Emanetoğlu’ndan faiz çıkışı: “Bu işler kürsüye yumruk vurmakla olmuyor”
- Huzur ve Güven Partisi Genel Başkanı Zafer Emanetoğlu, Kocaeli İl Başkanı Mustafa Can’ın ev sahipliğinde, İzmit ilçesinde Turan Güneş Caddesi üzerinde bulunan Kulzade Ekmek ve Pide Salonu’nda düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında ekonomi yönetimine yüklendi
Huzur ve Güven Partisi Genel Başkanı Zafer Emanetoğlu, Kocaeli İl Başkanı Mustafa Can’ın ev sahipliğinde, İzmit ilçesinde Turan Güneş Caddesi üzerinde bulunan Kulzade Ekmek ve Pide Salonu’nda düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında ekonomi yönetimine yüklendi. Faiz, borçlanma, kur korumalı mevduat ve dış ticaret açığı üzerinden iktidarı eleştiren Emanetoğlu, ekonomik büyümenin vatandaşın yaşamına yansımadığını savunarak üretime dayalı bir ekonomik sisteme ihtiyaç olduğunu söyledi.
Huzur ve Güven Partisi Genel Başkanı Zafer Emanetoğlu, bir dizi ziyaret ve temas için geldiği Kocaeli’de basın mensuplarıyla buluştu. Kocaeli İl Başkanı Mustafa Can, genel başkan yardımcıları, kadın kolları temsilcileri ve teşkilat üyelerinin katıldığı toplantıda Emanetoğlu, ülke ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ekonomik sıkıntıların toplumun geniş kesimlerini etkilediğini belirten Emanetoğlu, kur korumalı mevduat uygulamasından bütçedeki faiz yüküne, borsadaki manipülasyonlardan dış ticaret açığına kadar birçok başlıkta eleştirilerini sıraladı.
“EKONOMİDEKİ SIKINTILARI İLİKLERİMİZE KADAR HİSSEDİYORUZ” Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunların başında ekonominin geldiğini belirten Emanetoğlu, şöyle konuştu:
“Türkiye’mizin, milletimizin önünde bulunan sorunları da konuşmamız, bunlarla ilgili Huzur ve Güven Partimizin çözüm önerilerini de sunmamız gerekiyor. Hepimizin, bütün millet olarak 86 milyon vatan evladının karşı karşıya olduğu en önemli meselelerden birisi elbette ekonomi.
Ekonomide yaşanan sıkıntıları ticari hayatımızda, sosyal hayatımızda, aile hayatımızda her an, adeta iliklerimize kadar hissediyoruz. Bütün bu sıkıntıları birebir yaşayan insanlarız. Dolayısıyla ekonomide yaşanan sorunlar hepimizi ilgilendiren sorunlar.
Maalesef Türkiye’de özellikle pandemi süreciyle beraber çok ciddi bir ekonomik krizle, ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya bir hayat sürmek durumunda kalıyoruz.”
“EKONOMİ BÜYÜRKEN MİLLET NEDEN GEÇİM SIKINTISI YAŞIYOR?” Açıklanan büyüme rakamlarıyla vatandaşın yaşadığı ekonomik koşullar arasındaki farka dikkat çeken Emanetoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Neden böyle bir sıkıntıyla karşı karşıyayız? 24 yıldır ülkeyi yöneten siyasi iktidar, ekonomi yönetimi, her sene ekonominin büyüdüğünü açıklıyor. 2026’nın ilk yarısında da ekonomimiz büyümeye devam etti. Ekonomimiz her yıl rakamsal olarak büyüyor olmasına rağmen milletimiz, geniş kesimleriyle neden ekonomik sıkıntı, geçim sıkıntısı içerisinde yaşıyor? Öncelikle elbette bunun cevabını vermemiz lazım.
Neden böyle bir sıkıntı var? Maalesef yönetim anlayışındaki çarpıklıklardan, yanlışlıklardan dolayı. Alınan yanlış bir kararın, doğruymuş gibi gösterilen, doğruymuş gibi propagandası yapılan ama aslında yanlış olan bir kararın nasıl kötü sonuçlar doğurduğunu, paylaşımda nasıl adaletsiz bir ortam ortaya çıkardığını göstermek için tek bir örnek vermemiz yeterli olur.”
