Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Kasım 2026 05:19
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Kürtlerin pazarlık alanı

Kürtlerin pazarlık alanı
⏱️ 7 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Türkiye’nin bölgesel nüfuz iştahı kabardıkça, Kürtlerle uzlaşma ihtiyacı artıyor; ancak bu uzlaşmanın demokratik içeriği aynı hızla buharlaşıyor
  • Ankara, dışarıdaki hamlelerini rahatlatmak için iç cepheyi tahkim etmek ve çatışma faturasını kapatmak istiyor
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Türksat: 4A Frekans: 12457,5 Sembol: 30000 Polarizasyon: V(Dikey) FEC: 2/3

Türkiye’nin bölgesel nüfuz iştahı kabardıkça, Kürtlerle uzlaşma ihtiyacı artıyor; ancak bu uzlaşmanın demokratik içeriği aynı hızla buharlaşıyor. Ankara, dışarıdaki hamlelerini rahatlatmak için iç cepheyi tahkim etmek ve çatışma faturasını kapatmak istiyor.

Ne var ki bölgesel ağırlığı arttıkça, içerideki Kürt aktörlerle hak temelli bir pazarlığa oturma gereksinimi zayıflıyor. ABD ara seçimleri ile Mekke Anlaşması’nı Kürt meselesine bağlayan asıl düğüm burada: Masada “barışa duyulan stratejik ihtiyaç” ile Kürtlerin eşit yurttaşlık ve kimlik haklarına duyulan ihtiyaç taban tabana zıt yönlere ilerliyor.

Beyaz Saray’ın 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi, Ortadoğu politikasını yükün devredilmesi etrafında tarif ediyordu. 2026 Ulusal Savunma Stratejisi bunu askerî programa çevirdi: Ortaklar kendi bölgelerindeki tehditlere karşı daha fazla sorumluluk alacak; Washington sınırlı fakat kritik destek sağlayacak.

Böyle bir düzende ABD’nin ihtiyacı, kendisiyle çalışabilen bölgesel aktörlerin güvenlik kapasitesidir. Uluslararası önem kazanmanın yollarından biri, başkalarının taşımak istemediği yükleri üstlenebilmektir.

Bu yaklaşımın siyasi bir sonucu da var. Amerikan stratejisi, Körfez yönetimlerini kendi yönetim biçimlerinden vazgeçmeye zorlamama tercihini açıkça savunuyor. Bu yaklaşımda demokratik dönüşüm, güvenlik ortaklığının ön koşulu olarak görülmüyor.

Bir yönetimin dışarıdaki işlevselliği arttıkça içerideki baskısının ortaklık açısından taşıdığı maliyet azalabilir. Türkiye’deki “sürecin” uluslararası çevresini değerlendirirken bu olasılığı hesaba katmak gerekiyor.

Avrupa açısından aynı denklemin ekonomik boyutu daha görünür. İngiltere’nin güvenlik stratejisi, Ortadoğu’yu ticaret, yatırım, enerji ve deniz yollarıyla birlikte ele alıyor. Türkiye’nin ev sahipliğinde 23 Ekim’de İstanbul’da yapılan toplantı da Avrupa devletleriyle Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır’ı deniz ticaretinin güvenliği etrafında buluşturdu.

Bu temasların gösterdiği şey, bölgesel ortakların Avrupa ekonomisinin güvenliğinde üstlendiği rolün genişlemesidir. Bu rol Ankara’ya, siyasi görüş ayrılıkları sürerken de pazarlık imkânı sağlayabilmekte.

Mekke Anlaşması da bu çerçevede okunabilir. Türkiye’nin resmî açıklaması anlaşmayı NATO yükümlülüklerinin tamamlayıcısı olarak sunuyor. Üçlü işbirliğinin savunma sanayii, ortak üretim ve teknoloji boyutu da öne çıkarılıyor.

Bu nedenle bölge devletlerinin daha bağımsız hareket etme isteği ile ABD’nin güvenlik yükünü paylaşma hedefi belirli alanlarda örtüşebilmektedir. Ankara’nın elde etmeye çalıştığı alan, Batılı ortaklıklarını korurken bölgesel güvenliğin örgütlenmesinde daha çok söz sahibi olmaktır.

