Habermetrik
← Ana Sayfa
30 Ekim 2026 12:53
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Altın Portakal’da sinema sektörünün görünmeyen yüzü

Altın Portakal’da sinema sektörünün görünmeyen yüzü
Görsel kaynağı: haberimizvar.net
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Altın Portakal, Türk sinemasını her alanda destekleme misyonuyla bugün önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı
  • Türk oyuncuların uluslararası markete açılmasının ilk adımı olan ortak yapımlarda rol alabilmenin ipuçları, uluslararası cast marketleri ve uzmanların katıldığı bir söyleşi ile paylaşıldı

Altın Portakal, Türk sinemasını her alanda destekleme misyonuyla bugün önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türk oyuncuların uluslararası markete açılmasının ilk adımı olan ortak yapımlarda rol alabilmenin ipuçları, uluslararası cast marketleri ve uzmanların katıldığı bir söyleşi ile paylaşıldı.

A − A + haberimizvar.net- 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, farklı alanlarda Türk sinemasına verdiği desteklere bugün de Türk oyuncuların, uluslararası markete erişimiyle ilgili bir söyleşiyi ekledi.

"Beyond Location: How Talent Attracts International Co-Productions" (Mekânın Ötesinde: Yetenek, Uluslararası Ortak Yapımları Nasıl Çeker?) başlıklı söyleşi; uluslararası cast marketleri ve uzmanların gözüyle Türk oyuncuların, hak ettikleri başarılı uluslararası yapımlara erişimini kolaylaştıran ipuçlarını verdi. Söyleşiye; oyuncu Cemal Hünal, cast direktörü Harika Uygur, Lucinda Syson ve Filmmakers Europe Yöneticisi David Zitzlsperger katıldı.

Sektörde 35 yıldır var olduğunu belirterek sözlerine başlayan Lucinda Syson, bu süre zarfında sektörde pek çok değişiklik yaşandığını, gelinen noktada ise ortak yapımların da artmasıyla cast'ın farklı ülkelerden oluşturulduğuna dikkat çekti. Syson; "Türkiye'de bir role ihtiyacım olursa veya Harika'nın bir araştırma yapmasına ihtiyaç duyarsam onun bilgisi devasa ve benim asla olamayacağım kadar ileri düzeyde. Bu yüzden Harika'ya geliyorum ve artık tüm Avrupa'da böyle bir ağımız var" diye konuştu.

"HALUK BİLGİNER BİLE AUDİTİON VERDİ; BUNU AKLINIZDA TUTUN" Harika Uygur da özellikle "Danish Girl" filminden sonra bu durumun daha da belirginleştiğini belirterek şunları söyledi: "Artık çeşitlilik dünyada çok genişledi; özellikle The Danish Girl filminden sonra. Bu film bir şekilde artık oyuncuların uluslararası olabileceğini kanıtladı.

Biliyorsunuz, eskiden sadece Ömer Şerif, Türk karakter oynardı. Ben bunu The International filminde kırdım. Tom Tykwer, Haluk Bilginer'in rolünü yine Ömer Şerif'e cast etmişti. Ben de dedim ki'Niye bütün Türkleri Ömer Şerif oynuyor?

Türkiye'de oyuncu mu yok?' Dolayısıyla Haluk Bilginer'i önerdim. Gina Jay yapmıştı cast direktörlüğünü; Haluk Bilginer, Gina Jay'e audition verdi. Arkadaşlar; audition verdi! Lütfen bunu aklınızda tutun; Haluk Bilginer audition verdi. Ve ondan sonra gidip rolü aldı"

"NİNE PERFECT STRANGERS'A ROMANYA'DAN OYUNCU ARANIRKEN ARAS'I ÖNERDİM" Uygur, çok izlenen Amazon dizisi Nine Perfect Strangers'ta da benzer bir durum yaşandığını dile getirdi ve yaşananları şöyle anlattı: "Nine Perfect Strangers için David Trueba benden Romanya'dan bir cast yapmamı rica etmişti. Ben de dedim ki'Ben Türk'üm; Romanlar ve Türkler birbirine çok benzer.

Demek ki Roman karakteri de oynayabiliriz. Niye Türk oyuncu önermiyoruz ki?' Ve Türkiye'den cast yaptım; yaklaşık 200 kişiden audition aldık ve sonunda Aras (Aydın) oynadı."