“KKM, EKONOMİNİN KURTULUŞ REÇETESİ OLARAK SUNULDU” Kur korumalı mevduat uygulamasını eleştiren Emanetoğlu, pandemi dönemindeki ekonomik gelişmeleri hatırlatarak şunları söyledi:
“Pandemi sürecinde biliyorsunuz ekonomik bir kriz yaşandı, çok ciddi bir kriz ortaya çıktı. Bu kriz sırasında Türk lirası ciddi bir değer kaybına uğradı. Her gün doların, dövizin nasıl yukarıya doğru seyrettiğini izledik.
Dövizin yükselmesine, Türk lirasının değer kaybına karşı ekonomi yönetimi bir proje geliştirdiğini ifade etti. Bu projenin adını da kur korumalı mevduat sistemi olarak açıkladı. Hatırlayacaksınız, o dönem Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Nureddin Nebati bunu Türkiye ekonomisinin kurtuluş reçetesi olarak milletimize sundu.
Peki, ne oldu? Bu kur korumalı mevduat programı açıklandığında, ben de kürsülerden yapmış olduğum konuşmalarda şu soruyu sordum: Kimin parasını kime veriyorsunuz?”
“DEVLETİN PARASIYLA SERVET TRANSFERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ” KKM’nin maliyetine ilişkin rakamlar paylaşan Emanetoğlu, Merkez Bankası’nın kasasından üç yıl içerisinde toplam 60 milyar dolar çıktığını ileri sürdü. Emanetoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Sormuş olduğumuz bu sorunun cevabı geçtiğimiz aylarda açıklandı. Kur korumalı mevduat hesabı dolayısıyla Merkez Bankası’nın kasasından üç yıl içerisinde toplam 60 milyar dolar çıktı. Devletin, milletin 60 milyar doları alındı, kur korumalı mevduat sistemine para yatıran bir avuç insanın hesabına aktarıldı.
Yani resmen bir servet transferi gerçekleştirildi. Zarar sadece bununla sınırlı kalmadı. Merkez Bankası’nın kasasından 60 milyar dolar, kur korumalı mevduat sistemindeki bir avuç insana aktarıldığı için Merkez Bankası iki sene boyunca çok büyük zararlar açıklamak zorunda kaldı.
Dolayısıyla Merkez Bankası devlete ödemesi gereken kurumlar vergisini ödeyemedi. Ortaklarına da temettü dağıtamadı. Bunlar da doğal olarak ortaya çıkan zararlar.”
“ÖNCE PARA BASTI, SONRA YÜKSEK FAİZLE GERİ TOPLADI” Uygulamanın para politikası ve enflasyon üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emanetoğlu, şöyle devam etti:
“Merkez Bankası bu 60 milyar doları bir avuç insana nasıl ödedi? Kasada para mı vardı? Hayır, para basmak zorunda kaldı. Para basarak bu açığı kapattı. Para basıldığında, piyasada para bolluğu oluşması dolayısıyla enflasyon arttı.
Enflasyonu dizginleyebilmek için Merkez Bankası bu kez ne yaptı? Kendi bastığı ve piyasaya sürdüğü bu parayı yüksek faizle geri toplamak zorunda kaldı. Dolayısıyla bir de böyle bir faiz ödemesiyle yeni bir zarar ortaya çıkmış oldu.
Alınan tek bir yanlış kararla 60 milyar dolar doğrudan, milyarlarca dolar da dolaylı şekilde zarar ortaya çıktı. İşte paylaşımda adaletsizliğin tek bir örneğiyle neredeyse 100 milyar dolarlık bir zarar oluştu. Bir avuç insanın hesabına, cebine, cüzdanına para aktarılmış oldu.
Bir avuç insan alınan bu kararla birlikte dolarlarına dolarlar katarken maalesef emeklimiz, asgari ücretlimiz geçim sıkıntısını iliklerine kadar hissetti, hissetmeye devam ediyor.”
