Habermetrik
← Ana Sayfa
Edirne/Meriç 27 Ekim 2026 16:17 · Güncelleme 16:19
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Edirne'de çevreciler Meriç kıyısındaki kapasite artışına itiraz etti

Edirne'de çevreciler Meriç kıyısındaki kapasite artışına itiraz etti
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, Meriç kıyısındaki kum-çakıl ocağının yıllık işlem kapasitesini 10 bin tondan 396 bin tona çıkarma başvurusuna karşı dilekçe verdi
  • Dernek başkanı Ayten Eren, projenin çevresel risklerine dikkat çekti

Edirne'de çevreciler, Meriç Nehri kıyısında faaliyet gösteren kum-çakıl ocağı ve eleme şirketinin işlem kapasitesini artırma talebine itiraz etti. Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği üyeleri ve sivil toplum örgütü temsilcileri, Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne giderek itiraz dilekçelerini sundu ve basın açıklaması yaptı.

Şirket, 13 Ekim'de yaptığı başvuruda 10 bin ton olan kapasitesini yılda 396 bin tona çıkarmayı istedi. Şirketin aynı bölgede kum-çakıl çıkarma ve eleme kapasitesini artırma ile 4 beton santrali kurma başvuruları, 2022 yılında sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve çevre gönüllülerinin itirazları üzerine iptal edilmişti.

Aradan geçen 4 yılın ardından yapılan yeni kapasite artışı başvurusuna dernek de karşı çıktı. MERİÇ İÇİN RİSK UYARISIDernek başkanı Ayten Eren, kapasite artışının nehrin geleceği bakımından ciddi çevresel riskler taşıdığını söyledi.

Eren, “2022 yılında aynı şirketin kum çakıl çıkarma, eleme işlemlerinde kapasite artışı ve 4 beton santrali başvuruları Edirne STÖ'leri, meslek odaları ve çevre dostu insanların hukuk mücadelesiyle iptal ettirilmişti. Şu anda, Meriç Nehri’miz aynı nedenlerle yine tehdit altında ve o günden bu yana şirket yine devasa bir kapasite artışı talebiyle yine nehrimizin kıyısında.

Ve proje kabul görürse, ardından beton santrali projeleri de sırada bekliyor olabilir. Ayrıca nehir kıyısında beton santralleri kabul edilemez başka tahribatlara yol açabilir” dedi. Şirketin kum adacıklarının kaldırılmasıyla taşkın riskinin azalacağı ve kıyı erozyonunun önleneceği yönündeki görüşüne de değinen Eren, ticari kum-çakıl madenciliğiyle kamu yararı amacıyla yürütülen taşkın önleme çalışmalarının aynı faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Eren, “Nehir yatağından yoğun malzeme çıkarılması; taban derinleşmesi, sonucunda mevcut iki köprünün ve Arşimet Hidroelektrik Santrali’nin güvenliği açısından risk oluşturabilir. Proje tanıtım dosyasında belirtilen 32 metre talveg kotunun korunması da tek başına nehrin uzun dönemli dengesinin güvence altına alındığını göstermemektedir.

Bu nedenle taşkın riskinin gerçekten azalacağını ortaya koyan, farklı debi ve taşkın senaryolarını kapsayan bağımsız hidrolik ve jeomorfolojik değerlendirme yapılmalıdır” diye konuştu. ÇEVRESEL ETKİLER İNCELENSİNYoğun malzeme çıkarımının nehir yatağı, sediment dengesi, kıyılar, yer altı suları ve canlı yaşamı üzerindeki etkilerinin bağımsız bilimsel çalışmalarla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Eren, “Ticari kum-çakıl çıkarma faaliyetinin ‘taşkın önleme’ gerekçesiyle sunulması, çevresel etkilerinin göz ardı edilmesini haklı kılamaz.

Yoğun malzeme çıkarımının nehir yatağına, sediment dengesine, kıyılara, yer altı sularına ve canlı yaşamına etkileri, bağımsız bilimsel çalışmalarla değerlendirilmelidir. Nitekim Trakya Üniversitesi’nin (TÜ) bilim insanlarının Meriç Nehri'ndeki çalışmaları da bir önceki şirket projesinin iptali için, dayanaklardan biri olmuştu.

Nakliye, kum, çakıl çıkarma, eleme vb. birlikte oluşturacağı toz, gürültü, trafik ve kirlilik yükü de hesaba katılmalıdır” dedi. Eren, Meriç Nehri’nin su varlıkları, tarım alanları, kıyı ekosistemi ve biyolojik çeşitliliğiyle ortak yaşam kaynağı olduğunu ifade etti.

Doğal sit statüsündeki alanın kısa vadeli ticari çıkarlara feda edilemeyeceğini belirten Eren, “Anayasa'nın 56’ncı maddesi uyarınca çevreyi korumak devletin ve vatandaşların ödevidir. Yetkili kurumları, önceki yargı kararlarını ve bilimsel raporları dikkate almaya, kapasite artışı talebini reddetmeye ve bu projeye izin vermemeye çağırıyoruz.

Şirketin bir önceki projesine ilişkin ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı, derneğimizin de dahil olduğu dava sonucunda 2022 yılında iptal ettirilmişti. Mahkemenin ortaya koyduğu bilimsel eksiklikler ve T.Ü. akademik raporunda belirtilen ekolojik risklerin hiçbiri kalkmadığına göre böyle bir proje kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Ayten Eren, yetkili kurumlara çağrısını şu sözlerle sürdürdü: “Yetkili kurumları, doğal varlıklarımızı koruma yönündeki anayasal sorumluluklarını yerine getirmeye ve kapasite artışına karşı ret kararı almaya ve Meriç Nehri’nin tekrar ‘Nitelikli Korunan Doğal Sit Alanı’ statüsüne geri almaya çağırıyoruz. Doğal varlıkların korunması bir tercih değil, devletin anayasal sorumluluğudur” dedi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel · Bölge: Edirne/Meriç
Yayın: 27 Ekim 2026 16:17 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