Ortak yapımlar için Avrupa çapında bir cast direktörlüğü havuzu olan Filmmakers Europe Yöneticisi David Zitzlsperger ise kuruluş temellerini ve çalışma sistemlerini şöyle anlattı: "Filmmakers olarak oyuncuların ve menajerlerin, daha sonra yapımcı ve yönetmenle çok yakın çalışan o tarafa, yani cast direktörlerine görünür olmasını sağlayan bir platform inşa etmeye çalışıyoruz. 2017'de Almanya'da başladık çünkü cast direktörü Simone Br; Almanya, Avusturya ve İsviçre'de bunu yapmasını sağlayacak bir yazılım oluşturmamızı istemişti.

Çok şanslıydık çünkü Simone Br o dönemde Avrupa'nın en etkili cast direktörüydü. Bize tam olarak menajerlere ve oyunculara erişime ihtiyacı olduğunu ancak bunun, uluslararası meslektaşlarıyla bağlantılı olması gerektiğini söyledi.

Bunun sebebi de uluslararası yapımların ve ortak yapımların yükselişiydi. Avrupa'da başlayan bu sürecin şu anda platformumuzda yaklaşık 160 bin Avrupalı oyuncunun ve 3 bin 300 civarında ajansın cast direktörünün görünür olmasıyla sonuçlanmış olması harika.

Ancak Türkiye ile aramızda eksik bir köprü olduğunu görüyoruz. Uluslararası cast direktörleri birlikte çalıştığında, Lucinda ve Harika ölçeğinde projeler yaptıklarında, Türk yeteneklerin o kadar da görünür olmadığını fark ediyoruz.

Somutlaştırmak gerekirse 10 yıl önce Londra'da bir Türk oyuncuya ihtiyaç duyulursa Türk'e benzer görünen birini ararlardı; bugün ise doğrudan Türkiye'ye bakıyorlar. Bizim görevimiz de bunu, Türk sinema topluluğu içinde vurgulamak, Türk oyuncuların sistemimizde görünür olmasını sağlamak." Zitzlsperger, Avrupa'da ortak yapımların destek alma şartları arasında farklı bölgelerden isimlerin filmde yer alması olduğuna işaret ederek bunun, Türk oyuncular için değerlendirilmesi gereken fırsat olabileceğini ifade etti.

Zitzlsperger, "Türkiye'de bu kadar çok yetenek ve bu denli büyük bir sektör varken Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık perspektifinden bakıldığında yeteneklerin görünürlüğü ve ortak yapım fikri, diğer ülkeler kadar yüksek değil. Bunun siyasi sebepleri olduğu kadar buradaki yeteneklerin yeterince bilinmemesi ve görünür olmaması da bir etken.

Almanya'da fonlamalar çoğu zaman doğrudan oyunculara ve isimlere bağlıdır. Bir proje başladığında cast direktörleri çok erken dahil olur; bölgesel fonların projeye onay vermesi için başvuruya, gişe garantisi olan büyük isimleri veya o bölgeden genç yetenekleri yazarlar.

Uluslararası ortak yapımlarda bunu birden fazla bölgeden sağlamak çok önemlidir. Almanya'da yaşayan çok sayıda Türk yetenek varken Türkiye'de yaşayanların neredeyse hiç görünür olmadığını görüyoruz. Bizim amacımız, kendinizi görünür kılmanız.

Bu, şirket olarak bize fayda sağladığı kadar sistemimizle çalışan cast direktörlerine de fayda sağlıyor. Görünür olduğunuzda dil becerileriniz sizi Türkiye dışındaki ortak yapımlara taşır aynı şekilde uluslararası yapımların da buraya gelmesini sağlar" dedi.

Lucinda Syson'ın bu noktada Türk oyunculara ısrar tavsiye ettiği şeyse ‘İngilizce' oldu. Syson, "Size kesinlikle ve ısrarla tavsiye edeceğim tek şey; İngilizcenizi şimdiden olabildiğince iyi bir seviyeye getirmenizdir. Aynı şeyi İngiliz oyuncuların Amerikan aksanı için de söylüyoruz.

Avrupa veya Amerikan ortak yapımlarının olduğu o alana girmek istiyorsanız İngilizcenizi gerçekten tam anlamıyla kusursuz hale getirmelisiniz. Çünkü mesele sadece biriyle sohbet edebilmek değil o dilde oyunculuk yapabilmek, o dilde rol yapma özgüvenine sahip olmak ve doğal olabilmek. Seçmelerde sizi eleyecek olan şey bu" ifadelerine yer verdi.

ULUSLARARASI ÇALIŞMAK İSTEYEN OYUNCULARA TAVSİYELER Oyuncu Cemal Hünal'ın "Sıfır görünürlüğü olan, yeteneğine inanan ve uluslararası alanda çalışmak isteyen ama nereden başlayacağını bilemeyen oyunculara ne önerirsiniz?" şeklindeki sorusunu ise Zitzlsperger, şöyle cevapladı: "Platformumuzda bir profiliniz olsun. Çok basit ve tamamen ücretsizdir.

