Habermetrik
← Ana Sayfa
05 Kasım 2026 12:19
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Verşa ile yeni serginin ayak izlerinde

Verşa ile yeni serginin ayak izlerinde
Görsel kaynağı: agos.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Şöyle başlayalım isterseniz
  • Resme ilginiz nasıl gelişti
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Şöyle başlayalım isterseniz. Resme ilginiz nasıl gelişti?

Çocukluğumun ilk yılları Kumkapı’da geçti. Kumkapı İncirdibi Protestan İlkokulu’nda okudum. Yetenekli bir çocuktum. Resim konusunda ilk övgümü, daha dokuz yaşındayken yurt dışından okulumuzu ziyaret eden bir hanım ressamdan aldım.

Bir kartpostal vardı, leylak ağacı. Onu çok beğenip, resim olarak büyütmüştüm. Öğretmenim Aznif Dişçeken çizimimi gelen ressam hanımefendiye gösterdi. Çok beğenmiş, ‘Çok yetenekli bir çocuk, ailesinin haberi var mı?’ diye sormuş.

Resim defterimi gördükten sonra annemin ve babamın haberdar edilmesi gerektiğine karar vermişler. Okulumdan aileme çok yetenekli olduğumu söylediler ama biz orta halli bir aileydik, o zamanlar bu sözler ailem için pek de bir şey ifade etmemişti.

İlkokuldan sonra Sankt Georg Avusturya Lisesi’ne burslu devam ettim. Liseyi bitirdikten sonra, okuyup psikolog olmayı, insanların ruhunu bilmeyi çok istememe rağmen, üniversiteye gidemeyip, çalışmak zorunda kaldım. Avusturya Lisesi’nde sekreter olarak işe başladım ve uzun süre orada çalıştım.

Çizimi hiç bırakamamıştım. Kendi kendime hep çizdim. 1974 yılında haftada bir Kristin Saleri’nin atölyesine gitmeye başladım. Daha sonra, yedi yıl boyunca, haftada iki kez Maçka’daki İstasyon Sanat Evi’ne, Sabri Berkel’in yanına gittim.

Çok şanslıyım ki onun öğrencisi oldum. Sabri Berkel çok iyi bir ressamdı. Ondan çok şey öğrendim. Bir gün bir şey çizdim. Çini mürekkebiyle çizip, kompozisyonunu da kendim yaptım. Baktı, baktı cevap vermedi, yorum yapmadı durdu.

Ben de acaba ne söyleyecek diye endişeli bir halde bekledim. ‘Kızım, iyi ki siz kaknem bir şeye aşık olmamışsınız da, böyle bir şeye aşık olmuşsunuz. Bu bir aşktır’ dedi. Şaşırdım kaldım.

Biraz Santorini’den bahsedelim mi? Özel bir yeri var çünkü sizde.

Sabri Bey’le çalışırken Santorini’ye gittim. O zaman Santorini bu kadar kalabalık bir yer değildi. Herkes kendi evini, pansiyona veriyordu.

Muhteşem bir yer. Beş kişiydik ve ben hiç konuşmadan günlerimi geçiriyordum. Arkadaşlarım ‘Verjin niye konuşmuyorsun? Hastalandın mı?’ diye sormaya başladılar. ‘Yok, yok hasta değilim, bir şeyim yok, beni rahat bırakın’ diyordum.

Büyülenmiştim. Konuşamıyordum. Çok resim çektim. Kitap aldım. Dolaştım her tarafı. Orada kalmak isterdim ama mecbur geri geldim.

Tabii o geziden neler çıktı, neler çıktı. Gidip onları Sabri Berkel'e gösterdim.

Santorini benim yolumu açtı. Beni ressam yapan Santorini oldu.

Daha sonra başka ülkelere dolaşıp böyle hayran kaldığınız yer oldu mu?

Tabii ki Paris. Hatta orada sergi de açtım. Meksika’ya da, Gürcistan’da Tiflis’e de bayıldım. Muhteşem şehirler. Çok gezdim, geziyorum. Şimdi Allah kısmet ederse Fas’a gitmek istiyorum. Bana ‘Ressam olan birinin muhakkak Fas'ı görmesi lazım’ dediler. Sergimden sonra inşallah yola çıkacağım.

Birçok ülke gezdiniz, Yerevan'ı ilk gördüğünüzde ne hissettiniz?

Yerevan muhteşem, sanatla ilgili konularda en üst düzeyde kendini geliştirmiş bir şehir. Orada da sergi açmıştım. Bir yardım sergisiydi, hiçbir gelir talep etmedim. Sergi savaşta ampute olan çocuklar içindi ama sergi günü çok şansız bir güne denk geldi.

O gün yollar kapandı, mitingler oldu kimse sergiye gelemedi sadece bir Santorini tablosu satabildik. Düşündüm onlar için ne yapabilirim, diye ve 4-5 tablomu onlara hibe ettim. ‘Bunları satın, kendinize gelir elde edin’ dedim.

Satmadılar, ‘Hayır. Asacağız bunları’ dediler. Çok üzüldüm. Onlarla resim çektirdim ve geri döndüm. Beni ağlatmayın...

Balık burcuyum. Büyük bir ihtimal yükselenelim de balık. Yani çok hassasım.

1988 yılı, Kulis Dergisi’nin 999-1000 sayılı nüshasının kapak fotoğrafı sizsiniz. Hagop Ayvaz'ı hatırlıyor musunuz?

Tabii ki hatırlıyorum. Ada’daki evime gelip, röportaj yapmıştı.

Kulis’te yayınlanan kapak fotoğrafımı sekiz ay akrabalarımda kaldığım Avustralya'da çektirmiştim. Ayvaz’a verdim o da kullandı. 38 sene sonra o günden sadece hoş sohbetimiz hatırımda kaldı.

Hangi ülkelerde sergi açtınız? Sayısını hatırlıyor musunuz?

Sayısını hatırlamıyorum ama çok açtım. Paris'te, Atina’da, Viyana'da, Yerevan’da, Berlin’de.

Gezip de resmettiğiniz ülke veya şehirleri da hatırlayalım mı?

Santorini, Dubrovnik, Meksika, Paris, Atina, Viyana, Berlin, Venedik, Floransa, Tiflis, Saray Bosna hatırımda kalanlar. Belçika’dan özellikle Brugge’ü çalıştım. Hollanda’dan Amsterdam’ı çalıştım hatta bu sergimde var.

Cumartesi açılacak serginizden de bahsetsek?

Ben portretist değilim. Mimari şeyler çiziyorum. Doğaya hayranım ve doğa resimleri çizerim. Resimlerimde bir yeri, ya da bir çeşmeyi, bir heykeli beğenip etrafını ben kompoze ediyorum. Benim tarzım bu.

Bu sergimde 42 yağlıboya tablom var. Türkiye'nin farklı illerini resmettim. Giresun çok güzel bir şehir, kendi gözümden çizdim. Güzel Sanatlar Derneği üyesiyken Sinop’a gitmiştim oradan kartpostallar almıştım bu sergimde kendi yorumumla Sinop tablom bulunuyor.

İki kere gittiğim Kapadokya’dan bir eserim var. Hollanda Amsterdam çizimlerim var. Sergimde birkaç tane Brugee eserim, Venedik yağlıboya tablom var.

Not: Galeri Ada, Nişantaşı Ada Suites içinde yer alıyor. Adres: Teşvikiye Mahallesi Valikonağı Caddesi Fulya Sokak No:3 Nişantaşı, +90 533 935 69 37 www.adasuites.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: agos.com.tr
Haber metni ve görseller agos.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 05 Kasım 2026 12:19 · Kaynak: agos.com.tr
Kaynağı Oku ↗