Habermetrik
← Ana Sayfa
28 Ekim 2026 06:15
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

COP31 öncesi karbon piyasaları masaya yatırıldı

COP31 öncesi karbon piyasaları masaya yatırıldı
Görsel kaynağı: anayurtgazetesi.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, “Sıfır Emisyon mu, Emisyon Ticareti mi?

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde iklim politikalarının ekonomik, çevresel ve toplumsal etkilerini ele alan kapsamlı bir rapor hazırladı. Raporda karbon piyasalarından net sıfır hedeflerine, kentleşmeden atık yönetimine kadar birçok başlık değerlendirilirken, iklim değişimiyle mücadelede kamusal planlama ve bilimsel yaklaşımın önemine dikkat çekildi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, “Sıfır Emisyon mu, Emisyon Ticareti mi? Karbon Piyasalarının Gölgesinde COP31” başlıklı değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaştı.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar'ın açıklamalarıyla tanıtılan raporda, uluslararası iklim politikalarının gelişimi, küresel emisyon verileri, karbon ticareti ve Türkiye'nin yeşil dönüşüm sürecinde karşılaşabileceği ekonomik ve hukuki etkiler ele alındı. Raporun ayrıntılarını ise TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi ve Meteoroloji Mühendisi İsmail Küçük aktardı.

Toplantıda iklim değişimiyle mücadelede doğal varlıkların korunması, üretim ve tüketim politikalarının yeniden değerlendirilmesi ve kamu yararının gözetilmesi gerektiği vurgulandı.

“KÜRESEL EMİSYONLAR AZALMADI, ARTTI” COP sürecinin 1995 yılından bu yana devam ettiğini hatırlatan Çakar, geçen otuz yılı aşkın sürede Kyoto Protokolü'nün yürürlüğe girdiğini, Paris İklim Anlaşması'nın imzalandığını ve karbon piyasalarının oluşturulduğunu söyledi. Ancak bu gelişmelere rağmen küresel sera gazı emisyonlarının azalmadığını vurguladı.

Raporda yer alan verilere göre küresel emisyon miktarının 1995 yılında yaklaşık 33 milyar ton seviyesindeyken 2025 yılında 54 milyar tona yükseldiğini belirten Çakar, “Asıl tartışma; iklim değişimini gerekçe göstererek oluşturulan politikalardan kimin yarar sağladığı ve kimin bedel ödediğidir” dedi.

İklim politikalarında ülkelerin tarihsel sorumluluklarının ve kişi başına düşen emisyon miktarlarının dikkate alınması gerektiğini söyleyen Çakar, karbon piyasalarının küresel eşitsizlikleri derinleştirebileceğine dikkat çekti.

YEŞİL DÖNÜŞÜMÜN MALİYETİNİ KİM ÖDEYECEK? Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmasının diplomatik açıdan önemli olduğunu ancak zirve sonrasında ortaya çıkabilecek ekonomik ve hukuki sonuçların da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çakar, karbon vergileri, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemlerinin sanayi kuruluşlarını, ihracatçı sektörleri ve enerji üretimini doğrudan etkileyeceğini söyledi.

Yeşil dönüşümün maliyetlerinin kimler tarafından karşılanacağının açıklığa kavuşturulmasını isteyen Çakar, bu yükün sanayiciye, üreticiye, çiftçiye ve yurttaşlara yansıtılabileceği uyarısında bulundu.

“NET SIFIR BİR İLLÜZYONDUR” Raporun ayrıntılarını aktaran TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi ve Meteoroloji Mühendisi İsmail Küçük, net sıfır politikalarının mevcut uygulamalarını eleştirdi. Emisyonların kaynağında azaltılması gerektiğini vurgulayan Küçük, karbonun atmosfere salındıktan sonra farklı yöntemlerle geri kazanılmasına dayanan uygulamaların teknik ve ekonomik sorunlar taşıdığını savundu.

Ormanların ve doğal alanların karbon yutak alanı olarak finansal mekanizmalara dahil edilmesini de eleştiren Küçük, bu uygulamaların doğal varlıkları ticari araçlara dönüştürdüğünü ileri sürdü.

Atmosferden karbon yakalama teknolojilerinin yüksek enerji ihtiyacına dikkat çeken Küçük, “Net sıfır bize bir illüzyondur” diyerek mevcut yaklaşımın gerçek emisyon azaltımından çok karbon ticaretini büyüttüğünü savundu.

“HER AFETİN NEDENİ İKLİM DEĞİL” Çevre sorunlarının yalnızca iklim değişimine bağlanmasına karşı çıkan TMMOB, yanlış kentleşme ve arazi kullanım politikalarının doğal olayları afete dönüştürdüğüne dikkat çekti.

Çakar, plansız kentleşme, su havzalarının tahribi, orman alanlarının daraltılması ve altyapı eksikliklerinin birçok çevre sorununun temelinde bulunduğunu söyledi. Dere yataklarının yapılaşmaya açılması ve su kaynaklarının kontrolsüz tüketilmesinin sonuçlarının yalnızca iklim değişimiyle açıklanamayacağını belirtti.

İsmail Küçük ise kentlerin iklime direnmek yerine bulundukları coğrafyanın doğal koşullarıyla uyumlu biçimde planlanması gerektiğini ifade etti. Enerji, ulaşım, madencilik ve arazi kullanım kararlarının toplam çevresel etkilerinin dikkate alınmasını istedi.

SIFIR ATIK VE ULAŞIM POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ TMMOB'nin raporunda sıfır atık uygulamaları da ele alındı. Çakar, atık yönetiminde asıl başarının toplanan veya geri kazanılan atık miktarıyla değil, atık üretiminin azaltılmasıyla ölçülmesi gerektiğini söyledi.

İsmail Küçük, Türkiye'de yaklaşık 1,2 milyon ton atık ithal edildiğini belirterek atık toplayıcılarının mevcut sistemde yeterince dikkate alınmadığını ifade etti.

Türkiye'nin emisyon azaltım hedeflerini de değerlendiren Küçük, yük taşımacılığının yaklaşık yüzde 85-90'ının karayoluyla gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Ulaşım ve enerji politikalarında yapısal dönüşüm sağlanmadan fosil yakıt tüketimini azaltma hedeflerine ulaşılmasının güç olduğunu savundu.

TMMOB COP31'İN RESMİ PROGRAMINDA OLMAYACAK TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, COP31'in daha önce şekillenmiş politikalara meşruiyet kazandıran bir platform olduğunu savunarak Birliğin zirvenin resmi programında ve organizasyon kapsamındaki yan etkinliklerde yer almayacağını açıkladı.

Buna karşın alınacak kararların toplumsal etkilerini izlemeyi sürdüreceklerini belirten Çakar, resmi program dışındaki alternatif etkinliklerde bilim insanları, meslek örgütleri ve sivil toplum temsilcilerinin çalışmalarını önemsediklerini söyledi.

Çakar, TMMOB'nin yaklaşımını şu sözlerle özetledi:

“İklim değişimi bilimsel gerçektir. Ancak çevre sorunlarının çözümü, karbon piyasalarının ve finansal araçların insafına bırakılamaz. Çözüm; kamusal yararı esas alan, bilime dayalı, toplumun ve doğanın çıkarlarını birlikte koruyan politikalardadır.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: anayurtgazetesi.com
Haber metni ve görseller anayurtgazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 28 Ekim 2026 06:15 · Kaynak: anayurtgazetesi.com
Kaynağı Oku ↗