Düzce TSO’da Yeni Dönem!
- Düzce Ticaret ve Sanayi Odasının (DTSO) kuruluşu; devrin Belediye Başkanı Afer Tütüncüoğlu, Başkan Vekili İrfan Kazukoğlu, üyeler Zekeriya Altan, Mahmut Tekin ve Hilmi Kuyumcu tarafından 20 Nisan 1959 tarihinde gerçekleştirilmiştir
Düzce Ticaret ve Sanayi Odasının (DTSO) kuruluşu; devrin Belediye Başkanı Afer Tütüncüoğlu, Başkan Vekili İrfan Kazukoğlu, üyeler Zekeriya Altan, Mahmut Tekin ve Hilmi Kuyumcu tarafından 20 Nisan 1959 tarihinde gerçekleştirilmiştir. DTSO’da sırasıyla; Ahmet Güney (1981-1984), Mehmet Bakan (1991-1993), Şaban Yılmaz (1993-1995), Ümit Özmen (2001-2005), Metin Büyük (2005-2009), Fahri Çakır (2013-2018), Tuncay Şahin (2018-2022) ve Erdoğan Bıyık (08.10.2022-18.10.2026) başkanlık görevini yürüttüler.
18.10.2026’da yapılan DTSO seçimlerinde ise İshak Şengüloğlu, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi.
Yerel Ekonomik Kalkınmada Sinerjinin Gücü: Düzce TSO, Akademi ve Eğitim Üçgeni!
Geçtiğimiz hafta (18 Ekim 2026) gerçekleştirilen seçimlerle Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen İshak Şengüloğlu’nu, Meclis Başkanı Ümit Yıldırım’ı ve yönetim kurulu üyelerini tebrik eder; şehrimizin iktisadi hayatına yön verecekleri bu yeni dönemde kendilerine başarılar dilerim. TSO gibi kurumların sevk ve idaresi, ardında büyük bir sorumluluk ve vebal barındıran; ancak zaman doğru yönetildiğinde bir şehrin makus talihini değiştirebilecek nitelikte vizyoner makamlardır.
5174 sayılı Kanun çerçevesinde ticaret ve sanayi odaları; meslek ahlakını, disiplini ve dayanışmayı korumak, piyasa dinamiklerini takip ederek ticari teamülleri karara bağlamak, laboratuvarlaşma, belgelendirme, fuar organizasyonları ve organize sanayi bölgelerinin tesisi gibi makro düzeyde yapısal görevleri üstlenmektedir.
Düzce özelinde bakıldığında DTSO, yalnızca büyük ölçekli sanayicilerin değil, kent ekonomisinin omurgasını oluşturan küçük ve orta ölçekli esnafın da yarıdan fazlasını bünyesinde barındıran kapsayıcı bir çatı örgütüdür. Dolayısıyla odanın attığı her adım, kentin maddi ve manevi refah düzeyini doğrudan etkileme gücüne sahiptir.
Peki, yapısal kalkınma süreçlerinde bir kentin orta ve uzun vadeli geleceğini inşa eden esas dinamikler nelerdir? İktisat literatüründe ve kalkınma sosyolojisinde kabul gören yalın bir gerçek vardır: Bir bölgenin sürdürülebilir kalkınmasını sağlayan iki temel taşıyıcı sütun, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve o kentin üniversitesidir.
Bu bağlamda sormamız gereken kritik soru şudur: Bugün eğitim sıralarında oturan gençlerin yarın karşımıza ya bir "çalışan/profesyonel" ya da bir "işveren/girişimci" olarak çıkacağı gerçeği karşısında, Ticaret ve Sanayi Odası bu denklemin neresinde konumlanmalıdır?
Cevap, asli görevlerin ötesine geçerek geliştirilecek "ortak akıl ve kurumsal sinerji" modelinde gizlidir. DTSO; geleceğin işçisini, teknikerini, mühendisini ve hukukçusunu yetiştiren Millî Eğitim ve Düzce Üniversitesi ile entegre bir biçimde hareket etmek mecburiyetindedir.
Çünkü beşeri sermayenin kaynağı da geleceğimiz de burasıdır. Bu kapsamda DTSO; İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği yaparak dezavantajlı ancak yüksek potansiyelli (zeki ve dar gelirli) öğrencilerin tespiti ve desteklenmesi süreçlerine rehberlik edebilir.
Aynı şekilde, Düzce Üniversitesi ile sanayi-akademi iş birliği köprülerini tahkim ederek hem akademinin sorunlarına iş dünyası perspektifinden çözümler sunabilir hem de iş dünyasının ihtiyaç duyduğu Ar-Ge ve inovasyon desteğini üniversite kanalıyla temin edebilir.
Düzce’nin çehresini değiştirecek sosyo-ekonomik gerçekler!
Üzerinde durulması gereken bir diğer sosyo-ekonomik gerçeklik ise istihdamın niteliği ve iş gücü piyasasındaki refah dağılımıdır. Kentimizdeki fabrikalarda ve iş yerlerinde çalışan iş gücünün kayda değer bir kısmının asgari ücret seviyesinde istihdam edildiği yönündeki gözlemler, oda yönetiminin de masasında yer almalıdır.
Bazı iş kollarının barındırdığı yüksek meşakkat ve harcanan emek, ücret politikasında farklılaşmayı ve adil bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. "Bu iş TSO’nun işi mi?" sorusuna verilecek rasyonel cevap; ticari ve sınai hayatın sürdürülebilirliğinin, o hayatı var eden insan unsurunun (işveren ve çalışan dengesinin) huzuruna bağlı olduğudur.
Dolayısıyla emeğin değerini ve niteliğini artıracak projeler geliştirmek, DTSO’nun kurumsal misyonunun doğal bir uzantısıdır.
DTSO’nun yeni lider kadrosu; uzun yıllardır iş dünyasının mutfağında yetişmiş, sahanın ve sanayicinin problemlerini bizzat tecrübe etmiş isimlerden oluşmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki bölgesel kalkınma yalnızca finansal sermaye ile açıklanamaz; sosyal sermaye ve kurumlar arası diyalog da bir o kadar kıymetlidir.
Sivil toplum kuruluşları, millî eğitim, üniversite, sanayi tesisleri ve siyaset mekanizması bir araya gelerek, gelecek endişesi taşımadan ve rasyonel/doğru ilkeler etrafında kenetlenirse köklü bir zihniyet dönüşümü tetiklenebilir.
Bu vizyoner ve samimi yaklaşım, Düzce’nin çehresini değiştirebilecek yegane anahtardır. Emanet edilen bu önemli görevlerin hakkıyla yerine getirilmesi, şehrimizin geleceğine bırakılacak en güzel miras olacaktır. Hoşça kalın.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 28 Ekim 2026 06:52 · Kaynak: duzceninsesi.com.tr