Kerkük Altunköprü'de 155 yıllık çorbahane geleneği gönüllülerce yaşatılıyor
- Kerkük Altunköprü'de gönüllü esnaf ve hayırseverler, Terrahler Camisi'nde her perşembe akşam namazının ardından çorba ve yemek ikramıyla Osmanlı'dan miras 155 yıllık geleneği yaşatıyor
Irak'ın Kerkük kentine bağlı Altunköprü nahiyesinde gönüllü esnaf ve hayırseverler, tarihi Terrahler Camisi'nin avlusunda kurdukları çorbahane aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ve bölge halkına sıcak çorba ile yemek ikram ederek Osmanlı döneminden miras kalan 155 yıllık dayanışma geleneğini yaşatıyor. Altunköprü'nün Orta Yaka bölgesinde bulunan tarihi Terrahler Camisi'nde her perşembe akşam namazının ardından kurulan sofralarda, ihtiyaç sahipleri ve vatandaşlara sıcak yemek ikram ediliyor.
Osmanlı döneminde 1871 yılında başlatılan çorbahane geleneği, aradan geçen 155 yıla rağmen bölgedeki gönüllü esnaf ve hayırseverlerin desteğiyle sürdürülüyor. Yalnızca ihtiyaç sahiplerine yemek ulaştırmakla sınırlı kalmayan bu gelenek, farklı toplumsal kesimlerden insanları aynı sofrada buluşturarak yardımlaşma, kardeşlik ve dayanışma kültürünün yaşatılmasına katkı sağlıyor.
Osmanlı'dan miras kalan dayanışma geleneği konuşan araştırmacı ve akademisyen Eşref Sadun Oruç, çorbahane geleneğinin tarihinin 1871 yılına, Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz dönemine dayandığını söyledi. Çorbahanenin Osmanlı döneminde vakıf statüsünde hizmet verdiğini ve faaliyetlerinin devlet tarafından düzenlendiğini belirten Oruç, bu geleneğin nesilden nesile aktarılarak günümüze ulaştığını ifade etti.
Oruç, çorbahanenin bugün de Altunköprü'deki gönüllü esnaf ve hayırseverlerin katkılarıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getirdi. Osmanlı vakıf kültürünün toplumsal dayanışmanın önemli örneklerinden biri olduğunu vurgulayan Oruç, "Çorbahane geleneği yalnızca yemek ikramından ibaret değil, aynı zamanda yardımlaşma, kardeşlik ve toplumsal kaynaşmayı temsil ediyor." dedi.
Osmanlı Devleti'nin vakıf hizmetlerine büyük önem verdiğini anlatan Oruç, atalarından miras kalan bu geleneği yaşatarak bölgenin tarihi ve kültürel değerlerini gelecek nesillere aktarmayı amaçladıklarını söyledi. Çorbahane farklı kesimleri aynı sofrada buluşturuyorÇorbahanenin Altunköprü'deki farklı etnik ve toplumsal kesimleri bir araya getirdiğine dikkati çeken Oruç, geleneğin Osmanlı dönemindeki sosyal yardımlaşma anlayışını günümüze taşıdığını belirtti.
Oruç, "Buradaki amaç yalnızca ihtiyaç sahiplerine bir tas mercimek çorbası vermek değil, aynı zamanda onlara yardım eli uzatmak ve insanları bir araya getirerek kaynaşmalarını sağlamaktır." diye konuştu. Bu tür mekanların sevgi, kardeşlik ve dayanışmanın güçlendiği yerler olduğunu ifade eden Oruç, Osmanlı döneminde Altunköprü'nün yanı sıra Irak'ın birçok bölgesinde benzer çorbahanelerin bulunduğunu hatırlattı.
Çorbahaneye maddi destek sağlayan esnaf Casim Arslan Balıkçı da yaklaşık 155 yıllık geçmişe sahip bu geleneği yeniden canlandırarak gelecek nesillere aktarmak istediklerini söyledi. Her perşembe akşam namazının ardından vatandaşlara sıcak çorba ve yemek ikram ettiklerini anlatan Balıkçı, Altunköprü'deki hayırseverlerin yanı sıra Irak'ın farklı kentlerindeki bağışçıların da çalışmalara destek verdiğini belirtti.
Balıkçı, "Hazırladığımız çorba ve yemekleri yalnızca belirli bir kesime değil, Altunköprü halkına ve özellikle misafirlerimize de ikram ediyoruz." dedi. Terrahler Camisi müezzini Muhammed Yolcu ise çorbahane geleneğinin bölge halkını bir araya getirerek toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti.
Yolcu, bu tür etkinliklerin birlik ve beraberliğe katkı sağladığını belirterek emeği geçen gönüllülere ve hayırseverlere teşekkür etti."Burası barış ve huzurun buluştuğu yerdir"Altunköprü sakinlerinden Şahin Köprülü de Irak'ın son 20 yılda savaş, çatışma ve terör olayları nedeniyle zorlu süreçlerden geçtiğini hatırlatarak çorbahane geleneğinin toplumsal barış ve dayanışmaya katkı sağladığını söyledi. Köprülü, "Burası barış ve huzurun buluştuğu yerdir." diyerek, etkinliğin en anlamlı yönünün zengin ve yoksul ayrımı yapılmaksızın herkesin aynı sofrada buluşması olduğunu vurguladı.
Terrahler Camisi imam hatibi Sezer Muhiddin ise tarihi camide böyle bir dayanışma geleneğinin sürdürülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Özellikle yoldan geçen yolculara ve ihtiyaç sahiplerine sıcak yemek ikram edilmesinin önemli bir hayır işi olduğunu vurgulayan Muhiddin, geleneğin yaşatılmasına katkı sunanlara teşekkür etti.
Orta Yaka muhtarı Aydın Muhtar da çocukluğundan bu yana çorbahane geleneğine tanıklık ettiğini anlattı. Bu etkinliğin toplumun farklı kesimlerini bir araya getirdiğini ifade eden Muhtar, "Toplumun her kesiminden insanın, büyüklerimizin, hocalarımızın, doktorlarımızın ve hayırseverlerimizin bu güzel çalışmada bir araya gelmesi bizi çok mutlu ediyor." dedi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Ordu/Perşembe
Yayın: 06 Kasım 2026 08:20 · Kaynak: rss.haberler.com