Bu güvenlik işbölümünün ekonomik bir zemini var. Riyad’ın sanayi ve lojistik yatırımları, İslamabad’ın ekonomi merkezli güvenlik arayışı ve Ankara’nın Irak’la ticaret, su ve Kalkınma Yolu üzerinden geliştirdiği ilişkiler, çatışmasızlığı ekonomik bir ihtiyaç haline getiriyor.

Ancak bir ulaşım hattının güvenliğiyle o hattın geçtiği yerde yaşayanların karar yetkisi farklı meseleler. Ekonomik bütünleşme, Kürtlerin yönetime katılımını genişleten bir uzlaşmayla da yerel talepleri sınırlandıran denetimle de birlikte ilerleyebilir.

Irak’ın 2025–2030 Ulusal Güvenlik Stratejisi, bu denetimin kurumsal karşılığını gösteriyor: Silahın devlet elinde toplanması, sınır kapılarının merkezî yönetimi ve hayati altyapının korunması. Belge bunu federal bir Irak içinde tasarlıyor.

Dolayısıyla devlet otoritesinin güçlenmesi her yerde aynı merkezîleşme biçimini gerektirmiyor; fakat güvenlik ve kaynaklar üzerindeki yetkinin kimde kalacağı bütün müzakerelerin merkezine yerleşiyor.

Suriye’de Kürtlerin karşılaştığı kırılma tam da burada düğümleniyor. Washington’ın Şam’la temaslarını artırması, IŞİD’e karşı vazgeçilmez görülen askerî ortaklığın siyasi bir statüye kendiliğinden tahvil edilemeyeceğini gösterdi.

Ancak sahada kurulan fiili idari ve toplumsal mekanizmalar, Kürtleri salt bir güvenlik protokolüyle masadan silinmesi güç bir aktör haline getiriyor. Asıl gerilim, bu kurumsal varlığın Şam ve bölgesel baskılar karşısında yeni anayasal düzene ne ölçüde taşınabileceğidir.

Buradaki kayıp yalnızca askerî bir yapının konumuyla ölçülemez. Petrol gelirini kimin yöneteceği, yerel görevlileri kimin atayacağı ve eğitim kurallarını kimin belirleyeceği, entegrasyonun asıl siyasi içeriğidir. Çatışma bu alanlara taşındığında silahların susmasıyla birlikte yetki mücadelesi devam eder.

Fransa’nın Suriye’nin birliğini desteklerken Kürtlerin haklarının güvenceye alınmasını da istemesi, devletin yeniden kuruluşunun farklı siyasi içeriklere açık olduğunu gösteriyor. Avrupa içindeki farklılıkların önemi de bu güvencelerin diplomatik beklentiden uygulanabilir koşullara dönüşüp dönüşmediğinde yatıyor.

Türkiye’deki sürecin bölgesel işlevi de bu noktada belirginleşiyor. MGK’nın 30 Eylül açıklaması, “terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedeflerini, Suriye’de devlet otoritesinin genişlemesiyle aynı güvenlik değerlendirmesine yerleştiriyor.

Ankara açısından iç çatışmanın sona ermesi, sınırlarının ötesindeki düzen üzerinde daha fazla etkide bulunmanın koşullarından biri haline geliyor. Kürt siyaseti açısından ise aynı süreç, hakların ve demokratik temsilin genişlemesi beklentisini taşıyor.

Tarafların çatışmayı bitirmekte buluşması, çatışmanın ardından kurulacak siyasi ilişkide de buluştuklarını göstermiyor.

Kürt tarafının silahsızlanma ile demokratik siyaseti birbirine bağlayan yaklaşımı, bu farklı beklentiler arasında bir dönüşüm arayışı olarak karşımıza çıkıyor. Bölgesel konumunu güçlendirmek isteyen Türkiye’nin Kürtlerle kalıcı bir uzlaşmaya ihtiyaç duyacağı varsayımı, müzakereye alan açabilir.

Fakat Türkiye uluslararası ortaklıklarını demokratik karşılığı sınırlı bir silahsızlanmayla da güçlendirebiliyorsa, bu ihtiyaç haklara dönüşmeden de karşılanabilir. Stratejinin sınandığı yer, devletin barıştan elde ettiği faydanın Kürtlerin siyasi güvencelerine hangi mekanizmayla bağlandığıdır.

