Habermetrik
← Ana Sayfa
27 Ekim 2026 21:19 · Güncelleme 21:22
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Libya mutabakatına karşı birleştiler: BM’de Doğu Akdeniz korosu

Libya mutabakatına karşı birleştiler: BM’de Doğu Akdeniz korosu
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Yunanistan, Mısır, GKRY, BAE, Bahreyn ve AB, Türkiye ile Libya arasında 2019’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına karşı BM’de ortak açıklama yaptı
  • Açıklamayı okuyan Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, mutabakatın geçersiz olduğunu savundu

Türkiye ile Libya arasında 2019’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına karşı diplomatik girişimler genişliyor. ABD’nin ardından Yunanistan, Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM)’de ortak açıklama yaptı.

Altı taraf, Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim’deki onay kararını hedef aldı.26 Ekim’de New York’ta yapılan açıklamayı Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis okudu. Mutabakatın uluslararası hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu savunan Yerapetritis, anlaşmanın üçüncü ülkeler açısından hukuki sonuç doğuramayacağını ileri sürdü.

Metinde şu ifadeler yer aldı:“Bu açıklamayı Bahreyn, Kıbrıs, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Avrupa Birliği ve ülkem Yunanistan adına yapıyorum. Libya Temsilciler Meclisinin, 2019 tarihli sözde “Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Türkiye-Libya Mutabakat Muhtırası”nı onaylama yönündeki son kararı, bölgesel güvenlik ve istikrar açısından ciddi endişelere yol açmaktadır.

Bu karar aynı zamanda uluslararası hukuk düzeni açısından daha geniş bir sorunu da gündeme getirmektedir: Keyfî ikili düzenlemelerin, uluslararası hukukun yerleşik kurallarını zedelemesinin veya diğer devletlerin haklarına zarar vermesinin önlenmesi.“Uluslararası hukuk, özellikle Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS/UNCLOS) ve uluslararası teamül hukuku, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin hukuki çerçeveyi oluşturmaktadır. Bu kurallar, devletler arasındaki ilişkilerde öngörülebilirliğin, hukuki kesinliğin ve barışçıl ilişkilerin sağlanması açısından temel öneme sahiptir.

Uluslararası hukukun geçerli kural ve ilkelerini göz ardı eden ikili düzenlemelerin kabul edilmesi, tehlikeli bir emsal oluşturacak; uluslararası hukuk düzenini ve uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünün temelini oluşturan ilkeleri zayıflatacaktır.“Sözde Türkiye-Libya Mutabakat Muhtırası, bu temel ilkelerle bağdaşmamaktadır. Mutabakat, coğrafi gerçekleri ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında adaların sahip olduğu deniz yetki alanları da dahil olmak üzere, ilgili bütün kıyı devletlerinin deniz yetki alanlarına ilişkin haklarını göz ardı etmektedir.“Libya Temsilciler Meclisinin daha sonra aldığı karar, bu hukuki durumu değiştirmemektedir.

Mutabakat, uluslararası hukuka aykırı, hükümsüz ve geçersiz olmaya devam etmektedir. Deniz yetki alanlarının sınırlandırılması için hukuka uygun bir dayanak oluşturamaz veya üçüncü devletler açısından hukuki sonuç doğuramaz.“Libya’nın kurumlarının yeniden birleştirilmesine, birleşik ve müreffeh bir Libya’nın oluşturulmasına bağlılığımızı sürdürüyoruz.

Bölgesel işbirliğine aktif biçimde katılan istikrarlı bir Libya, Akdeniz genelinde barış ve güvenlik açısından temel öneme sahiptir. Libya’nın siyasi geçiş süreci ve komşu ülkelerle ilişkileri, uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine saygı temelinde yürütülmelidir.“Birleşmiş Milletler üyesi olarak, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla ve uluslararası hukuka uygun biçimde barışçıl yollarla çözülmesini sürekli savunduk.

Yunanistan da bu anlayış doğrultusunda Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin ikili görüşmeleri iyi niyetle ve uluslararası hukuka uygun biçimde yürütmüştür. Bu çabalarını sürdürmeye hazırdır.“Uluslararası hukuka saygı, bölgesel istikrar ve kurallara dayalı uluslararası düzen açısından vazgeçilmezdir.”LİBYA’NIN KARARI DENGELERİ DEĞİŞTİRDİDiplomatik girişimlerin arkasında Libya’daki önemli bir değişim bulunuyor.

Ülkenin doğusundaki Temsilciler Meclisi, 20 Ekim’de Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle onayladı. Meclis ayrıca 2020’de aldığı, Türkiye ile yapılan mutabakatları reddeden ve Ankara’yla siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören iki kararını yürürlükten kaldırdı.

Böylece yıllardır anlaşmaya karşı çıkan doğu Libya kurumları tutum değiştirdi. Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti de Meclis’in kararını memnuniyetle karşıladı. Libya’nın iki farklı siyasi merkezinin mutabakata destek vermesi, Atina’nın anlaşmanın Libya’da kabul görmediği yönündeki itirazını zayıflattı.

Yunanistan ise kararın ardından diplomatik temaslarını yoğunlaştırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı mutabakatın onaylanmasını “yararsız ve kışkırtıcı” olarak nitelendirdi. AB de anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini savundu.

Son olarak itirazlar BM’de altı tarafın ortak açıklamasına dönüştü. FİNANSMAN VE AB KOZUNU MASAYA SÜRDÜAtina, diplomatik itirazlarla yetinmeyeceğinin de işaretini verdi. Yerapetritis, 21 Ekim’de Mega News radyosuna yaptığı açıklamada, mutabakatın uygulanmasını engellemek için Yunanistan’ın elindeki mekanizmaları devreye sokacaklarını söyledi.

Yunan Bakan, Libya’ya yönelik finansman düzenlemelerinde Atina’nın önemli rol oynadığını belirtti. Türkiye’nin AB üyelik sürecinin de Yunanistan’ın tutumuna bağlı olduğunu hatırlattı. Uluslararası kuruluşlarda ve AB kurumlarında girişimlerde bulunacaklarını açıklayan Yerapetritis, anlaşmanın sahada uygulanmasına izin vermeyeceklerini savundu.

Bakan, Yunanistan’ın Girit’in güneyinde açtığı enerji arama sahalarını ve bölgeden geçmesi planlanan elektrik bağlantılarını da gündeme getirdi. Türkiye-Libya mutabakatının kapsadığı deniz alanlarında Yunanistan’ın kendi projelerini sürdüreceğini iddia etti.

Girit ile GKRY arasında deniz altından elektrik bağlantısı kurulmasını öngören Great Sea Interconnector (GSI) projesi, Türkiye ile Yunanistan arasında daha önce askerî gerilime neden olmuştu. Ankara, güzergâhın bir bölümünün Türk kıta sahanlığından geçtiğini belirtiyor. Atina ise araştırmalar için Türkiye’den izin alınması gerektiğini kabul etmiyor.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 27 Ekim 2026 21:19 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