BORSADAKİ MANİPÜLASYONLARA TEPKİ Borsadaki manipülasyon soruşturmalarına da değinen Emanetoğlu, küçük yatırımcıların birikimlerinin belirli kişilere aktarıldığını savunarak şunları söyledi:
“Geçtiğimiz günlerde Borsa İstanbul’da yapılan bir manipülasyon, bir hırsızlık, bir dolandırıcılık açığa çıktı. Burada da bir servet transferi gerçekleştirilmiş oldu. Elli lirasına, yüz lirasına bir yüz lira daha katabilir miyim hevesiyle borsaya giren insanların paraları bir hırsızlık organizasyonu içerisinde toplandı, bir avuç insanın cebine, cüzdanına aktarıldı. İşte bir servet transferi daha.”
“TÜRKİYE’DE PARA VAR AMA MİLLET GEÇİM SIKINTISI YAŞIYOR” Yasa dışı bahis faaliyetlerine ilişkin eleştirilerini de paylaşan Emanetoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yine aynı şekilde yasa dışı bahis organizasyonlarında yapılan hırsızlıklar, manipülasyonlar, dolandırıcılıklar var. Elli lirasına elli lira katabilir miyim hevesiyle buralara para yatıran milletin paraları alındı, toplandı; milyarlarca dolar yine birilerinin cüzdanına, birilerinin cebine aktarıldı.
Türkiye’de para var mı? Var. İşte görüyorsunuz. Verdiğimiz şu üç örnekte 150 milyar dolara yakın para milletin cebinden, devletin kasasından, kesesinden alınarak birilerinin cebine aktarıldı. Birileri zenginliğine zenginlik katarken maalesef milletimiz fakirlik içerisinde bir hayat sürmeye, geçim sıkıntısı içerisinde yaşamaya devam etti, ediyor.
Bütün bunların sebebi ne? Elbette ekonomi yönetiminin yanlış politikaları. Bütün bunlar olurken sadece izlerseniz, bu yanlış kararların altına imza atarsanız bu acı sonuçları yaşamaktan başka çareniz olmaz.”
“ÜRETİME DEĞİL, BORCA DAYALI BÜYÜME” Türkiye’nin ekonomik yapısının üretim yerine borçlanmaya dayandığını savunan Emanetoğlu, borç ve faiz yüküne ilişkin verdiği rakamlar üzerinden iktidarı eleştirdi:
“Üretime dayalı bir ekonomik sistem geliştiremediğiniz, Türkiye’nin ekonomik varlığını, ekonomik büyüklüğünü üretime değil borca dayalı olarak büyüttüğünüz için borç miktarı 750 milyar dolara çıkmış durumda. Geçen sene 60 milyar dolar olan faiz ödemesini bu sene, 2026 bütçesinde 80 milyar dolara çıkartmış durumdasınız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1989 yılında Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olarak yaptığı faiz eleştirilerini hatırlatan Emanetoğlu, aynı ekonomik sistemin sürdüğünü ileri sürdü. Emanetoğlu, “1989 yılından bugüne kadar değişen bir şey olmamış Türkiye’de.
Aynı ekonomik sistem üzere maalesef yürümeye devam ediyorlar. Borç yükseliyor, faiz yükseliyor. Denk bütçe bir türlü yapılamıyor. Servet transferleriyle birileri zengin ediliyor. Milletin geniş kesimleri maalesef asgari ücrete, emekli maaşına talim etmek zorunda kalıyor. Böyle bir acı sonucu 86 milyon vatan evladı olarak yaşamaya devam ediyoruz” dedi.
“AÇIKLARI YİNE BORÇLANARAK KAPATACAKSINIZ” İthalata dayalı ekonomik yapının sürekli dış ticaret açığı ürettiğini savunan Emanetoğlu, 2025 yılındaki dış ticaret açığının 92 milyar dolar olduğunu, 2026 yılı için ise yaklaşık 100 milyar dolarlık açık beklendiğini ifade etti. Emanetoğlu, şöyle konuştu:
“Üretime dayalı olmayan, ithalata dayalı olan bir ekonomik sistemde dış ticaret açığı vermeniz kaçınılmaz oluyor. Bu 100 milyar dolarlık dış ticaret açığının bir kısmını turizm gelirleriyle kapatıyorsunuz. Geri kalan kısmı için yine borçlanıyorsunuz.