ABD ara seçimlerinin anlamı da bu çerçevede değişiyor. Seçim sonucu, yaptırımlar ve Suriye’ye desteğin koşulları üzerindeki Kongre denetimini etkileyebilir. Kürtleri korumaya yönelik yaptırım tasarısının Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörlerce birlikte sunulması, bu alanın parti çoğunluğuna indirgenemeyeceğini gösteriyor.

Trump’ın Kongre’de zorlanması Ankara’yla pazarlıklarının maliyetini artırabilir; Cumhuriyetçilerin çoğunluğu koruması anlaşmalarını kolaylaştırabilir.

Fakat Kürtlerin geleceği açısından asıl mesele, bu pazarlıklarda haklarının hangi ağırlıkla yer alacağıdır. Seçim aritmetiği, askerî ortaklığın siyasi güvenceye çevrilmesi sorununu tek başına çözmez.

Bu yönelimlerin tamamlanmış bir düzen oluşturduğunu düşünmek de erken. Mekke ortaklarının farklı tehdit öncelikleri, paktın her dosyada ortak bir çizgi üretmesini zorlaştırabilir. Devletlerin güvenlik kapasitesi arttıkça birbirleriyle rekabetleri de büyüyebilir.

Kürtlerin Türkiye, Suriye ve Irak’taki farklı kurumsal konumları ise farklı pazarlık imkânları yaratıyor.

Suriye’deki gelişmelerin doğurduğu sınır aşan Kürt dayanışması, uluslararası ortaklıklar daralırken toplumsal bağların genişleyebildiğini gösterdi. Devletler arası uzlaşma ile toplumların siyasal hareketi farklı yönlerde ilerleyebilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemin temel gerilimi, barışın sağlayacağı yetkinin nasıl paylaşılacağıdır. Güvenlik düzenlemeleri, devletlerin denetimini güçlendirirken Kürtlerin kendi hayatlarını yöneten kurallar üzerindeki etkisini azaltabilir.

Aynı müzakereler, hakları ve temsil yetkisini bağlayıcı hale getirerek siyasi alanı da genişletebilir. ABD ara seçimleri ve Mekke Anlaşması bu iki ihtimal arasındaki güç ilişkilerini etkiliyor. Kürt barışının niteliği, yalnızca Ankara veya Washington’ın neyi ‘lütfedeceğiyle’ değil; Kürtlerin sınır aşan siyasal hat boyunca kendi kurumsal kazanımlarını ne ölçüde tavizsiz bir müzakere zeminine dönüştürebileceği ve kurulacak yeni düzenin mimarisinde ‘özne’ olarak ne kadar ısrarcı olacağıyla belirlenecek

İlke TV'yi, Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin İlke TV’nin özel haberlerini ve güncel gelişmeleri anında takip etmek için tıklayarak WhatsApp kanalımıza abone olabilirsiniz. * ilketv.com.tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar İlke TV’nin kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Güney Kore’de 2 Kasım 2026 08:06 Barış Anneleri Ankara yolunda: ‘Kan dökülmesine asla izin vermeyeceğiz, yaşasın barış’ 2 Kasım 2026 00:23 İliyana Yotova Bulgaristan’ın yeni cumhurbaşkanı oldu 1 Kasım 2026 23:56 Axios: ‘Netanyahu, Trump’a İran’a saldırı için baskı yaptı’ 1 Kasım 2026 23:39 İsviçreli sosyalistlerden Rojava için somut adım çağrısı 1 Kasım 2026 23:34

Cumhurbaşkanı Erdoğan Güney Kore’de Barış Anneleri Ankara yolunda: ‘Kan dökülmesine asla izin vermeyeceğiz, yaşasın barış’ İliyana Yotova Bulgaristan’ın yeni cumhurbaşkanı oldu Axios: ‘Netanyahu, Trump’a İran’a saldırı için baskı yaptı’ Web sitemizde yer alan haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

Adres Kavaklıdere Mah. Paris Cad.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: ilketv.com.tr
Haber metni ve görseller ilketv.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Trafik
Yayın: 02 Kasım 2026 05:19 · Kaynak: ilketv.com.tr
Kaynağı Oku ↗