103 Yıldır Bu Değişmez İki Yüzünüzle Uğraşmak
- Türkücünün, ‘Sarı saçlım, mavi gözlüm’ türküsünü söyleyip, üzerinde maddi, manevi karlar kazandığı bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün heykelini alıp, başında bulunduğu kent gibi imarı, mimarı olmadan verilen ruhsatlar ile gelişi güzel yapılaşma ile adeta Çin mahallesine dönen Ardahan Küçük Sanayisinin
Türkücünün, ‘Sarı saçlım, mavi gözlüm’ türküsünü söyleyip, üzerinde maddi, manevi karlar kazandığı bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün heykelini alıp, başında bulunduğu kent gibi imarı, mimarı olmadan verilen ruhsatlar ile gelişi güzel yapılaşma ile adeta Çin mahallesine dönen Ardahan Küçük Sanayisinin bir köşesine attığını ortaya koyan haberini ‘CUMHURİYETİN KURUCUSU ATATÜRK’Ü HARABE SANAYİNİN KÖŞESİNE ATTILAR!’ başlığı ile yapıp, yayınladıktan hemen sona yeni bir haber geliyor önüme ve haber sitemize eklemeden önce okuyorum..
Haberin giriş bölümü aynen şöyle; Ana dilde eğitim maskesi altında devletin temellerine dinamit koymaya kalkan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’a zehir zemberek sözlerle yüklendi. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî dilinin TÜRKÇE olduğunu sert bir dille hatırlatan Şimşek, iki siyasi lidere adeta ültimatom verdi: “Siyasi şov yapmayı bırakın, bu milletin karşısına geçip neyi pazarladığınızı delikanlıca açıklayın!” ‘Kim bu Şimşek?’ diye soranlara cevap vermeden aynı Şimşek’in yine bir başka bir açıklamasında;
“Geniş Merkez Siyaseti” anlayışıyla Türkiye’nin toplumsal bütünlüğünü güçlendirmeyi, hukuk ve adalet temelinde ortak bir gelecek inşa etmeyi hedeflediklerini belirterek, tüm vatandaşları ortak akıl, ortak vicdan ve millî birlik etrafında buluşmaya davet etti.’ deyip, ardından da;
Türkiye’nin güçlü yarınlara ulaşabilmesi için hukukun üstünlüğünün, liyakatin, şeffaflığın ve fırsat eşitliğinin esas alınması gerektiğini belirttiğini okuyordum..
Evet aynı zamanda benim de hemşerim olan Ardahanlı Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek’in bu iki açıklamasının ne anlama geldiğini ve bir biriyle çatışıp, çatışmadığını siz düşünürken ben bir başka isimin, meslektaşım Suat İncedere’nin telefonla benimle konuşurken bile ettiği sözlerini ve yaptığı son bir paylaşımını buradan size de anlatıyayım..
İşte o telefon görüşmemde kısa bir kesit..
Ben; -Alo abi merhaba nasılsın?
İncedere; -Sağol iyiyim sen nasılsın..
Ben; -Nasıl gidiyor, bölgede ne var, ne yok?
İncedere; -Ne olacak yaz yaz bir şey değişmiyor..
Ben; -Hımm.. Yani senin de derdin benim gibi yaz yaz ne yazdıklarımız nede sorunlar bitmiyor..
İncedere; Aynen Ben; -Abi Kars’ta ki gazeteler kim.. Bildiğim kadar Erzurumlu Bedir var ve diğer adlarını hatırlamadıklarım..
İncedere; -Evet, Bedir Erzurumlu, diğer bir Trabzonlu, Iğdır ve biri daha var o da Ermeni.. Yani Kars’ta Karslı diyeceğimiz gazeteciden çok yabancılar gazeteci..
Evet.. Aynı Suat İncedere bunları söylerken, ‘Türk askerini savunmak DEM Partiye kaldı.. Koçyiğit; “Yemen bizim neyimize” Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit; Arabistan’ın parası, Pakistan’ın nükleer gücü için bu ülkenin çocuklarını ölüme gönderemezsiniz.
Dem Parti Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit: “Yemen’de ölmek için asker gönderilmesine izin vermeyiz”‘şeklinde sanal da bir yapıyordu..
Ve dönüp, bu kez X adını alan twitterde whatsappıma gelen ve İncedere”nin Erimeni gazeteci bile var dediği Karslı gazeteci büyüğümüz Baki Karakol’un, ‘İlham Aliev’in ve yönetiminin ilk icraatı değil, Kars’ta ki İnsanlık Anıtının parçalanıp, yok edilmesinde ‘etkinliği’ olmuştur. Dahaları var.’ mesajını okuyup, ne anlatmak istediğini anlamaya çalışıyordum..
Ki İsrail ile birlikte hareket eden aynı Aliyev’in kendisi gibi ‘kardaşız’ deyip, Kuzey Kıbrıs’ı tanımayan babası da yine Karslı olan Çapan’ın Türkeş ve devlet aklı denenlerce Ermenistan’a gönderilmesinden sonra da kelle istediği ve bir köyü dünya kenti yapan Çapan’ın başına bir çok olayın gelmesinin önünü açtığını hatırlıyor ve Kürt sorunu gibi Ermeni sorununu götürüp, muhteşemliği ile Efes’i 7’ye katlayan ancak bu tür faşo ve bu tür Azeri baskıları dolaysıyla hak ettiği ilgiyi göremeyen Anı harabelerinin hemen altında ki köprünün ‘Biz yaptık’ denerek övünülen Bosna’da ki köprü gibi yapılması konusuna bağlıyorum..
