Habermetrik
← Ana Sayfa
17 Eylül 2026 07:50 · Güncelleme 09:26
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Muğla Barosu’nda Proje Tartışması: Kadın Avukatlardan “Gerçekleri Çarpıtıyorlar” Tepkisi

Muğla Barosu’nda Proje Tartışması: Kadın Avukatlardan “Gerçekleri Çarpıtıyorlar” Tepkisi
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’ndan istifa eden üyeler, geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yaptıkları açıklamanın ardından Muğla Barosu’nun açıklamasına ilişkin ek açıklama yaptı.

İstifa eden avukatlar, yeni açıklamalarında proje başvuru süreci, proje bütçesi, koordinatör seçimi ve projenin reddedilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İstifa eden avukatlar açıklamalarında, Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu tarafından hazırlanan, Muğla Baro Başkanı’nın imzasıyla Hollanda Büyükelçiliği Matra Programı’na sunulan ve kesin kabul alan projenin, Muğla Barosu Yönetim Kurulu tarafından reddedildiğini belirtti.

Avukatlar, proje nedeniyle komisyon görevlerinden toplu olarak istifa ettiklerini ve sürecin tüm aşamalarını 13 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaştıklarını belirterek, açıklamalarının ardından projeye ilişkin gerçeğe aykırı ithamlar ileri sürüldüğünü ifade etti.

“Yönetim Kurulu, proje bütçesinden son toplantıda haberdar olduğunu belirtmiştir.”

Açıklamada, “Yönetim Kurulu, proje bütçesinden son toplantıda haberdar olduğunu belirtmiştir. Ancak söz konusu bütçe tablosu, Baro Başkanlığı makamının imzası ve onayıyla aylar önce 6 Mart 2026 tarihinde başvuru aşamasında sunulmuş; projenin faaliyet planı ve tüm detayları da aynı başvuru formuyla imzalanarak Muğla Barosu adına Büyükelçiliğe iletilmiştir” denildi.

Avukatlar, Yönetim Kurulu üyelerinin bütçeden son toplantıda haberdar olduklarını iddia etmelerinin “yönetimin kurumsal işleyiş ve karar alma süreçleri bakımından ciddi sorunları” ortaya koyduğunu savundu.

Projenin amacının kadınlara hukuki destek sağlama sorumluluğunu “keyfi ve sınırlı bir gönüllülükten çıkarıp kurumsal, sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak” olduğu belirtildi.

Projenin lansmanının ekim ayında yapılmasının planlandığı ve Muğla Barosu’na kayıtlı tüm avukatlara açık olacağı ifade edildi. Eğitimlere katılan avukatların yereldeki kadınlara 6284 sayılı Kanun, Aile Hukuku, Miras Hukuku, arabuluculuk ve nafaka hakkı konusunda bilgilendirme yapacağı aktarıldı.

“Yönetim Kurulu’nun iddia ettiği gibi bütçe, koordinatöre ve “belirlenecek avukatlara” değil”

İstifa eden avukatlar, proje bütçesinin kullanımına ilişkin Yönetim Kurulu’nun açıklamasına da yanıt verdi.

Açıklamada, “Yönetim Kurulu’nun iddia ettiği gibi bütçe, koordinatöre ve “belirlenecek avukatlara” değil; bütçenin bir kısmı projede hizmet veren tüm avukatlara hizmetlerinin karşılığı olarak verilecekti” ifadeleri kullanıldı.

Avukatlar ayrıca, “Üstelik yine Yönetim Kurulu’nun belirttiği gibi bir “aktarma” durumu söz konusu olmayıp, bütün bütçe Muğla Barosu’nun proje için açılan hesabına gönderilecekti” dedi.

Proje bütçesinde avukatlara verilecek eğitici eğitimi giderleri, uzman eğitmen giderleri, bir yıllığına istihdam edilecek sosyal çalışmacı asistan maaşı, 7/24 açık olacak çağrı hattı giderleri ile broşür tasarım ve basım giderlerinin de bulunduğu belirtildi.

