Habermetrik
← Ana Sayfa
Muğla/Bodrum 19 Eylül 2026 03:42
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Asıl Soru Şu: Muğlalı Bu Bitmez Teşekkür Sırasına Ne Zaman Girecek?

Asıl Soru Şu: Muğlalı Bu Bitmez Teşekkür Sırasına Ne Zaman Girecek?

Yerel siyasetin en renkli, en bol teşekkürlü ve tabii ki en bol virajlı parkurundan hepinize merhaba değerli okurlar.

Geçtiğimiz günlerde CNBC-e ekranlarında Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı izledik.

Yayından önce dedik ki:

“Halkın sorusu candır. Danışman görür, sekreter not alır, basın müdürü iletir…”**

Nitekim sorularımızı biz de ilettik.

Fakat yayın başladı, bitti…

Ekran başında izleyenlerin diline tek bir soru dolandı:

“Biz az önce bir televizyon programı mı izledik, yoksa Hükümete Teşekkür Plaket Töreni mi?”**

Kuşkusuz devlet adabı güzeldir.

İş birliği güzeldir.

Teşekkür etmek de güzeldir.

Ama yerel basından sosyal medyaya uzanan tartışmanın asıl sorusu başka:

Başkan Aras’ın hükümete tebrik ve teşekkürleri devam ederken, Cumhurbaşkanı ve Muğla halkı Başkan Aras’a ne zaman teşekkür edecek?**

İş birliği karşılıklı ise teşekkürün sürekli tek ağızdan duyulması size de tuhaf gelmiyor mu?**

Galiba bunun için önce bazı soruların cevaplanması gerekiyor.

Mesela;

CHP logosu altında hizmet rekorları kırılınca mı?

Yarın bir gün “yeni kulvarlar, yeni partiler” seçeneği siyasetin masasına gelince mi?

Hükümet nezdinde “uyumlu belediye başkanı” dosyasının bütün sayfaları tamamlanınca mı?

Belki de cevap çok daha basit:

Bir belediye başkanı, işini iyi yaptığında halk zaten teşekkür eder.**

Meşhur Vizontele filmini hatırlarsınız.

Köye televizyon geldiğinde ahali büyük bir heyecanla soruyordu:

“Peki Zeki Müren de bizi görecek mi?”**

CNBC-e yayını sırasında bizim aklımıza da aynı soru geldi:

Peki Başkan, Muğla da sizi görebiliyor mu?**

Daha doğrusu…

Siz Muğla’yı görebiliyor musunuz?**

Bunlar bizim yorumumuz değil.**

Halkın kendi klavyesinden çıkan cümleler.**

Üstelik mesele dün başlamış da değil.

Aynı veya benzer eleştirilerin önceki paylaşımlarda da tekrarlandığını görüyoruz.

Kimi mizahla yazmış.

Kimi sitem etmiş.

Kimi “Başkanım” diye başlamış.

Kimi doğrudan sorusunu bırakmış.

Halkın mizahı bazen gülmek için değil, derdini anlatabilmek için kullandığı son araçtır.**

Çünkü insan defalarca anlatır…

Cevap alamaz…

Sonra espri yapmaya başlar.**

Gelelim sosyal medya tarafına.

CNBC-e’nin Instagram hesabında, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın katıldığı programdan bir kesit paylaşıldı.

Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Müdürü de bu paylaşıma pembe bir kalp bırakmış.**

Pembe kalp gerçekten hoş.

Fakat insan ister istemez soruyor:

Çünkü yorumların önemli bölümünde Muğlalının hizmetlere ilişkin eleştirileri var. Bir de Allah korusun hiç istemeyiz fakat yarın bir kanal faturası falan düşerse manşete ki daha önce düştü! Diye söylüyorum, hah canım o faturaları da halk ödüyor ya; belki sırf bu yüzden yorumlara da bir bakmak gerekebilir böyle durumlarda!

Hani derler ya:

Bugün belediyeler “Halk ne diyor?” sorusunun cevabını bulmak için anketlere, araştırmalara, kamuoyu ölçümlerine kaynak ayırabiliyor.

Onlar da bir çeşit saha verisi değil mi?**

“Halk ne diyor?” araştırmasının en ucuz yöntemi belki de tam karşınızda duruyor.**

Hem de fatura kesmeden!**

Önce sitem…

Sonra mizah…

Ardından eleştiri…

Ve giderek daha yüksek sesle sorulan sorular.

Çünkü halkın sesini duymak yalnızca güzel cümleleri beğenmek değildir.

Bazen pembe kalbi bir kenara bırakıp, halkın canını sıkan cümleye de bakabilmektir.**

Asıl mesele bence burada.

Bir belediye başkanının ulusal televizyonda Muğla’yı anlatması elbette önemlidir.

Fakat bir başka soru daha önemlidir:

Muğla, anlatıldığı gibi mi yaşıyor?**

Ulusal medyada Muğla nasıl temsil ediliyor?

Peki Muğlalı o anlatılan Muğla’ya bakınca kendisini görebiliyor mu?**

Halk “deniz kirli” diyorsa, bunun cevabı yalnızca bir teşekkür mesajı olmamalı.

“Çöp sorunu var” diyorsa, önce çöpün nerede, neden ve ne kadar olduğunu konuşmak gerekir.

“İlçeler arasında adaletsizlik var” diyorsa, yatırım dağılımının rakamları ortaya konulabilir.

“Sintine meselesi var” diyorsa, denetimlerin sayısı, sonuçları ve uygulanan yaptırımlar açıklanabilir.

Belge konuşur. Rakam konuşur. Sonuç konuşur.**

Böylece tartışma da kişiselleşmez.

Kimse zan altında kalmaz.

Herkes kamuya açık verinin önüne bakar.

Bizim derdimiz Başkan Aras’ın hükümete teşekkür etmesi değil.

Teşekkür edebilir.

Etmelidir de.

Devlet kurumları arasında iş birliği varsa bunun kamuoyuna anlatılması da doğaldır.

Fakat yerel yönetimin esas karnesi başka yerde tutulur.**

Sokakta.**

Çukurda.**

Muslukta.**

Çöp konteynerinde.**

Denizde.**

Arıtma tesisinde.**

Yolda.**

Ulaşımda.**

Parkta.**

İlçeler arasındaki yatırım dağılımında.**

Ve en önemlisi halkın günlük hayatında…**

Dolayısıyla bizim de Başkan Aras’a naçizane bir sorumuz var:

Muğlalının “Teşekkürler Başkanım” diyebilmesi için daha ne kadar beklemesi gerekiyor?**

Bir dönem mi?

Bir seçim mi?

Bir teşekkür turu daha mı?

Yoksa sadece belediyenin asli görevlerinin eksiksiz yapılması mı?**

Bunun cevabını elbette Başkan ve ekibi verecek.

Biz buradan kendi görevimizi yapıyoruz:

Çünkü yönetmek yalnızca kürsüde anlatmak değildir.

Sahada görmek, halkın sesini duymak ve gerektiğinde o sesin rahatsız edici tarafıyla da ilgilenmektir.**

Ve belki bir sonraki televizyon yayınında başka bir sahne izleriz.

Bu kez ekran başındaki Muğlalı şöyle der:

“Başkanım, bizi, şehrimizi ne güzel anlattınız.”**

Biz de deriz ki:

Oh be!**

Demek ki Zeki Müren nihayet Muğla’yı görmüş…

Ama asıl mesele şu:

Başkan da Muğlalıyı gerçekten görmüş mü?**

Haydi selametle…

Kaynaklar: bodrumhaber.com
Haber metni ve görseller bodrumhaber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset · Bölge: Muğla/Bodrum
Yayın: 19 Eylül 2026 03:42 · Kaynak: bodrumhaber.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp