Kocaeli depremiyle dev barajı test ettiler! Sonuçlar dikkat çekti
Türkiye'nin en büyük barajlarından Karakaya Barajı'nın deprem davranışını inceleyen yeni bir bilimsel araştırmada, 17 Ağustos 1999 Kocaeli depreminin kayıtları da kullanıldı. Altı farklı depremin etkilerinin karşılaştırıldığı çalışmada, Kocaeli depreminin baraj gövdesinde oluşturabileceği yer değiştirme ve gerilme değerleri hesaplandı.
17 Ağustos 1999'da Kocaeli'de meydana gelen ve Türkiye'nin yakın tarihindeki en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçen deprem, 27 yıl sonra yayımlanan yeni bir bilimsel araştırmada yeniden ele alındı. Süleyman Demirel Üniversitesi'nden Asuman Işıl Çarhoğlu ile Eastern Michigan Üniversitesi'nden Kasım Armağan Korkmaz tarafından hazırlanan araştırmada, Diyarbakır'da bulunan Karakaya Barajı'nın farklı deprem hareketleri karşısındaki yapısal davranışı incelendi. Journal of Structural Engineering & Applied Mechanics dergisinde 29 Eylül 2026 tarihinde çevrim içi yayımlanan çalışmada, 17 Ağustos Kocaeli depremi dahil altı farklı deprem kaydı kullanılarak barajın deprem yükleri altındaki tepkisi bilgisayar ortamında analiz edildi.
KOCAELİ DEPREMİ DE ARAŞTIRMAYA DAHİL EDİLDİ Bilim insanları, Karakaya Barajı'nın deprem performansını değerlendirmek için 1968 Borrego Mountain, 1978 Santa Barbara, 1986 North Palm Springs, 1987 Whittier Narrows, 1989 Loma Prieta ve 1999 Kocaeli depremlerine ait yer hareketi kayıtlarından yararlandı. Araştırmada kullanılan 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi kaydı, 7,4 büyüklüğündeki depremi temsil ediyor. SKR090 kodlu kayıtta en büyük yer ivmesi 0,376g, en büyük yer hızı ise saniyede 79,5 santimetre olarak yer aldı. Altı deprem kaydı arasında en yüksek yer hızı Kocaeli depremine ait olurken, en yüksek yer ivmesi 0,6437g ile 1989 Loma Prieta depreminde kaydedildi. Araştırmacılar, Kocaeli depremini belirgin hız darbeleri içeren yer hareketleri arasında sınıflandırdı. Bu özellik, deprem sırasında yapıya aktarılan dinamik yüklerin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
17 AĞUSTOS DEPREMİ BARAJDA NASIL BİR ETKİ OLUŞTURDU? Çalışmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Kocaeli depremine ait kayıtların Karakaya Barajı'nın üç boyutlu bilgisayar modeline uygulanmasıyla elde edilen sonuçlar oldu. Barajın su haznesinin boş ve dolu olduğu iki ayrı durum değerlendirildi. Kocaeli depremi kaydı altında hesaplanan en büyük yer değiştirme değerleri şöyle gerçekleşti:
Buna göre barajın suyla dolu olduğu senaryoda hesaplanan yer değiştirme, boş olduğu senaryoya göre yaklaşık yüzde 50 daha yüksek çıktı. Araştırmacılar, farklı deprem kayıtlarının tamamında barajın dolu olduğu koşullarda yapısal tepkilerin daha yüksek olduğunu belirledi. Bu bulgu, baraj gövdesi ile depolanan su arasındaki etkileşimin deprem analizlerinde dikkate alınması gerektiğini gösterdi. Söz konusu değerler, gerçek bir deprem sonrasında barajda ölçülen hasarları değil, bilgisayar modeliyle gerçekleştirilen analizlerin sonuçlarını ifade ediyor.
EN BÜYÜK ETKİYİ KOCAELİ DEĞİL, LOMA PRIETA DEPREMİ OLUŞTURDU Araştırmada kullanılan deprem kayıtları arasında Karakaya Barajı üzerinde en yüksek yapısal tepkiyi 1989 yılında ABD'de meydana gelen Loma Prieta depremi oluşturdu. Bu deprem kaydıyla gerçekleştirilen analizlerde, baraj boşken en büyük yer değiştirme 55,11 milimetre, baraj doluyken ise 170,47 milimetre olarak hesaplandı. Aynı senaryoda gerilme değerleri boş durumda 10,07 MPa, dolu durumda ise 25,71 MPa seviyesine ulaştı. Bu sonuçlar, bir deprem sırasında yapının nasıl davranacağını yalnızca depremin büyüklüğüne bakarak belirlemenin yeterli olmadığını gösterdi. Yer hareketinin frekansı, ivmesi, hızı ve enerji içeriği de yapının tepkisini önemli ölçüde değiştirebiliyor.
BARAJIN 3 BOYUTLU MODELİ OLUŞTURULDU Araştırmacılar, temelden yüksekliği 173 metreye ulaşan ve kret uzunluğu 462 metre olan Karakaya Barajı'nı SAP2000 yazılımıyla üç boyutlu olarak modelledi. Modelde 4 bin 466 katı sonlu eleman ve 6 bin 75 nokta kullanıldı. Deprem kayıtları barajın tabanına uygulanarak farklı yer hareketleri karşısında gövdede ortaya çıkabilecek yer değiştirmeler ve gerilmeler incelendi. Çalışmada barajın doğal titreşim frekansı 2,564 Hz, ilk doğal titreşim periyodu ise 0,39 saniye olarak hesaplandı. Kocaeli depremi kaydının baskın frekansı 3,125 Hz olarak belirlendi. İncelenen altı deprem kaydının hiçbirinin baskın frekansı, barajın doğal frekansıyla tam olarak örtüşmedi. Bilim insanları, bu durumun farklı depremlerin baraj üzerindeki etkilerini değerlendirirken frekans özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini gösterdiğini vurguladı.
KOCAELİ DEPREMİNİN SANAYİDE YARATTIĞI HASAR DA HATIRLATILDI Bilimsel çalışmada 17 Ağustos 1999 depreminin Kocaeli'deki sanayi tesisleri üzerindeki etkilerine de yer verildi. Araştırmada, İzmit Körfezi çevresinin ve Marmara Bölgesi'nin yoğun sanayi faaliyetlerine ev sahipliği yaptığı hatırlatılarak, deprem sırasında özellikle TÜPRAŞ Rafinerisi ve petrokimya tesislerinde meydana gelen hasarlara dikkat çekildi. TÜPRAŞ'ta ham petrol işleme üniteleri, soğutma kuleleri, liman tesisleri ve depolama tanklarının depremden etkilendiği; yangınların da hasarın büyümesinde rol oynadığı aktarıldı. Çalışmada bu örnekler, büyük depremlerin yalnızca konutları değil, enerji ve sanayi altyapısını da ciddi biçimde etkileyebildiğini göstermek amacıyla kullanıldı.
BİLİM İNSANLARINDAN ÖNEMLİ SONUÇ: TEK DEPREM KAYDI YETERLİ DEĞİL Araştırmanın sonuç bölümünde, barajların deprem güvenliğini değerlendirirken yalnızca tek bir deprem kaydının kullanılmasının yeterli olmadığı vurgulandı. Farklı yer hareketlerinin aynı yapı üzerinde önemli ölçüde farklı gerilme ve yer değiştirme değerleri oluşturabildiği, bu nedenle deprem mühendisliği çalışmalarında birden fazla deprem senaryosunun dikkate alınması gerektiği belirtildi. Araştırmacılara göre yer hareketinin maksimum ivmesi, maksimum hızı, frekans içeriği ve enerji yoğunluğu birlikte değerlendirilerek daha kapsamlı bir yapısal analiz yapılabiliyor. Çalışma, Karakaya Barajı'nda mevcut bir hasar ya da yakın bir yıkılma tehlikesi tespit edildiği anlamına gelmiyor. Bulgular, belirli varsayımlara dayanan sayısal modelleme sonuçlarından oluşuyor. Bununla birlikte araştırma, 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremine ait kayıtların, Türkiye'deki büyük altyapı yapılarının deprem davranışını anlamak için bilimsel çalışmalarda kullanılmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.
Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.790.416 gerçekleşti.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Hızlıca eleman bulmak mı istiyorsunuz? Tam yerindesiniz. İlanınızın burada ve basılı gazetemizde çıkmasını ister misiniz? İlan metninizi ilanservis...

Kategori: Hava
Yayın: 18 Ekim 2026 12:38 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr