İzmir sanayisine yerinde dönüşüm önerisi: "Gıda Çarşısı taşınmasın
- İzmir Ticaret Odası’nın (İZTO), ‘Ortak Akıl, Ortak İrade’ toplantısının bir diğer konusu ise üretim, tarım ve sanayi gibi konular olarak öne çıktı
İZTO Başkanı Mahmut Özgener, Gıda Çarşısı, sanayi siteleri ve mobilya imalatçılarının kent dışına taşınmasının yanlış olacağını söylerken yerine yerinde dönüşümün öncelenmesini önerdi. Aliağa ve Torbalı’nın ise bölgesel merkezler olarak planlanması gerektiğini dile getirdi.
İzmir Ticaret Odası’nın (İZTO), ‘Ortak Akıl, Ortak İrade’ toplantısının bir diğer konusu ise üretim, tarım ve sanayi gibi konular olarak öne çıktı. Konuyla ilgili değerlendirmelerini ve odanın çalışmalarını aktaran Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir’in kuzeyden güneye doğru uzanan bir aks boyunca büyüdüğünü, kuzeyde Aliağa-Bergama’nın, güneyde ise, Torbalı-Tire’nin sanayide giderek yoğunluk kazandığı ilçeler olduğunu aktardı.
Bu bölgelerin kurulan fabrikalarla geliştiğini ancak fabrikaların getirdiği nüfusa yeterli olacak sosyo-kültürel altyapıya sahip olmadığını belirten Özgener, rakamların durumu netleştirdiğini söyledi. Özgener, “Bugün Aliağa’da çalışanların yüzde 55’i, Torbalı’da çalışanların ise yüzde 45’i farklı ilçelerden özellikle de kent merkezindeki ilçelerden geliyor.
Kent içinde merkezden çevreye doğru her gün yaşanan bu hareketlilik kentsel altyapı üzerinde ciddi bir baskıya yol açtığı gibi zaman ve kaynak israfına da yol açmaktadır” şeklinde konuştu.
İzmir’in planlamasında Torbalı ve Aliağa detayı Diğer yandan, Kuzey’de Bakırçay, Güney’de ise, Küçük Menderes Havzalarının Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezleri arasında yer aldığını dile getiren Özgener, Dikili, Kınık ve Bayındır’daki tarımsal ihtisas OSB projeleriyle birlikte bölgedeki tarımsal üretimde verimlilik ve üretkenliğin daha çok artabileceğini söyledi. Sanayinin ve tarımsal üretimin gelişme eğilimi dikkate alındığında, İzmir’in kent planlamasında şehir merkezli yaklaşımın terk edilmesi gerektiğini savunan Özgener, “Bunun yerine İzmir, kuzey ve güneyinde alt bölge merkezleri olan gerçek bir metropol olarak ele alınmalıdır.
Bu bağlamda, kuzeyde Aliağa’nın ve güneyde Torbalı’nın bulundukları bölgenin merkezi olacak şekilde planlanması büyük bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır” derken sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu planlama sanayi ile tarım arasındaki dengeyi gözetmeli, önümüzdeki 20-30 yıllık gelişme dinamikleri çerçevesinde doğabilecek ihtiyaçları projekte etmeli, bu projeksiyonlar doğrultusunda konut, ulaşım, lojistik, enerji, çevre ve sosyal altyapı düzleminde yapılması gerekenleri net bir şekilde ortaya koymalıdır. Bu yapılabildiği takdirde, Kuzey İzmir ve Güney İzmir alt bölgeleri, rekabetçi bir küme niteliği kazanacak ve sonuç olarak da İzmir’in rekabet gücünü artıracaktır.
“Kemeraltı’nda yetişen esnaf yeni alanlara taşındı” “Kent İçi Ekonomik Bölgeler ve Master Plan Çalışması” başlığı altında konuşan Özgener, bu defa şehir içinde büyüyen esnafa ve üreticiye değinirken “Kemeraltı, İzmir’in büyük bir değeri ve önemli bir markası. Şehrimizin kadim ticaret merkezi.
