Kabe’nin Yetimi, Bütün Çağların Babası O'nu (s.a.s) Yeniden Tanımak
- Denizli/Bekilli: Kabe’nin Yetimi, Bütün Çağların Babası O'nu (s.a
İnsanlığın manevi bir buhranda olduğu tuhaf bir çağdan geçiyoruz. Gökdelenlerimiz bulutları deliyor ama insanlığımız yerin dibinde can çekişiyor. İşte tam böyle bir savrulmanın ortasında, takvim yaprakları bize yeniden bir doğuşun miladını, Mevlid-i Nebi’yi hatırlatıyor.
Fakat dürüst olmak gerekirse; biz O'nun (s.a.s) doğumunu, asırlardır kandil simitlerine, cep telefonlarından atılan kopyala-yapıştır mesajlara ve sadece o geceye mahsus bir hüznün içine hapsettik. Oysa Mevlid, bir tarihi anmak değil, o tarihi bugünün sokağına, ticaretine, aile hayatına yeniden indirme çabası olmalıydı.
Çünkü Kur’an-ı Kerim, O’nu bize bir "mitolojik bir kahraman" veya ulaşılamaz bir "melek" olarak değil; çarşıda pazarda dolaşan, yemek yiyen, ağlayan, sevinen ve "Andolsun ki Allah’ın Resulünde sizin için en güzel bir örnek (Üsve-i Hasene) vardır" (Ahzâb, 21) ayetiyle hayatımızın tam merkezine yerleştirilen bir rehber olarak sunar. Gelin bu mevlid gecesinde O'nu anlamaya, kelimelerin kifayetsiz kaldığı onun muazzam şemailinden (fiziksel ve ahlaki portresinden) başlayalım.
İslam irfanı asırlardır bizi "Şemail" ve "Hilye" metinleriyle gerçek bir güzelliğin, Hz. Peygamber'in (s.a.s) şahsiyetinin etrafında topladığını aktarır. Onun dış görünüşü (halkı) ile iç dünyası (hulku) arasında muazzam bir denge vardır.
Hz. Ali (r.a.) ve Hind b. Ebî Hâle'nin (r.a.) nakillerinden gelen bu tablo, sıradan bir biyografi değil, ruhumuza ve hayatımıza yön verecek bir düsturdur. O'nun şemailini okumak, sadece geçmişte yaşamış bir güzelliğe hayran olmak değil; bugünün kabalaşan, bencilleşen ve yüzeyselleşen dünyasında "yeniden insan olma sanatı" nı iliklerimize kadar hatırlatmaktadır.
Klasik şemail kitaplarımızda Hz. Ali ve Hind b. Ebî Hâle (r.a), Allah Resulü’nün o mübarek simasını anlatırken kelimeleri adeta kuyumcu terazisinde tartarak seçerler idi; Derler ki: "Ne aşırı uzun ne de kısa boyluydu. Yüzü, ayın on dördü gibi parlardı.
Saçları hafif dalgalıydı. Gözleri siyah, kirpikleri uzundu. Yürürken ayaklarını sürüyerek değil, yere sağlam basarak ve adeta yokuş aşağı iniyormuşçasına vakarla, hafif öne eğilerek ve hızlıca yürürdü."
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 24 Ağustos 2026 13:03 · Kaynak: gazetesehir.com