İkincisi, profesyonel ve otantik vesikalık fotoğraflarınız olsun. Kendinizi çok beğendiğiniz fotoğraflar değil sizi, doğal gösteren profesyonel fotoğraflar koyun. Ardından tüm becerilerinizi, özellikle de dil becerilerinizi doğru şekilde girin.

Bir dili akıcı konuşmayla anadil olarak konuşmak farklıdır. Lucinda'nın dediği üzere İngiliz İngilizcesi öğrenmeye kasmayın, kendi aksanınızla mutlu olun. Son olarak kendi kültürel mirasınızı sahiplenin. İngiliz veya Alman oyuncu olmaya çalışmayın; zaten öyle seçilmezsiniz."

OYUNCULAR SETLERDE NELER YAŞIYOR? Festival kapsamında oyunculuk alanında bugün gerçekleştirilen bir diğer söyleşi de "Ödül Alıyoruz, Peki Neler Yaşıyoruz?" başlığını taşıyordu. Oyuncular Sendikası'ndan Örgütlenme Uzmanı Demet Koca ile Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Taciz ve Ayrımcılıkla Mücadele Birimi Sorumlusu Gizem Soysaldı'nın katıldığı söyleşide sinema ve televizyonda ‘kadın'ın temsili ele alındı.

Gizem Soysaldı; kadın karakterlerin kendi başlarına değil ancak bir başkası üzerinden var olduğunu dikkat çekerek "Geçtiğimiz yıllarda Sinema Televizyon Sendikası'nın yaptığı bir çalışmaya göre dizilerde ‘dedikodu yapan; kadınlar, araba kullananlar; çoğunlukla erkekler'. Kadınların çoğunlukla belirli bir mesleği yok.

Hikâyeler sıklıkla erkeklerin, kadınları kurtarması üzerine. Ve genelde şöyle klişede dönüp duruyoruz: Çok güzel ama sakar bir kadın başrol, çok yakışıklı, güçlü ve zengin bir erkek başrol! Bir de çok güzel, seksî ama mesleği belli olmayan ve hayatını, bu başrol çiftimizi ayırmak üzerine planlar yaparak geçiren bir kadın!" Soysaldı, ‘yaş ayrımcılığı'na değinerek özellikle kadın oyuncular için yaş ilerledikçe rol alanlarının daraldığını hatırlattı.

Sektörde oyuncuların yaşadığı pek çok sorun hakkında sendika olarak çalıştıklarını dile getiren Soysaldı; son çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi: "Yaklaşık dört yıl önce yakınlık koordinatörü Ece Türkmut Dere ile çalışmaya başladık. Bu mesleğin sendika olarak tanımını yaptık.

Sektöre tanıtılması için videolar, lansmanlar, toplantılar düzenledik; protokolleri birlikte yazdık. Ve bugüne kadar Türkiye'de 16 tane projede yakınlık koordinatörlüğü kullanıldı. Biz sendika olarak Ocak 2026'da, 120'yi aşkın katılımcıyla bir çalıştay gerçekleştirdik ve Set Çalışma İlkeleri, bu çalıştay sonucunda hayata geçti.

Bununla; asgari çalışma standartları belirledik, kamuoyunun, yapımcıların ve devletin bilgisine sunduk"

"UYANIK KALSINLAR DİYE ÇOCUK VE BEBEK OYUNCULARI SUYA SOKUP ÇIKARIRLARDI" Demet Koca ise setlerdeki çocuk ve bebeklerle ilgili bilinmeyen bazı noktalara temas ederek, "Anayasa madde 71 çocukların gece çalışamayacağını söylüyor ama bizim sektörümüzde çocuk oyuncular, gece saatlerinde de çalışıyor. Belki bundan on yıl önce bir sette pedagog, çocuk oyuncu koçu yoktu ama artık Oyuncular Sendikası'nın yıllarca bir teamül haline getirdiği, "Bu Sette Çocuk Var" kampanyası, artık "Bu İş Yerinde Çocuk Var" olarak devam ediyor.

Çocukları, bebek oyuncuları suya sokup çıkartıyorlardı setlerde; uyanık kalsınlar diye. Ama şimdi pedagog var" dedi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: haberimizvar.net
Haber metni ve görseller haberimizvar.net sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 30 Ekim 2026 12:53 · Kaynak: haberimizvar.net
Kaynağı Oku ↗