Bozova’nın geçmişinde Bozabad ve Hevek izleri! 1865’te yapılan caminin hikâyesi de ortaya çıktı
- Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinin bugünkü adı ve yerleşim geçmişi, Osmanlı arşiv belgelerine dayanan akademik bir araştırmada ayrıntılarıyla ele alındı
- Harran Üniversitesi öğretim üyesi Yasin Taş’ın çalışmasına göre Bozabad, Osmanlı döneminde bir nahiyenin adıydı
Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinin bugünkü adı ve yerleşim geçmişi, Osmanlı arşiv belgelerine dayanan akademik bir araştırmada ayrıntılarıyla ele alındı. Harran Üniversitesi öğretim üyesi Yasin Taş’ın çalışmasına göre Bozabad, Osmanlı döneminde bir nahiyenin adıydı.
Bugünkü Bozova merkezinin bulunduğu yer ise kayıtlarda Evak, Hevak veya Hevek isimleriyle anılan bir köy olarak geçiyordu. Araştırmada ilçenin Cumhuriyet dönemindeki kuruluş süreciyle birlikte 1865 yılında yapılan Kırmızıpınar Camisi’nin geçmişine ilişkin belgeler de incelendi.
Bozova’nın eski yerleşim adı Hevek olarak kayıtlara geçti
Osmanlı döneminde Bozabad adıyla anılan nahiye, birden fazla köyü kapsayan idari bir bölgeydi. Bugünkü Bozova ilçe merkezinin bulunduğu yerleşim ise Osmanlı kayıtlarında Evak, Hevak ve Hevek şeklinde farklı yazımlarla yer aldı.
Bu nedenle Bozabad ile Hevek, aynı yerleşimin farklı dönemlerde kullanılan isimleri değil, nahiye ve köy düzeyindeki iki ayrı idari tanımlamaydı.
Yasin Taş’ın araştırmasında Cumhuriyet dönemindeki idari değişiklikler de arşiv belgeleri üzerinden aktarılıyor. İlçe, 1926 yılında Yaylak adıyla kuruldu. 1930 yılında ilçe merkezi Hevek köyüne taşındı. 26 Ağustos 1942 tarihli kararnameyle Yaylak Kazası’nın adı Bozova olarak değiştirildi.
Araştırmada, Bozova isminin tercih edilmesinde halk arasında bu adın kullanılıyor olmasının etkili olduğu belirtiliyor.
Kırmızıpınar Camisi 1865 yılında inşa edildi
Çalışmanın önemli bölümlerinden biri de Bozova merkezindeki Kırmızıpınar Camisi’ne ayrıldı. Araştırmada Osmanlı döneminden ilçeye ulaşan tek cami olarak tanımlanan yapının, Abuzer oğlu Mehmed Kilor tarafından 1865 yılında inşa ettirildiği aktarılıyor.
Yapının ilk olarak mescit şeklinde kullanıldığı, daha sonra camiye dönüştürüldüğü belirtiliyor. Urfa Şeriyye Sicili’nde bulunan 29 Mart 1867 tarihli kayıtta, yapının cami olarak kullanılmasına izin verilmesi ve imam görevlendirilmesi süreci yer alıyor.
Böylece Kırmızıpınar Camisi’nin ibadethane olarak kurumsallaşmasına ilişkin bilgiler Osmanlı döneminin mahkeme kayıtlarına da yansımış oldu.
Beş dükkân caminin giderleri için vakfedildi
Kırmızıpınar Camisi’nin geçmişinde vakıf kayıtları da önemli yer tutuyor. Mehmed Kilor’un torununun oğlu Yusuf Efendi, 21 Mart 1906 tarihli vakfiyeyle caminin ihtiyaçlarının karşılanması ve hizmetlerinin devam etmesi amacıyla beş dükkânını vakfetti.
Vakfiye metninde camide görev yapacak imam, hatip ve müezzinlerin görevleriyle ücretlerine ilişkin düzenlemeler de bulunuyor. Harran Üniversitesi öğretim üyesi Yasin Taş, araştırmasında Osmanlı arşiv belgelerinden yararlanarak vakfiye metnini günümüz alfabesine aktardı.
Böylece caminin yalnızca yapım süreci değil, yıllar boyunca nasıl ayakta tutulduğuna ilişkin bilgiler de ortaya konuldu.
Caminin minaresi yıldırım düşmesi sonrası yenilendi
Kırmızıpınar Camisi, inşa edildiği dönemden sonra çeşitli değişiklikler geçirdi. Araştırmada yapının 1968 yılında genişletildiği, 1958’de yapılan minaresinin ise 1980’lerde yıldırım düşmesi nedeniyle zarar gördüğü ve daha sonra yenilendiği bilgisi yer alıyor.
Yasin Taş’ın Bozova’nın idari geçmişi ve Kırmızıpınar Camisi üzerine hazırladığı çalışma, 6-8 Nisan 2018 tarihlerinde düzenlenen III. Uluslararası Osmanlı Sancağından Cumhuriyet Kentine Urfa Tarihi Sempozyumu’nda sunuldu.
Araştırma daha sonra Mart 2020’de yayımlanan Geçmişten Günümüze Farklı Yönleriyle Tarih Araştırmaları adlı kitapta da yer aldı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim · Bölge: şanlıurfa/Bozova
Yayın: 07 Kasım 2026 17:13 · Kaynak: urfanatik.com