Bir zamanlar gıda toptancıları, ayakkabı imalatçıları, oto tamircileri, döküm ustaları ve diğer birçok sektör hep birlikte Kemeraltı’ndaydı. Zaman ilerledikçe İzmir büyümeye başladı, İzmir büyüdükçe Kemeraltı’nda yetişen esnafımız, tacirimiz, küçük üreticimiz işini büyütmek ve büyüyen şehrin ihtiyaçlarına cevap vermek için yeni alanlara taşındı” sözlerine yer verdi.
Ekonomik bölgeler kentin dışına mı taşınmalı? Gıda Çarşısı, Birinci, İkinci, Üçüncü Sanayi, Ayakkabıcılar Sitesi, Dökümcüler Sitesi ve Karabağlar’daki mobilya imalatçılarının bu büyüme sürecinin ürünü olarak ortaya çıktığını dile getiren Özgener, ilk kuruldukları dönemlerde kent merkezinin çeperinde yer alan ve görece meskûn mahal olmayan bu bölgelerin şehrin büyüme hızıyla beraber zamanla kentle bütünleştiğini ve kentin bir parçası haline geldiğini ifade etti.
Özgener, bugüne kadar kent içinde kalan bu ekonomik bölgelerin kentin dışına taşınması üzerinde durulduğunu ifade ederek “Gıda Çarşısı’na tırlar giremiyor, şehrin dışına taşınması lazım. Birinci, İkinci ve Üçüncü Sanayilerin etrafı iyice yapılaştı, trafik çekilmez hale geldi, bu sanayiyi kent dışına çıkarmalıyız.
Mobilyacılar yüzünden Yeşillik Caddesi’nde trafik akmaz oldu, hepsini taşımak lazım” denildiğini aktardı.
Bu konuyla ilgili tartışmaların daima bunun gibi açıklamalar etrafında yürütüldüğünü ancak bir kentin içinden üretimi çıkarmanın sonuçları üzerinde durulmadığını eleştiren Özgener, şunları söyledi:
Avrupa’da kent içinden üretimi çıkarmış şehirlerin zaman içerisinde dinamizmini yitirdiği ve boşalan üretim alanlarına yeni işlevler kazandırmaya yönelik projelerle bu dinamizmi yeniden yakalamaya çalıştıkları örnekler, kent içi ekonomik bölgelerin bir şehrin dinamizmi açısından önemini ortaya koyuyor. Bundan ötürü, İzmir Ticaret Odası olarak kent içindeki üretim faaliyetlerini kentin dinamizmini besleyen ana faktör olarak değerlendiriyor ve bu bölgeler yeni nesil ekonomik bölge yaklaşımı doğrultusunda ele alınmalıdır.
“Gıda Çarşısına hizmet verecek cep lojistik merkez kurulabilir” Özgener, kentin içinde kalmış ve birbiriyle etkileşim halinde olan bu bölgeleri şehrin dışına taşımak yerine öncelikle yerinde dönüşüm üzerinde durulması gerektiğine dikkat çekerek Gıda Çarşısını örnek göstererek şu öneride bulundu:
Örnek vermek gerekirse, Gıda Çarşısına tırlar giremiyor, doğru bir tespit. Peki, ne yapılmalı? Tüm Gıda Çarşısına hizmet verecek bir cep lojistik merkez kurulabilir, tüm tırlar buraya gelir ve ardından mikro mobilite çözümleri ile mallar dükkanlara taşınabilir.
Mevcut yapılar depreme dayanıklı olmayabilir, alternatif finans yöntemleri kullanılarak planlı bir yerinde dönüşüm süreci yönetilebilir, aynı yerde daha iyi planlanmış ve modern çarşılar, sanayi siteleri inşa edilebilir. Teknik çalışmalar yerinde dönüşüme imkân olmadığını ortaya koyuyorsa o takdirde taşınma ihtimali gündeme alınmalıdır.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Trafik
Yayın: 05 Kasım 2026 14:19 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr