Adaylığı engellenen milletvekili: Seçimin seyrini Filistinlilerin oyları belirleyecek
İsrail'de yapılacak seçimlerde adaylığı onaylanmayan Hadash Partisi Milletvekili Ofer Cassif "Seçimin seyrini Filistinlilerin oyları belirleyecek." dedi.
İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’de Filistinlilere yönelik uygulamalarını sert bir şekilde eleştiren ve bu nedenle daha önce birçok kez Meclis’ten uzaklaştırılması yönünde karar alınan, vekilliğinin düşürülmesi için oylama yapılan Yahudi Milletvekili Cassif, şimdi de seçimlerde adaylığının engellenmesiyle karşı karşıya.
İsrail Meclisi Merkez Seçim Komitesi, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun partisi Likud tarafından verilen teklif kapsamında yapılan oylamada Filistinlileri temsil eden partilerin yanı sıra, 5 “hayır” oyuna karşı 18 “evet” oyuyla Cassif’in 27 Ekim’de yapılacak seçimlerdeki adaylığını iptal kararı aldı.
İsrail Yüksek Mahkemesi’nin seçimlere katılıp katılamayacağına ilişkin son kararı vereceği Cassif, neden seçimlere katılmalarının engellenmeye çalışıldığını anlattı.
“Netanyahu’nun gitmesi gerektiğini anlamalıyız”
Cassif, “Netanyahu iktidarda kalmak istiyor ve iktidarda kalabilmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Çünkü Netanyahu sadece kendini önemseyen suçlu bir psikopat.” ifadelerini kullandı.
Yolsuzluk davalarına ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında çıkarılan yakalama kararına işaret ederek Netanyahu’nun tutuklanmaktan çok korktuğunu vurgulayan Cassif, “İktidarda kalabilmek adına elinden gelen her şeyi yapıyor, çünkü hapse girmemenin tek yolu bu.” dedi.
Cassif, Netanyahu’nun iktidarda kalmasının yolunun ise “Filistinlilere ve kendisi gibi solculara karşı kışkırtmalar yapmak” ve kendileri gibi “gerçek muhalefeti diskalifiye etmek” olduğuna dikkati çekti.
Netanyahu’nun etrafının “en acımasız, suçlu, ırkçı ve faşistlerle” dolu olduğu değerlendirmesinde bulunan Cassif, sadece Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich değil, Likud bünyesinde de çok sayıda bu tanıma uyan insan bulunduğunu kaydetti.
Cassif, “Herkes Netanyahu’nun gitmesi gerektiğini anlamalı. Hükümeti gitmeli. Gitmezlerse, tekrar kazanırlarsa, bu ne 7 Ekim’de ne de sonrasında yaşamadığımız korkunç bir kan dökülmesine yol açabilir.” ifadelerini kullandı.
İsrail vatandaşlarının yüzde 20’sini 1948 Arapları oluşturduğunu hatırlatarak “Seçimin seyrini Filistinlilerin oyları belirleyecek.” diyen Cassif, Filistinlileri temsil eden iki liste ve iki adayın diskalifiye edildiğini belirterek, şunları söyledi:
“Oyunun seyrini değiştirecek olanın biz olduğumuzu biliyorlar ve bizi engellemek istiyorlar. Eğer oyunun dışında kalırsak, iktidarı sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Biz olmadan Netanyahu’nun çetesinin boşa çıkarılma şansı yok.”
İsrailli milletvekili, engellenmeye çalışılmalarının diğer sebebinin ise mevcut İsrail hükümetinin ideolojik meydan okumadan korkması olduğu değerlendirmesinde bulunarak “Biz buna meydan okuyoruz çünkü gerçek demokrasi, gerçek eşitlik, soykırımın, etnik temizliğin, işgalin ya da ırkçılığın olmadığı gerçek bir özgürlük sunuyoruz. Onlar ise bizim karşı çıktığımız Yahudi üstünlükçülüğüne sarılmak ve bunu sürdürmek istiyorlar.” ifadelerini kullandı.
“Tüm bu diskalifiye kararları mahkeme tarafından bozulacak”
Cassif, Likud yetkililerinin dahi, Komite tarafından verilen diskalifiye kararının Yüksek Mahkeme tarafından onaylanmayacağını bildiğini savunarak “Belki biri hariç, tüm bu diskalifiye kararlarının mahkeme tarafından bozulacağı oldukça açık.” dedi.
Netanyahu hükümetinin, İsrail’de Başsavcı ve yargının “amansız düşmanı” olduğunu dile getiren İsrailli Milletvekili, Yüksek Mahkeme’nin “engelleme” kararlarını bozacağını ve ardından hükümetin Başsavcı ve Yüksek Mahkeme’yi hedef alacağını kaydetti.
Milletvekili Cassif, “Meclisteki en fanatik, en Mesihçi faşistlerden biri, Anayasa Komitesi Başkanı Simha Rotman kararların ardından yapılan görüşmede açıkça ve dürüstçe amacın Başsavcı’ya ve Yüksek Mahkeme’ye meydan okumak olduğunu söyledi.” dedi.
“Hiçbir zaman demokratik bir yapıya ve karaktere sahip olmadı”
Kararlar çerçevesinde İsrail’in demokrasi iddiasına ve Yahudi üstünlükçülüğüne atıfta bulunan Cassif, “İsrail’de her zaman demokratik prosedürler ve demokratik unsurlar vardı. Ancak hiçbir zaman demokratik bir yapıya ve karaktere sahip olmadı.” değerlendirmesinde bulunarak, “1967’den bu yana İsrail, temel haklardan yoksun milyonlarca Filistinliyi kontrol ediyor. Sadece oy kullanma ve seçilme hakkı değil, aynı zamanda seyahat özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi… Sosyal haklardan bahsetmiyorum bile.” diye konuştu.
Cassif, “Gazze’de devam eden bir soykırım, Batı Şeria’da etnik temizlik ve İsrail içindeki Filistin vatandaşları ile demokratik Yahudilere yönelik baskılar” sürerken siyasi temsilcilere yönelik seçim yasağı kararı geldiğini kaydetti.
“Görebileceğiniz gibi, ‘Orta Doğu’daki tek demokrasi biziz’ şeklindeki bu böbürlenen unvan, eğer bu kadar trajik olmasaydı tam bir komedi olurdu.” diyen Cassif, “Lütfen işgale karşı çıkmamıza, soykırıma ve etnik temizliğe karşı çıkmamıza, İsrail hükümetinin yürüttüğü savaş suçlarına karşı çıkmamıza yardımcı olun ama lütfen aynı zamanda antisemitizme karşı da mücadele edin.” sözleriyle dünyaya destek çağrısında bulundu.
Deneyiminizi iyileştirmek, tanımlama bilgilerini, sitemizin doğru şekilde çalışmasını sağlamak, içerikleri ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sunmak ve site trafiğimizi analiz etmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz.
Kategori: Siyaset
Yayın: 25 Eylül 2026 12:51 · Kaynak: 10haber.net