Açıklamanın devamında, “Dolayısıyla bu gerçekleri çarpıtan beyanlar karşısında Yönetim Kurulu’nu, 6 Mart’ta Büyükelçiliğe sunulan bütün başvuru evraklarını kamuoyuyla şeffaflıkla paylaşmaya davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

“Kadın hakları mücadelesi veren kadınların emeğini maddi çıkar iddiası üzerinden itibarsızlaştırmaya çalışmak”

İstifa eden avukatlar, kadın hakları alanında yürütülen gönüllü çalışmaların maddi çıkar iddiası üzerinden itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını savundu.

Açıklamada, “Kadın hakları mücadelesi veren kadınların emeğini maddi çıkar iddiası üzerinden itibarsızlaştırmaya çalışmak, yıllardır ortaya konulan gönüllü emeği değersizleştiren ve kadınların kamusal alandaki katkısını küçümseyen bir yaklaşımdır. Bunu açıkça reddediyoruz” denildi.

Avukatlar, Yönetim Kurulu’nun koordinatör seçimine ilişkin değerlendirmesinin resmi ret kararında yer almadığını ileri sürdü.

Komisyonun 37 üyesi olduğu ancak koordinatörün 8 kişiyle seçildiğinin belirtildiği açıklamada, dönem boyunca yapılan toplantılarda en yüksek katılımın 10 kişi olduğu ifade edildi.

Avukatlar, komisyon çalışmalarında gönüllülük esasının uygulandığını belirterek, “Komisyonumuz da yıllardır bu ilke doğrultusunda fiilen toplantılara katılan üyelerle karar almış ve Yönetim Kurulu tarafından bu kararlar onaylanmıştır” dedi.

“Şimdi aynı Baro yönetimi, kendilerinin yıllarca savunduğu bu ilkenin doğal sonucunu —toplantıya katılımın az olmasını — yalnızca bu proje söz konusu olduğunda bir geçersizlik gerekçesi haline getirmektedir.”

İstifa eden avukatlar, toplantılara katılım sayısının proje söz konusu olduğunda geçersizlik gerekçesi haline getirildiğini savundu.

Açıklamada, “Şimdi aynı Baro yönetimi, kendilerinin yıllarca savunduğu bu ilkenin doğal sonucunu —toplantıya katılımın az olmasını — yalnızca bu proje söz konusu olduğunda bir geçersizlik gerekçesi haline getirmektedir. Bu, ilkeli bir hukuki itiraz değil sonuca göre tasarlanmış keyfi bir gerekçedir” ifadeleri yer aldı.

Avukatlar, komisyonların aylar önce aldığı ve usulüne uygun şekilde bildirdiği kararların sonradan hükümsüz kılınmasının, komisyonların kararlarının güvencesini ortadan kaldıracağını ileri sürdü.

Açıklamalarının Baro başkanlığı seçim süreciyle ilişkilendirilmesine de tepki gösterdi.

Açıklamada, “Açıkça ifade etmek isteriz: biz imzacı kadın avukatlar, devam eden Baro başkanlığı seçim sürecinde hiçbir adayın tarafında değiliz ve hiçbir adayın seçim çalışmasının parçası değiliz” denildi.

Avukatlar, 13 Eylül tarihli açıklamalarının amacının, kesin kabul alan projenin hangi süreçlerin ardından reddedildiğini ve Baro Yönetim Kurulu’nun kadın hakları mücadelesine yönelik kurumsal tutumunu kamuoyunun bilgisine sunmak olduğunu belirtti.

“Kadınların yaşam hakkı, şiddetle mücadelesi ve adalete erişim hakkı; her türlü Baro seçiminden, seçim hesabından ve kişisel ikbal kaygısından çok daha önce gelir.”

Açıklamanın son bölümünde kadınların yaşam hakkı, şiddetle mücadelesi ve adalete erişim hakkının seçim tartışmalarının önünde tutulması gerektiği ifade edildi.

İstifa eden avukatlar, tüm meslektaşlarını ve kamuoyunu kişisel hesaplara, seçim propagandalarına ve gerçeğe aykırı söylemlere itibar etmemeye çağırdı.

Açıklama, “Kadınların adalete erişim hakkı seçim malzemesi değildir. Kadınların sözü hiçbir alanda susturulamaz” ifadeleriyle sona erdi.

Kaynaklar: muglayenigun.com
Haber metni ve görseller muglayenigun.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 17 Eylül 2026 07:50 · Kaynak: muglayenigun.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp