Çaykur Rizespor maçı Fenerbahçe’den daha zor olabilir
- Alanyaspor maçını kazandıktan sonra camiamızdaki genel kanı, fikstürde avantajlı bir sürece girdiğimiz ve 3’te 3 yaparak milli aranın ardından Fenerbahçe karşısına çıkacağımız yönünde
Alanyaspor maçını kazandıktan sonra camiamızdaki genel kanı, fikstürde avantajlı bir sürece girdiğimiz ve 3’te 3 yaparak milli aranın ardından Fenerbahçe karşısına çıkacağımız yönünde. Sokağa çıkıp sorun; büyük çoğunluk bu şekilde yorum yapacak, tahminde bulunacaktır.
Kolay fikstürden kasıt belli: Çaykur Rizespor ve Eyüpspor maçları. Eyüpspor ligin zayıf halkası. Şimdiden düşmesine kesin gözüyle bakılıyor; özellikle de Fenerbahçe’den 8 gol yedikten sonra umutsuz vaka olarak görülüyor.
Ancak son Kasımpaşa maçında gördük ki hiç pes etmiş halleri yok. Kasımpaşa, ilk 9 haftanın flaş takımlarından biri. Buna rağmen Eyüpspor’u 1-0 zor yenebildi. Benim öngörüm şu ki ilk yarının sonuna kadar arayı fazla açtırmamak için ellerinden geleni yapacaklar.
Ara transferde yüklenip ligde kalabilmek için sonuna kadar mücadele edecekler. Yani demem o ki Eyüpspor asla çantada keklik, kolay yenilebilecek bir rakip değil. Tabii öncesinde Çaykur Rizespor maçımız var. Cumartesi günü saat 16.00’da oynanacak karşılaşma, taraftar profilimize uygun bir zaman diliminde değil.
Gaziantep FK maçını aynı gün, aynı saatte 10 bin kişiye oynayabilmiştik. Çaykur Rizespor maçında da benzer bir tablo oluşursa sıkıntı. Zira bizim bu maçta mutlaka kalabalık ve coşkulu bir stadyum atmosferine, 12. adamın desteğine ihtiyacımız var.
Çaykur Rizespor, ilk 9 hafta itibarıyla en başarılı deplasman takımı. Beş maçın üçünü kazanıp birinde berabere kaldılar, sadece birini kaybettiler. TFF’nin sitesinden kontrol ettim. Deplasman puan durumunda lider durumdalar.
Futbolcu kadrosunun özelliği, teknik direktörün planları dış sahada etkili olabilmeye yönelik. Ali Sowe ve Loçi gibi çok etkili forvetleri var. Onları durdurmak, önlem almak hiç kolay değil. Yani genel puan durumu bizi yanıltmasın.
Evet, 10 puanla 13. sıradalar ve düşme hattıyla aralarında sadece 2 puan fark var. Ancak dediğim gibi tam bir deplasman takımı. Cumartesi günü bizi, en azından şu andaki Fenerbahçe takımından daha dişli bir rakip bekliyor.
Yani Çaykur Rizespor, milli aradan sonra içeride oynayacağımız Fenerbahçe maçından daha çok ciddiye almamız, karşısında çok sağlam planlar yapmamız gereken bir rakip.
“Çaykur Rizespor ile Eyüpspor’u geçeriz, Fenerbahçe’ye odaklanalım” düşüncesi bizi yanıltır. Dediğim gibi, ilk 9 haftadaki performanslara bakarak altını çiziyorum: Çaykur Rizespor maçı, Fenerbahçe maçından daha zorlu geçmeye aday.
Tamam, Fenerbahçe maçının camiamız için ayrı bir anlamı var ama ona daha vakit var. Bizim önceliğimiz, öncesindeki iki mücadele. Özellikle de önümüzdeki ilk maç.
90’lı yıllarda KEV Sefa Sirmen Tesisleri’nde uzun bir süre müdürlük görevini değerli ağabeyimiz Nuri Dirlik yapmıştı. Yeni nesil Nuri Ağabey’i bilmez; üzerinden yıllar geçti. O yıllarda PAF takımında oynayan, ardından A takıma yükselen Cenker’in babasıydı Nuri Ağabey. Epeydir görüşemiyoruz. Sağlık sorunları yaşadığını biliyorum. Allah şifa versin.
“Neden Nuri Dirlik’ten bahsettik?” diyenler olabilir. Pazartesi günü yaşadığım bir olay beni o yıllara, Nuri Ağabey’e götürdü. Malum, meslektaşımız Metin Tuncay annesini kaybetti. Cenazesi, ikindi namazını müteakip Köseköy İstasyon Camii’nden kaldırılacaktı.
Huriye annemize son görevimizi yapmak, Metin arkadaşımızın yanında olmak için cenaze törenindeki yerimizi aldık. Hafta içi olmasına rağmen kalabalık bir cemaat vardı. Kocaelispor’a gönül vermiş isimler, basından arkadaşlar ve mahalle halkı oradaydı.
Cenaze namazı için sıraya geçtik, safları oluşturduk. Sol yanımda Kocaelispor’un eski başkanı Engin Koyun, hemen onun yanında da antrenör Ufuk Öğütveren vardı. Yan yana gelişimiz tamamen tesadüftü.
