere sahip olmaktır. Bu nedenle hırsızlığın İslam ahlakında hiçbir yeri yoktur.
Ancak burada önemli bir hususu doğru ifade etmek gerekir:
“Bir Müslüman asla hırsızlık yapmaz.” demek yerine, “Müslümana hırsızlık yakışmaz.” demek daha doğrudur. Çünkü insan Müslüman olduğu hâlde nefsine yenilebilir, günaha düşebilir ve yanlış yapabilir. İşlenen günah, İslam’ın emri değil; insanın İslam’ın emrine aykırı davranışıdır.
Bugün zaman zaman Müslüman kimliği taşıyan insanların rüşvete, yolsuzluğa, haksız kazanca veya başkasının malına el uzattığına şahit oluyoruz. Böyle bir durumda yanlış olan din değil, dini yaşamadığı hâlde onun adını taşıyan insandır.
Bir kişinin alnının secdeye değmesi, başkasının hakkını yemesine ruhsat vermez.
Bir insan namaz kılıyor diye haksız kazancı helal olmaz.
Hacca gitmiş olması, kul hakkını ortadan kaldırmaz.
Dilinden Allah’ın adını düşürmemesi de başkasının malına el uzatmasını meşru hâle getirmez.
Asıl Müslümanlık, insanın yalnızca ibadetlerinde değil; ticaretinde, işinde, devlet malına yaklaşımında, komşusunun hakkına gösterdiği hassasiyette ve kimsenin görmediği yerde sergilediği dürüstlükte ortaya çıkar.
Hırsızlık yalnızca bir evden para veya eşya çalmak değildir.
Çalışmadığı hâlde çalışmış gibi ücret almak da haksız kazançtır.
Kamunun malını şahsi işi için kullanmak da kul hakkıdır.
Bir işçinin ücretini eksik vermek, terazide hile yapmak, emanete sahip çıkmamak, yetimin hakkını yemek, devlet malını zimmetine geçirmek, insanları kandırarak kazanç elde etmek de aynı ahlaki çöküşün farklı şekilleridir.
Üstelik insan, dünyada yaptığı bazı haksızlıkları insanlardan saklayabilir. Fakat Allah’tan hiçbir şeyi saklayamaz.
Kilitli kapılar, karanlık odalar, sahte faturalar, gizli hesaplar, yalan beyanlar insanlardan gizlenebilir; fakat ilahi adaletten gizlenemez.
İşte Müslüman bunun bilinciyle yaşamalıdır.
“Kimse görmedi.” diyerek harama el uzatan insan, aslında imanındaki en önemli ölçüyü unutmuştur:
Helal lokma insanı huzurlu eder. Haram lokma ise sahibine dünyada da ahirette de ağır bir yük olur.
Babalarımızın bize bıraktığı en büyük miras, büyük servetler değil; “Boğazımızdan haram lokma geçmesin.” anlayışıydı. Çünkü eskiler iyi bilirdi ki az ama helal olan, çok fakat haram olandan daha bereketlidir.
Bugün yeniden bu anlayışa ihtiyacımız var.
Çocuklarımıza yalnızca başarılı olmayı değil, dürüst olmayı öğretmeliyiz.
“Çok kazan.” demeden önce, “Helal kazan.” demeliyiz.
“Zengin ol.” demeden önce, “Kimsenin hakkını yeme.” diye nasihat etmeliyiz.
Çünkü makam da para da servet de dünyada kalacaktır. İnsan mezara yalnızca yaptıklarıyla gidecektir.
Hırsızlık yapan bir Müslüman olabilir; fakat yaptığı hırsızlık Müslümanlığından değil, Müslümanlığın ölçülerinden uzaklaşmasındandır.
Gerçek iman; yalnızken de dürüst kalabilmek, fırsat eline geçtiğinde harama uzanmamak ve hiç kimsenin görmediği yerde bile Allah’ın gördüğünü unutmamaktır.
Çünkü Müslümanın eli harama değil, helale uzanmalıdır.
Müslümanın sofrasında başkasının hakkı değil, alın teri bulunmalıdır.
Kulunu aldatabilirsiniz belki, fakat Allah’ı asla aldatamazsınız.
702px)" srcset=" SON DAKİKA: Yerköy’de Soba Zehirlenmesi Denilen Ölümün Nedeni Belli Oldu! 702px)" srcset=" Vatandaşın Telefonunda Gizli Kalan Teknolojik Özellikler: Size Çok Vakit Kazandıracak 702px)" srcset=" Wi-Fi Sinyalini Zayıflatan Eşyalar Belli Oldu!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Asayiş · Bölge: Mersin
Yayın: 31 Ekim 2026 04:15 · Kaynak: yozgatcamlik.com