Habermetrik
← Ana Sayfa
08 Kasım 2026 21:04
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Kadınlar Bandosu: Giresun’un ön Bahçesinde Oynayan Kız çocukları

Kadınlar Bandosu: Giresun’un ön Bahçesinde Oynayan Kız çocukları
Görsel kaynağı: yesilgiresun.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Yeşilgiresun gazetesinin önceki sayılarında yayınlanan “Giresun’un Arka Bahçelerinde Oynayan Kız Çocukları” başlıklı yazılarımızda, şehrimizin acı bir sosyolojik gerçeğini açık kalplilikle masaya yatırmaya çalışmıştık

Yeşilgiresun gazetesinin önceki sayılarında yayınlanan “Giresun’un Arka Bahçelerinde Oynayan Kız Çocukları” başlıklı yazılarımızda, şehrimizin acı bir sosyolojik gerçeğini açık kalplilikle masaya yatırmaya çalışmıştık. Fındık bahçelerinden aile içi miras paylaşımlarına kadar, Giresun’un her kesiminde kız çocuklarının ve kadınların Anayasal hakkı olan miras paylarından ilkel zihniyetlerle ve geleneksel baskılarla nasıl mahrum bırakıldığını, o "arka bahçelerde" yaşanan adaletsizlikleri örnekleriyle anlatmaya çalışmıştık.

Ancak karanlığa ağıt yakmak yetmez; doğrusu ışığın doğduğu yere de bakmak gerekir. Bu defa yönümüzü şehrin gölgede kalan arka bahçelerinden, güneşin ve sevginin tam kalbine, Giresun’un ön bahçelerine çeviriyoruz. Çünkü bugün o ön bahçede; kendilerini sınırlayan geleneksel rolleri reddeden, ellerinde enstrumanlarıyla ritim tutan ve istediklerinde neleri başarabileceklerini gösteren gurur dolu kadınlarımız, kız çocukları gibi coşkuyla ön bahçeleri panayır yerine çeviriyorlar.

Bugün Giresun sokaklarında yankılanan bu ses, Giresun Kadınlar Bandosu’nun sesidir.

Halen bünyesinde 25 yürekli kadını barındıran kadınlar bandomuz, kartvizitlerin ve unvanların ötesinde muazzam bir kadın dayanışmasının eseridir. Aralarında ev hanımları, akademisyenler, öğretmenler, işçiler, hemşireler, emekliler, sosyal hizmet uzmanları ve memurlar yer alıyor.

Yaş ortalaması 55 civarında olsa da gösterilerini izlediğinizde 18 gibi durduklarını kabul etmeliyiz. Hiçbir maddi karşılık beklemeden, tamamen gönüllülük esasıyla bir araya gelen bu ekip, kostümlerinden enstrümanlarına kadar tüm masraflarını kendi içlerinde karşılıyor.

Gönüllü bir sivil toplum kuruluşu olan Can Akengin Bilgi Yurdu çatısı altında varlığını sürdüren bando için Başkan Sayın Gürsel Ekmekçi’nin kurduğu şu cümle her şeyi özetliyor: “Gördüğüm en adanmış ekip.”

Gerçekten de haftada bir gün aksatmadan çalışma yapan bu kadınların bazıları gençlik yıllarında okul bandolarında yer almış; bazıları ise maddi zorluklar nedeniyle bando tecrübesi yaşayamamışlar. Nihayetinde bugün hepsi birlikte tek yürek, tek ses olmayı başarıyor.

Giresun kadınının tarihsel mirasında var olan kendine güven, cesaret ve üretkenlik kültürü, bu bando ile adeta görünür bir anıta dönüşmektedir. Karadeniz’in çetin doğasıyla, hırçın dalgalarıyla ve dik yamaçlarıyla mücadele ederek büyüyen Giresun kadını, hayatın her alanında zaten üretimde ve yaşamın merkezindedir.

Millî Mücadele döneminden bugüne uzanan Karadeniz kadınının direnci, bugün Giresun Caddelerinde sanata, uyuma ve kolektif bir özgüvene dönüşmektedir.

Onlar, kendilerine pasif roller biçmeye çalışan geleneksel zihniyetlere en çarpıcı en estetik ve en güzel yanıtı trampetlerinden yükselen sesle veriyor:

“Biz buradayız, hayatın tam ortasındayız!”

19 Eylül Atatürk’ün Giresun’a gelişi yıldönümünde, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, 23 Nisan’da, 19 Mayıs’ta ve yılbaşlarında Gazi Caddesi’ne çıktıklarında etraflarını kuşatan binlerce kişinin coşkusu görülmeye değer. Onlar yalnızca trampet çalmıyor, Gazi Caddesi’nin parke taşlarında Cumhuriyetin, özgürlüğün ve eşitliğin ritmini adımlıyorlar.

Bandonun belki de en önemli yönlerinden birisi de, kadınları bir araya getiren şeyin meslekleri, yaşları veya toplumsal statüleri değil, ortak bir üretme ve paylaşma iradesi olmasıdır. Bir akademisyen ile bir ev hanımı, bir öğretmen ile bir hemşire, bir memur ile bir emekli aynı sırada duruyor; aynı ritmi tutuyor ve aynı hedef için emek veriyor.