Malum, Engin Başkan görevi bıraktıktan sonra bir haberle ilgili sorun yaşamıştık. Gönderdiği mesajda beni Allah’a havale etmiş ve “Mahşerde hesaplaşırız” demişti. Gerçi 5-6 ay sonra karşılıklı mesajlaştığımızda yaptığım haberin arkasında olduğumu dile getirdim.
Kızgınlığı geçmişti. Kinci olmadığını yazıp “Allah yolunu açık etsin” demişti. Bir anlamda barışmıştık. Ama işin helalleşme kısmı kalmıştı. Çünkü hiç yüz yüze gelememiştik. Metin Tuncay’ın annesinin cenazesi buna vesile oldu.
Cenaze namazı bitince Engin Koyun’a elimi uzatıp “Hakkınızı helal edin” dedim. Hakkını helal etti, benden de helallik istedi. Hemen yanındaki Ufuk Öğütveren ile de geçmişte yaşadığımız bir olay yüzünden uzun süre konuşmamıştık.
2-3 yıl kadar önce barışmıştık, bir araya da geliyoruz. Fırsat bu fırsat, onunla da helalleştik. Hesapları öbür tarafa bırakıp uğraşmaktansa bu dünyada helalleşmek lazım.
Gelelim Nuri Dirlik meselesine. “Ne alaka?” diyenleri görür gibiyim. Çok alaka. Bilenler bilir. O dönemde Nuri Ağabey ile Güvenç Kurtar’ın arası bir olay yüzünden açıktı, konuşmuyorlardı. Düşünün, biri takımın teknik direktörü, biri tesisler müdürü.
Küslük olur mu hiç? Bir gün baktık ki sohbet ediyorlar. Şaşırmaktan çok sevindik. Nasıl olduğunu sorduğumuzda, “Cuma namazında aynı safta kaldık, çıkışta helalleştik, barıştık” yanıtını verdiler. İnancımıza göre ne o gün Nuri Ağabey ile Güvenç Hoca’nın ne de bugün Engin Koyun, Ufuk Öğütveren ve Hayrettin Albayrak’ın aynı safta buluşması tesadüftü. Her şeyin arkasında ilahi bir irade, hikmet ve tevafuk vardır.
İlimizde futboldan sonra en fazla ilgi gören spor branşı basketbol. Süper Lig’de iki temsilcimiz var. Kağıtspor, 2. Lig’de boy gösteriyor. Yerel liglerde ve yaş kategorilerinde de ciddi bir yoğunluk söz konusu. Ancak gelin görün ki 7 Ağustos’tan bu yana, yaklaşık üç aydır il temsilciliği görevlendirmesi yapılamadı.
Serkan Dağdelen’in istifası sonrasında önce Cüneyt Kozluca’nın adı geçti ama onay görmedi. Ardından, 28 Ağustos’ta Gençlik ve Spor, Engin Süleyman Simoğlu’nun adını federasyona gönderdi ama o da uygun bulunmadı.
Gündeme gelen isimlerin bazılarını Gençlik ve Spor, bazılarını federasyon kabul etmiyor, adaylarla vedalaşılıyor. Böyle olunca da yeni il temsilcisi bir türlü atanamıyor. Bildiğim kadarıyla üç ay önce görevi bırakan Serkan Dağdelen, işler aksamasın diye yardımcı oluyor.
İl Tertip ve Hakem kurulları da destek sağlıyor, işler bir şekilde yürüyor. Ama böyle nereye kadar? İki tarafın da onay vereceği, üzerinde uzlaşacağı ismi bulmak o kadar mı zor? Bir an önce atama yapılmalı, basketbolun il temsilcisi görevine başlamalı.
Bana, “Kimin olmasını istersin?” diye sorsalar hiç tereddüt etmeden yanlıştan dönülmesinin, Serkan Dağdelen ile yola devam edilmesinin en doğru seçenek olduğunu söylerim. Kent basketbol kamuoyunun genelinin beklentisinin de bu yönde olduğunu biliyorum.
TBF isterse Dağdelen’in görevine geri dönmeye olumlu bakacağına da inanıyorum. Serkan kardeşim görevi gayet iyi götürüyordu, birileri onu istifaya zorladı. Ama görüyoruz ki yerine üç aydır bir isim bulunamadı. İyisi mi başa dönülsün, Serkan Dağdelen bıraktığı yerden devam etsin.
Yazar Hayrettin Albayrak - --- Yazdır
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
İzmit Sanayi Mahallesi'nde bulunan akaryakıt istasyonumuzda 3 vardiya çalışacak 20-45 yaş arası Tecrübeli/ tecrübesiz MARKET VE YAKIT SATIŞ GÖREVLİS...
İlanlarınız hem gazete hem de internet sitemizde eş zamanlı yayınlanmaktadır. * Gün sayısı artıkça indirimlerimiz mevcuttur. * İlan metninize en uygun ebat için tarafınıza en kısa sürede geri dönüş sağlanacaktır.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Spor · Bölge: Edirne/Süloğlu
Yayın: 27 Ekim 2026 15:06 · Kaynak: ozgurkocaeli.com.tr, Özgür Kocaeli