Urfa evlerinin taşları üç ayrı ustanın elinden geçiyordu! İşte taşçılık geleneği
- Şanlıurfa’nın eski evlerinde kullanılan taşların bugünkü görünümüne ulaşması, geçmişte birbirinden farklı ustalık gerektiren aşamalardan geçiyordu
Şanlıurfa’nın eski evlerinde kullanılan taşların bugünkü görünümüne ulaşması, geçmişte birbirinden farklı ustalık gerektiren aşamalardan geçiyordu. Ana kayadan blokları çıkaran taşçılar, bunları yapı için uygun ölçülere getiren yonucular ve işlenmiş taşlarla duvarları ören yapıcılar, geleneksel mimarinin üç temel meslek grubunu oluşturuyordu.
Şanlıurfa Valiliğinin Kültür Atlası’nda yayımlanan araştırma, bir evin inşasında kullanılan taşın ocaktan yapıya kadar uzanan yolculuğunu ayrıntılarıyla ele alıyor.
Taş ocaklarında başlayan zahmetli üretim
Geleneksel Urfa mimarisinde kullanılan kalker taşını ana kayadan ayırmak için farklı yöntemler uygulanıyordu. Taş ustaları önce kayaya oluklar açıyor, ardından delikler delerek blokları ana kütleden ayırıyordu. Çatlatma yöntemi de taşın çıkarılmasında kullanılan teknikler arasındaydı.
Ocaktan ayrılan büyük parçaların ilk şekli yine burada veriliyordu. Çekiçle yapılan kaba işlemin ardından taşlar yük hayvanları veya taşçı arabalarıyla inşaat alanına götürülüyordu. Böylece taşın çıkarılmasıyla yapı malzemesine dönüşmesi arasında ayrı bir çalışma aşaması bulunuyordu.
Taşçı, yonucu ve yapıcıların görevleri farklıydı
Geleneksel yapı ustalığında her mesleğin kendine ait bir sorumluluğu vardı. Taşı ana kayadan çıkaran ustalara taşçı, ocaktan veya taşıma alanından gelen blokları işleyenlere yonucu deniliyordu. Hazırlanan taşları kullanarak evleri ve diğer yapıları inşa eden ustalar ise yapıcı olarak adlandırılıyordu.
Yonucuların kullandığı araçlardan biri de tarak adı verilen el aletiydi. Bu aletle taşların yüzeyi düzeltiliyor, çatlakları ve damarları kontrol ediliyordu. Taşın yapı içerisinde kullanılabilecek hâle getirilmesi, bu aşamadaki ustalığa bağlıydı.
Urfa taşı havayla temas ettikçe sertleşiyordu
Şanlıurfa’nın geleneksel evlerinde kullanılan kalker taşı, havara veya nahit taşı isimleriyle de biliniyor. Bu malzemenin dikkat çeken özelliklerinden biri, ocaktan ilk çıkarıldığında yumuşak olması ve havayla temas ettikçe sertleşmesiydi.
Taşın bu özelliği, işlenme aşamasında ustalara kolaylık sağlayan önemli bir ayrıntı olarak aktarılıyor.
Şanlıurfa Valiliğinin Kültür Atlası’nda yer alan araştırmada, geçmişte kentin yaklaşık 5 kilometre batısındaki Akabe ocaklarının taş ihtiyacını karşıladığı belirtiliyor. Çalışmada ayrıca Akçakale ve Gaziantep yolları üzerindeki Evren Sanayi Bölgesi’nde taş ocaklarının bulunduğu bilgisine yer veriliyor.
Taşın çıkarılması, ölçülendirilmesi ve yapıya yerleştirilmesi için farklı ustaların birlikte çalışması, geleneksel Urfa mimarisinin arkasındaki üretim düzenini ortaya koyuyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: şanlıurfa
Yayın: 07 Kasım 2026 17:09 · Kaynak: urfanatik.com