Uzmanından uyarı: “Kilo değil, hastalık olabilir!”
- Yıllarca diyet yapmasına rağmen bacaklarındaki kalınlıktan kurtulamayan, kilo verdiğinde yüzü, beli ve karın bölgesi incelirken bacaklarında belirgin bir değişiklik göremeyen kadınların yaşadığı sorun, yalnızca kilo fazlalığından kaynaklanmayabilir
Yıllarca diyet yapmasına rağmen bacaklarındaki kalınlıktan kurtulamayan, kilo verdiğinde yüzü, beli ve karın bölgesi incelirken bacaklarında belirgin bir değişiklik göremeyen kadınların yaşadığı sorun, yalnızca kilo fazlalığından kaynaklanmayabilir. Yıllarca verilen kilolara rağmen değişmeyen bacak görünümü, beraberinde gelen ağrı, hassasiyet ve kolay morarma gibi belirtiler, kadınların yaşam kalitesini etkileyebilen lipödemin habercisi olabiliyor.
Özellikle kadınlarda görülen ve çoğu zaman obeziteyle karıştırılan lipödem, vücutta orantısız yağ dokusu birikimiyle kendini gösterirken, beraberinde ağrı, dokunmaya karşı hassasiyet ve kolay morarma gibi şikâyetlere de neden olabiliyor. Orantısız yağlanma, el ve ayakların etkilenmemesi, ağrı ve hassasiyet, kolay morarma, diyet ve spora direnç gibi temel belirtileri olan Lipödem, ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor.
Toplumda yeterince bilinmeyen bu hastalığa ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Op. Dr. Ahmet Okyay, kadınlara belirtilere karşı dikkatli olma çağrısında bulundu. Diyet ve egzersize rağmen bacaklardaki kalınlığın azalmaması, ağrı, hassasiyet ve kolay morarma gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Op.
Dr. Okyay, “Her kalın bacak obezite değildir. Yıllarca diyet yapmasına rağmen bacakları incelmeyen kadınların yaşadığı sorun lipödem olabilir” diyerek uyarılarda bulundu. Yıllarca diyet yapan, spor yapan ancak özellikle bacak bölgesinde istediği incelmeyi sağlayamayan kadınların kendilerini suçlamaması gerektiğini belirten Op.
Dr. Okyay, her kalın bacağın obezite anlamına gelmediğini vurguladı.“86 YILDIR BİLİNİYOR, HALA OBEZİTEYLE KARIŞTIRILIYOR?”İlk kez 1940 yılında tanımlanan lipödem hastalığının aradan geçen 86 yıla rağmen hâlâ yeterince tanınmadığına dikkat çeken Op.
Dr. Okyay, “Özellikle kadınlarda görülen hastalık, bacaklarda ve bazı vakalarda kollarda vücudun diğer bölgeleriyle orantısız yağ dokusu artışı şeklinde ortaya çıkabiliyor. Hastalığın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise kişinin kilo vermesine rağmen etkilenen bölgelerde beklenen incelmenin gerçekleşmemesi.
Lipödem yaşayan kadınlar, çoğu zaman uzun süre kilo problemi yaşadıklarını düşünerek farklı diyet programlarına başvurabiliyor. Ancak kilo kaybına rağmen bacaklardaki görünümün değişmemesi, hastaların hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorlanmasına yol açabiliyor.
Üstelik bu süreçte yaşanan ağrı, hassasiyet ve morarmalar da zaman zaman sıradan kilo problemlerinin bir parçası olarak değerlendirilebiliyor” dedi. Bir kadın kilo verdiğinde yüzü, karnı ve bel çevresi incelirken bacakları aynı kalıyorsa, burada yalnızca obezitenin düşünülmemesi gerektiğine dikkat çeken Op.
Dr. Okyay, Bunların yanında bir de ağrı, dokunmaya karşı hassasiyet ve kolay morarma varsa lipödem açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “DİYET YAPIYOR AMA BACAKLARI BİR TÜRLÜ İNCELMİYORSA DİKKAT!”Lipödemin en önemli işaretlerinden birinin, vücudun üst ve alt bölümleri arasındaki orantısız görünüm olarak öne çıkması olduğunu aktaran Op.
Dr. Okyay, “Kişi diyet ve egzersizle kilo kaybedebilirken, lipödemden etkilenen bölgelerdeki yağ dokusu aynı oranda azalmayabiliyor. Bu durum, kadınların yıllarca sonuç alamadıkları diyet programlarına devam etmelerine ve sorunun kaynağını fark etmekte gecikmelerine neden olabiliyor” dedi.
