Gümüşhane’nin Köyleri Geçmişten Günümüze Taşınan Taş Yapıları ile Dikkat Çekiyor “Beton İcat Oldu, Estetik Bozuldu”
- Gümüşhane’nin köylerinde geçmişin izlerini taşıyan taş yapılar, yalnızca bir dönemin mimari anlayışını değil, aynı zamanda imece kültürünü, el emeğini ve estetik anlayışını da günümüze taşıyor
Gümüşhane’nin köylerinde geçmişin izlerini taşıyan taş yapılar, yalnızca bir dönemin mimari anlayışını değil, aynı zamanda imece kültürünü, el emeğini ve estetik anlayışını da günümüze taşıyor.
Gümüşhane’nin köylerinde geçmişin izlerini taşıyan taş yapılar, yalnızca bir dönemin mimari anlayışını değil, aynı zamanda imece kültürünü, el emeğini ve estetik anlayışını da günümüze taşıyor. Kelkit’in Aksöğüt (Germülü) Köyü’nde kaya bloklarından inşa edilen evler ve taş işçiliğiyle dikkat çeken cami, betonarme yapıların yaygınlaşmasıyla giderek kaybolan bir mimari geleneğin canlı örnekleri arasında yer alıyor.
Köy sakini Halit Yüce’nin “Beton icat oldu, estetik bozuldu, mertlik bozuldu” sözleri ise değişen yapı kültürünü özetliyor.
Gümüşhane’nin köylerinde geçmişten bugüne ulaşan taş yapılar, bölgenin kendine özgü mimari karakterini ortaya koyuyor. Yöredeki kaya bloklarından kesilerek hazırlanan taşlarla inşa edilen evler, sağlamlıklarının yanı sıra renkleri, dokuları ve ustalık gerektiren işçilikleriyle de dikkat çekiyor.
Bu mimari mirasın izlerini taşıyan yerlerden biri de Kelkit ilçesine bağlı Aksöğüt Köyü. Eski adı Germülü olan köy, ilçe merkezine yalnızca 2,5 kilometre uzaklıkta bulunuyor. 137 haneye sahip köy; camisi, minaresi, kilise ve hamam kalıntılarının yanı sıra geleneksel taş evleriyle de geçmişin izlerini koruyor.
Deniz seviyesinden 1380 metre yükseklikte kurulu köyün eski adı Germülü iken, 1950’li yıllardan sonra gerçekleştirilen köy isimlerinin Türkçeleştirilmesi çalışmaları sırasında Aksöğüt adını aldı. Bu ismin, köyün hemen yakınındaki söğüt ağaçlarıyla ünlü bükten geldiği belirtiliyor.
Köydeki taş yapıların en dikkat çekici özelliklerinden biri, kullanılan malzemenin bölgenin doğal dokusuyla bütünleşmesi. Kızıl ve kahverengi tonlarındaki taşlar, yapıların cephelerinde kendine özgü bir görünüm oluşturuyor.
Pencere çevrelerinde kullanılan düzgün kesilmiş taşlar, köşe detayları ve duvar örgüsündeki ustalık, dönemin mimari anlayışını gözler önüne seriyor.
Bu yapıların inşasında kullanılan taşlar, geçmişte bugünkü gibi kamyonlarla veya hazır yapı malzemeleriyle taşınmıyordu. Köylüler, taş ocaklarından çıkardıkları blokları at arabaları ve öküz arabalarıyla taşıyor, imece usulüyle evlerini inşa ediyordu.
Köy sakinlerinden 63 yaşındaki Halit Yüce, geçmişteki bu zahmetli süreci anlatırken, yapı malzemelerindeki değişimin yalnızca inşaat yöntemlerini değil, estetik anlayışını da değiştirdiğine dikkat çekiyor.
Yüce, geçmişte Kızılcaköy ve Cindarek (bugünkü Öbektaş) çevresinden getirilen taşların artık kullanılmadığını belirterek, “Eskiden bunları getirirlerdi. At arabalarıyla, öküz arabalarıyla taşınırdı. Ama artık beton geldi, estetik bozuldu, mertlik bozuldu” sözleriyle değişimi anlatıyor.
Aksöğüt Köyü’ndeki taş mimarinin en belirgin örneklerinden biri de cami. Taş duvarları, kemerli pencere bölümleri ve dikkat çekici minaresiyle köyün mimari kimliğini tamamlayan yapı, aynı zamanda köylü dayanışmasının da bir ürünü.
Halit Yüce’nin aktardığına göre cami, köylülerin katkılarıyla Hakkı Gül tarafından yaptırıldı. Yapının üzerinde 1945 tarihini gösteren bir ibare bulunuyor.
Caminin minaresi ve taş işlemelerinde ise Başpınar Köyü'nden İshak Usta'nın emeği var. Soyadını hatırlayamadığı ustanın, yalnızca Aksöğüt'te değil, bölgedeki çok sayıda camide de imzasının bulunduğu ifade ediliyor.
Beton Kolaylığı Getirdi, Gelenek Kayboldu
Bugün betonarme yapılar, inşaat sürecini hızlandırırken geleneksel taş ustalığına duyulan ihtiyacı da büyük ölçüde azalttı. Bir zamanlar köylülerin imeceyle taşıdığı, ustaların tek tek işleyerek duvarlara yerleştirdiği taşların yerini standart yapı malzemeleri aldı.
Oysa eski taş evler, yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan yapılar değildi. Kullanılan taşın rengi, kesimi, duvar örgüsü, pencere çevresindeki işçilik ve yapının araziyle kurduğu uyum, dönemin estetik anlayışını yansıtıyordu.
Aksöğüt'teki örnekler, bu anlayışın günümüze ulaşan izlerini taşıyor. Her biri farklı emek ve ustalıkla şekillenen taş duvarlar, geçmişin mimari hafızasını yaşatıyor.
Halit Yüce’nin “Beton icat oldu, estetik bozuldu” sözü belki de bu değişimin en kısa özeti. Çünkü değişen yalnızca yapı malzemeleri değil; taşın ocaktan çıkarılmasından duvara yerleştirilmesine kadar uzanan bir kültür, ustalık ve dayanışma geleneği.
Gümüşhane’nin köylerinde hâlâ ayakta duran bu yapılar ise geçmişin estetik anlayışını geleceğe taşıyabilecek önemli bir miras olarak korunmayı bekliyor.
Son bir ayda gumuskoza.com.tr sitesinde 623.480 gerçekleşti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Gümüşhane/Kelkit
Yayın: 01 Kasım 2026 14:02 · Kaynak: gumuskoza.com.tr