Burada kimsenin kartviziti yok, statü yok ve her şeyden önemlisi protokol yok.

Orada yalnızca emek, disiplin ve dayanışma var.

Bu nedenle Giresun Kadınlar Bandosu sıradan bir müzik etkinliği olarak görülmemelidir. Onların yaptığı iş, kadınların kamusal alandaki görünürlüğü açısından da anlam taşımaktadır. Çünkü sokak yalnızca erkeklerin, makamların veya resmi kurumların alanı değildir.

Sokaklar herkesindir.

Gazi Caddesi de herkesindir.

Ve bu kadınlar bunu bir söylemle değil, bizzat yaşayarak göstermektedirler.

Cumhuriyetin kadınlara kazandırdığı hakların gerçek anlamı da burada ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de kadınların kamusal ve siyasal yaşama katılımı Cumhuriyetin ilk yıllarında önemli hukuki adımlarla güçlendirilmiş; 1930’da belediye seçimlerinde, 1933’te köylerde ve 5 Aralık 1934’te milletvekili seçimlerinde kadınların seçme ve seçilme hakları tanınmıştır.

Atatürk’ün 1923 yılında söylediği “Şuna inanmak gerekir ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.” sözü, kadının toplumdaki rolüne ilişkin Cumhuriyet anlayışının güçlü ifadelerinden biridir.

Bugün Gazi Caddesi’nde yürüyen Kadınlar Bandosunu bu tarihsel perspektiften okumak gerekir.

Onların bellerindeki trampetler ve ellerindeki bagetler yalnızca bir müzik aleti değil; Cumhuriyetin kadına açtığı kamusal alanın bugünkü sembollerinden biridir.

Çünkü onlar eşitliği anlatmıyor; eşitliği yaşıyorlar.

Kadın dayanışmasını tarif etmiyor; dayanışmanın kendisini oluşturuyorlar.

Sanatın ve üretmenin kadınlar için de doğal bir hak olduğunu anlatmıyor; sokağın ortasında sanat üretiyorlar.

Bir başka açıdan; belki de, bu hikâyenin en güzel tarafı çocuklardır.

Gazi Caddesi’nde bandoyu izleyen küçük bir kız çocuğu, kadınların her yaşta yeni şeyler öğrenebileceğini, sanat üretebileceğini, toplumun önünde yer alabileceğini ve birlikte hareket ederek büyük işler başarabileceğini kendi gözleriyle görüyor.

Belki o çocuk yıllar sonra bir doktor, öğretmen, mühendis, sanatçı, akademisyen veya bambaşka bir mesleğin sahibi olacak. Ama çocukluğunda bir gün Gazi Caddesi’nde yürüyen kadınları hatırlayacak ve belki de kendi çocuğuna:

“Ben kadınların her şeyi başarabileceğini ilk kez orada gördüm” diyecek.

İşte toplumların dönüşümü bazen böyle başlar. Bir kuşağın yaptığı iş, başka bir kuşağın hayal sınırlarını genişletir. Bu nedenle Giresun Kadınlar Bandosu yalnızca bugünün değil, geleceğin de hikâyesidir.

Giresun’un kültürel zenginliği yalnızca fındığından, denizinden, kalesinden, tarihi mahallelerinden ve türkülerinden ibaret değildir. Bir şehrin kültürel kimliğini, o şehirde yaşayan insanların ürettiği yeni değerler de oluşturur.

Giresun Kadınlar Bandosu da bu anlamda şehrimizin kültürel hafızasında yer almayı hak eden özgün bir oluşumdur.

Toplumsal cinsiyet eşitliği yalnızca yasa maddeleriyle değil, hayatın tam ortasında, sokakta, sanatla ve dayanışmayla inşa edilir. Giresun’un arka bahçelerinde hakları zedelenen kız çocuklarının burukluğu, ön bahçede gururla trampet çalan ve üreten kadınlarımızın coşkusuyla yeniden umuda dönüşebilir.

Emekleriyle, adanmışlıklarıyla ve Cumhuriyet kadınına yakışan dik duruşlarıyla Giresun Kadınlar Bandosu’nun her bir üyesini yürekten alkışlıyorum.

Onlar çaldıkça; eşitliğin, özgürlüğün ve kadın emeğinin sesi Giresun’un dağlarında, denizinde ve arka bahçelerinde yankılanmaya devam edecek.

Böylelikle; Giresun’un arka bahçelerinde susmak zorunda bırakılan kız çocuklarının geleceği, Giresun’un ön bahçelerinde özgürce yürüyen kadınların ayak sesleriyle değişecektir.

Çalın kadınlar! Yürüyün! Gazi Caddesi sizin de caddenizdir. Bu şehir sizin de şehrinizdir. Bu Cumhuriyet sizin de Cumhuriyetinizdir.

Ve o ritim hiç durmasın.

Çünkü siz çaldıkça, Giresun’un ön bahçesinde Cumhuriyet biraz daha güzelleşiyor.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yesilgiresun.com.tr
Haber metni ve görseller yesilgiresun.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Hava
Yayın: 08 Kasım 2026 21:04 · Kaynak: yesilgiresun.com.tr
Kaynağı Oku ↗