Op. Dr. Okyay, lipödem şüphesinde özellikle beş belirtinin dikkate alınması gerektiğini belirterek kadınların kendi vücutlarındaki değişimleri gözlemlemelerinin önemine işaret etti. LİPÖDEMİN 5 ÖNEMLİ BELİRTİSİLipödem açısından değerlendirilmesi gereken başlıca belirtilere de değinen Op.
Dr. Okyay, bunları şöyle sıraladı: Diyete rağmen incelmeyen bacaklar: Kişi kilo vermesine rağmen bacaklarındaki kalınlıkta belirgin bir azalma olmayabilir. Vücutla orantısız bacak görünümü: Bacaklar, vücudun üst kısmına göre belirgin şekilde daha kalın olabilir.
Dokunmaya karşı hassasiyet: Bacaklarda ağrı, hassasiyet ve dokunulduğunda rahatsızlık hissi görülebilir. Kolay morarma: Küçük darbelerde dahi bacaklarda morluklar oluşabilir. Ayakların nispeten ince kalması: Bacaklarda belirgin kalınlık bulunmasına rağmen ayaklar bu durumdan etkilenmeyebilir.
Bu belirtilerin bir arada görülmesinin lipödem şüphesini artırabileceğini belirten Op. Dr. Okyay,kesin tanının yalnızca belirtilere bakılarak konulamayacağını, hekim muayenesi ve gerekli değerlendirmelerin yapılması gerektiğini vurguladı.“KADINLAR YILLARCA KENDİLERİNİ SUÇLAYABİLİYOR”Lipödemin yalnızca fiziksel görünümü etkileyen bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Op.
Dr. Okyay, hastalığın kadınların psikolojisi üzerinde de önemli etkiler oluşturabildiğine dikkat çekti. Yıllarca diyet yapan, spor salonlarına giden ve farklı yöntemler deneyen ancak bacaklarındaki kalınlıktan kurtulamayan kadınların zamanla kendilerini başarısız hissettiğini ifade eden Op.
Dr. Okyay, sorunun her zaman beslenme alışkanlıkları veya egzersiz eksikliğiyle açıklanamayacağını söyledi. Lipödemde etkilenen yağ dokusunun kilo kaybına verdiği yanıtın vücudun diğer bölgelerinden farklı olabildiğini aktaran Op.
Dr. Okyay, “Yıllarca diyet yapan, spor yapan ama istediği sonucu alamayan kadınlar zamanla kendilerini suçlayabiliyor. Oysa lipödemde etkilenen yağ dokusunun kilo kaybına verdiği yanıt, vücudun diğer bölgelerinden farklı olabiliyor.
Üstelik lipödem ve obezite aynı kişide birlikte de bulunabiliyor. Önemli olan hastayı yalnızca tartıdaki rakama göre değerlendirmemek. Bu nedenle bacaklardaki kalınlığın doğrudan fazla kiloya bağlanmaması, hastanın şikâyetlerinin ve vücut yapısının bir bütün olarak değerlendirilmesi önem taşıyor” ifadelerine yer verdi.
HER LİPÖDEM HASTASINA AMELİYAT GEREKMİYORLipödem tanısı alan kadınların en çok merak ettiği konuların başında tedavi seçenekleri geliyor. Hastalığın yönetiminde erken tanının ve kişiye özel yaklaşımın önem taşıdığını belirten Op.
Dr. Okyay, her hastanın cerrahi müdahaleye ihtiyaç duymadığının altını çizdi. Hastalığın belirtilerini hafifletmeye yönelik farklı yöntemlerin bulunduğunu ifade eden Op. Dr. Okyay, uygun egzersiz programları, kompresyon tedavisi, beslenme düzenlemeleri ve gerektiğinde ödem yönetimine yönelik uygulamalarla şikâyetlerin azaltılabileceğini kaydetti.
Bazı hastalarda cerrahi seçeneklerin gündeme gelebileceğini belirten Okyay, tedavi kararının hastanın durumuna göre verilmesi gerektiğini söyledi. EDİRNELİ KADINLARA ÇAĞRI: "SORUN SADECE KİLONUZ OLMAYABİLİR"Op. Dr. Okyay, Edirne ve Trakya'daki kadınlara da seslenerek özellikle yıllardır sonuç alamadıkları diyetlere rağmen bacaklarında orantısız kalınlık yaşayanların lipödem hakkında bilgi edinmesinin önemli olduğunu söyledi.
Lipödem konusunda hem toplumda hem de sağlık alanında farkındalığın artırılmasının önemine değinen Op. Dr. Okyay, kadınların yaşadıkları şikâyetleri göz ardı etmemesi ve gerekli durumlarda uzman hekim değerlendirmesine başvurması gerektiğini ifade etti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık · Bölge: Ağrı
Yayın: 06 Kasım 2026 09:52 · Kaynak: edirnehaber.org