Ve Baki Karakol anlamadığım ama Kürt Naif Alibeyoğlu Kars Belediye Başkanı iken yaptırdığı İnsanlık Anıtının akıbetini hatırlatan onca gelişmeyi bir araya toplayıp, çıkardığım da karşıma 33 yıldır kimin yüzünden kapalı tutulan ve kapandıktan bu yana bölgede hızla devam eden göç dolaysıyla Kars ve Ardahan’ın hem nüfus, hem de ekonomik kayı yaşadığını hesaplıyordum..
Yani kısacası; ‘Vatan-millet-sakarya’ edebiyatıyla siyaset yaparken, diğer yandandın ‘biz kandaşız yetmedi 2 devlet bir milletiz’ diyerek 103 yıldır bu değişmez iki yüzlülüğü bir kez daha görüp, okuyordum..
Ve bu ülkenin güneyinde başlayıp, tüm ülkeye değil, tüm dünyaya yayılan Kürt sorunu ile Ermeni sorununu çözmeyi bırakını daha da içinde çıkmaz hale getirmenin ülkenin ekonomik, sosyal ve de kardeşliğine ne kadar zarar verdiğini yerli dediğimi ve önce;
‘Türkiye’nin toplumsal bütünlüğünü güçlendirmeyi, hukuk ve adalet temelinde ortak bir gelecek inşa etmeyi hedeflediklerini belirterek, tüm vatandaşları ortak akıl, ortak vicdan ve millî birlik etrafında buluşmaya davet ediyorum’ diyen ardından da;
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanına; ‘Diyarbakır’a gidip seçim kazanmak uğruna ana dilde eğitim vaatleri savurmak kolaydır! Sıkıyorsa çıkın ve bu sözün altını doldurun! Devlet okullarını mı böleceksiniz? Eğitim sistemini hangi zihniyete teslim edeceksiniz?
Oy toplamak için devletin yapısıyla oynamak siyaset değil, fütursuzluktur!’ diyen Ardahanlı hemşerim İlkay Şimşek’e..
Şaka mı, gerçek mi bilmem ama ‘Ne bileyim Kars’ta Ermeni gazeteci bile var’ diyen bu yetmez, ‘Türk askerinin savunmak DEM’e kaldı’ diyen derken ‘Barışa varım’ diyen Öcalan’ı ‘İmralı’da düğün var. ‘başlıklı yazsıyla tiye alan ve kendisinden aşağı kalmayan takipçilerinin yorumlarıyla mutlu olan şu bizim Ardahan’ın 10 köyünü çalan Arpaçaylı terekeme Suat İncedere’ye..
Ve”İlham Aliev’in ve yönetiminin ilk icraatı değil, Kars’ta ki İnsanlık Anıtının parçalanıp, yok edilmesinde ‘etkinliği’ olmuştur. Dehaları var.’ mesajı ile kimlere bilmediğim üstü kapalı mesaj yollayan ulusalcı olduğunu algıladığım Baki abiye sormak gerek..
Çünkü 1937 yılındaki Dersim olayları sonrasında idam edilen Alevi Kürt lider Seyit Rıza’nın ‘Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun.’ dediği gibi 103 yaşına giren cumhuriyeti katlanırken, 58’nine ayak basmaya hazırlanan bende,’37 yıla yakındır yaza yaza sizin bu iki yüzlülüğünüzle ben bir türlü baş edemedim..’ deyip, bugünkü yazımı da daha çok uzatmadan son vereyim..
Çünkü Çapan, Alibeyoğlu ve Saral misali bir kazaya bende gitmeyim..
Ve çok iyi biliyorum ki; 103 yıl boyunca olduğu gibi daha dün ayağı kırılan Dolmabahçe masasını, ‘savaşla, sataşmayla, olan dile bilinmeyen’ demekle bir şey kazanamadık’ diyen devlet aklı O; 103 yıldır özlenen iç barış ve dilinin olduğunu kabul eden gerçek kardeşlik adına bugün İmralı’ya taşıyanlar bile bunlardan samimi..
YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU..
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın uzun soluklu köşe yazısında, Türkiye’nin yerel ve ulusal gündemine dair çeşitli siyasi ve toplumsal meseleler ele alınıyor. Metinde, Atatürk’ün heykelinin Ardahan Sanayi Sitesi’nde harabe bir köşeye bırakılması gibi kültürel ihmaller eleştirilirken, siyasetçilerin ana dilde eğitim ve milliyetçilik söylemlerindeki çelişkiler vurgulanıyor.
Ayrıca Kars ve Ardahan’daki yerel basın mensuplarının aidiyet tartışmaları, Ermenistan sınırının kapalı olmasının bölge ekonomisine verdiği zararlar ve uluslararası ilişkilerin yerel yansımaları değerlendiriliyor. Yazar, ülkenin 103 yıllık tarihi boyunca siyasi ikiyüzlülüklerle ve çözülemeyen Kürt ile Ermeni sorunlarıyla mücadele ettiğini ifade ediyor.
Son olarak, yaşanan onca ekonomik ve sosyal sıkıntıya rağmen kalıcı bir iç barışın ve samimi bir kardeşliğin tesis edilemediği sarsıcı bir dille dile getiriliyor.
103 YILDIR BU DEĞİŞMEZ İKİ YÜZÜNÜZLE UĞRAŞMAK.. yazısı ilk önce Kuzey Anadolu Gazetesi - Ardahan Haber üzerinde ortaya çıktı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Yangın
Yayın: 27 Ekim 2026 16:27 · Kaynak: kuzeyanadolugazetesi.com