80 milyar dolar bütçe açığınız, 100 milyar dolar dış ticaret açığınız var. Bütün bu açıkları borçlanmayla kapatacaksınız. 2025’te, 2026’da yaptığınız gibi 2027’de de aynısını yapacaksınız. Türkiye’nin borçlarını katlayacaksınız ve dolayısıyla her sene ödenen faiz miktarını da katlayarak büyüteceksiniz.”
“BU İŞLER KÜRSÜYE YUMRUK VURMAKLA GERÇEKLEŞMİYOR” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz konusundaki açıklamalarını hatırlatan Emanetoğlu, söylemlerle uygulamalar arasında fark bulunduğunu savundu. Emanetoğlu, şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Kimse bizden faizi yükseltmemizi beklemesin’ dediği gün Türkiye’de banka faizleri yüzde 8 civarındaydı. Bugün, Merkez Bankası’nın geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamayla bir puan indirerek faizi getirdiği nokta yüzde 36.
Demek ki bu işler hamasetle olmuyor. Bu işler konuşarak olmuyor. Bu işler kürsüde yumruğunuzu kürsüye vurarak yapmış olduğunuz konuşmalarla gerçekleşmiyor. Mesele işin doğrusunu yapabilmekte.”
“DOĞAL GAZ VE PETROLE RAĞMEN DIŞ TİCARET AÇIĞI BÜYÜYOR” Enerji kaynakları ve savunma sanayisi ihracatı üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Emanetoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“100 milyar dolar dış ticaret açığı vereceksiniz. Halbuki biz Karadeniz’de doğal gazı bulduk. Gabar’da yeni petrol kaynakları bulduk. Savunma sanayisinde yılda 10 milyar dolarlık bir ihracat hacmine ulaştık. Bütün bunlara rağmen dış ticaret açığı vermeye, dış ticaret açığımızı büyütmeye maalesef devam ediyoruz.”
“ALMANYA KIYASLAMASINI BİR DE DIŞ TİCARETTE YAPALIM” Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında yapılan fiyat karşılaştırmalarına değinen Emanetoğlu, dış ticaret dengelerinin de karşılaştırılması gerektiğini belirtti. Emanetoğlu, açıklamalarını şöyle tamamladı:
“Türkiye’de biliyorsunuz, genelde ekonomi konusu konuşulduğunda hemen bir Almanya kıyaslaması yapılır. Türkiye’de market fiyatları böyle, Almanya’da ne kadar? Türkiye’de eriğin, portakalın, elmanın markette kilogram fiyatı bu kadarken Almanya’da ne kadar?
Biz de bir Almanya kıyaslaması, bir Avrupa ülkeleri kıyaslaması yapalım. Biz 100 milyar dolar dış ticaret açığı verirken Almanya 200 milyar euro dış ticaret fazlası veriyor. Konya büyüklüğündeki Hollanda 100 milyar euro dış ticaret fazlası veriyor.
Dünya ekonomisinde adı bile geçmeyen İrlanda, 2025 yılında 106 milyar euro dış ticaret fazlası vermiş durumda. Ekonomik krizlerle, siyasi krizlerle anılan İtalya, 2025 yılında 50 milyar euro dış ticaret fazlası vermiş durumda.
Dolayısıyla işi doğru yaptığınız, ekonomiyi doğru yönde yönlendirdiğiniz, doğru işler yaptığınız andan itibaren elbette kazanmak mümkün oluyor.”
Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.980.691 gerçekleşti.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Profil, Boru, sac satışı yaptığımız firmamıza depo ve sevkiyat elemanı aranıyor. Çalışma saatlerimizHafta içi. 08:30-18:00Cumartesi 08:30-15:00Yol...
İzmit sanayi sitesinde yer alan firmamız için Şoför arıyoruz C sınıf ehliyete sahip 6 teker Isuzu kamyon kullanabilecek. Çalışma saatlerimizHafta içi...
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Asayiş
Yayın: 31 Ekim 2026 09:30 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kartepesehir.com, demokratkocaeli.com