Habermetrik
← Ana Sayfa
26 Ekim 2026 06:10
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Düzce Kent Konseyinden Yusuf Taşhan’a ziyaret!

Düzce Kent Konseyinden Yusuf Taşhan’a ziyaret!
Görsel kaynağı: duzceninsesi.com.tr
⏱️ 4 dk okuma

İstanbul ve Ankara gibi iki dev metropolün tam ortasında, tabiatın tüm cömertliğini sergilediği bir coğrafyada yaşıyoruz. Yemyeşil doğası, Karadeniz’e açılan Akçakoca sahili, antik tarihi ve Melen Çayı’ndaki macera turizmiyle Düzce, aslında Batı Karadeniz’in en potansiyelli turizm destinasyonlarından biridir.

Ancak gelin görün ki, bunca zenginliğe rağmen turizmde bir türlü o beklenen sıçramayı yapamıyor, kabuğumuzu kıramıyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Düzce Kent Konseyi Yönetim Kurulu, Düzce Turizm Tanıtma ve Geliştirme Derneği Başkanı Yusuf Taşhan’ı ziyaret etti. Sektörün içinden gelen Taşhan ile yapılan bu görüşme, alışılagelmiş bir "hayırlı olsun" nezaketinden öteye geçerek, şehir adına çok kıymetli ve cesur bir özeleştiriye dönüştü.

Taşhan’ın tespitleri, Düzce’yi yönetenlerin ve şehir sevdalılarının masaya koyması gereken cinstendi.

Yusuf Taşhan’ın altını kalın çizgilerle çizdiği ilk mesele; Estetik körlük ve görsel kimlik eksikliği!

“‘D-100’den, Akçakoca yolundan ya da otoyoldan Düzce’ye girerken nasıl bir şehir karşılıyor bizi? Yetersiz bir ışıklandırma, estetikten uzak çevre düzenlemeleri ve maalesef Eski Sanayi bölgesinin yarattığı o büyük görsel karmaşa… Turizm kenti iddiasındaki bir şehre bu girişler yakışmıyor.

Evet, belediyenin Eski Sanayi bölgesindeki dönüşüm çalışmalarında işinin kolay olmadığını ve sona yaklaştığını bilmek umut verici; ancak turizmden bahsedeceksek bu kirliliğin bir an önce tamamen ortadan kalkması şart.”

Taşhan’ın da belirttiği gibi, Düzce’yi turizmde marka yapmak için milyarlık bütçelere değil, estetik bir vizyona ve küçük dokunuşlara ihtiyacımız var. Yusuf Taşhan diyor ki; “‘Mesela; şehir girişlerine dijital ekranlar koymak çok mu zor?

Daha şehre girmeden Samandere’yi, Güzeldere’yi, Sarıkaya Mağarası’nı mesafeleriyle birlikte o ekranlarda görse gelen misafirler, fena mı olur?

Ya da inşaatlara dış cephe ve çatı bitirme zorunluluğu getirerek şu ‘yarım inşaat’ görüntüsüne son versek? Gölorman'ı köyündeki tomruk deposunu oradan kaldırıp, yerine 5 yıldızlı bir otel kazandırsak?

Daha da önemlisi, yanı başımızda betonlaşan bir Sapanca gerçeği var. Biz Hasanlar Baraj Gölü’nü doğru bir planlamayla alternatif bir doğa vahası haline getiremez miyiz?

DSİ lojmanlarının arkasındaki alanı parka dönüştürmek, seyir terasları kurmak ve gölü doğayı kirletmeyecek kamp alanlarına açmak, Düzce’yi bir anda doğaseverlerin ilk tercihi yapacaktır. Aynı şekilde Kardüz Yaylası’na yapılacak 250 metrekarelik butik bir merkez ‘ki içinde salonu, mutfağı, konaklama odaları olan, yatırımcı ve bürokratların ani hava değişiminde sığınabileceği bir yer’ Kardüz’ü kış turizminin parlayan yıldızı yapmaya yeter.”

Ancak tüm bu güzel fikirlerin, projelerin önünde aşılması gereken devasa bir duvar var: ‘Kurumsal Kopukluk!’

“Bugün Düzce Üniversitesi, Düzce Belediyesi ve Milli Parklar gibi hayati kurumlar, maalesef ortak bir akıl yürütemiyor. Her kurum kendi mevzuatı içinde, adeta bağımsız birer ada gibi hareket ediyor. Eski Turizm Bakanı Atilla Koç’un yıllar önce Samandere Şelalesi’ni ziyaretinde söylediği o meşhur, ‘Yolu olmayan cenneti ben ne yapayım?’ sözü kulağımıza küpe olmalı.

Geçmişte o yollar yapıldı belki ama kurumlar arası kopukluk ve inatlaşma bugün hala devam ediyor.’

‘Üstelik bu kopukluk sadece resmi kurumlar arasında da değil; sivil toplum kuruluşları da karar mekanizmalarında yeterince dikkate alınmıyor. Kent Konseyi’nin bu eleştiriyi ajandasına ilk sıradan eklemesi gerekiyor.’ Taşhan’ın, ‘Tıp Fakültesi Hastanesi polikliniklerinin yoğun olduğu bölgede hasta yakınlarının soluklanabileceği bir yaşam alanı oluşturulması yönündeki mikro önerisi’ bile, aslında insan odaklı vizyonun ne kadar unutulduğunun bir kanıtıdır.

Sözün özü; ‘yol yakınken, elimizdeki bu cennet coğrafyayı kurumsal inatlaşmalara, bürokratik engellere ve estetik körlüğe kurban etmeyelim. Düzce’nin parası da var, potansiyeli de. Eksik olan tek şey ortak akıl. Kurumlar birbirleriyle konuşmaya, sivil toplumu dinlemeye başladığında, Düzce’nin turizmde aşamayacağı hiçbir engel kalmayacaktır.’” Yukarıdaki tespit ve öneriler tamamen “Düzce Turizm Tanıtma ve Geliştirme Derneği Başkanı” Yusuf Taşhan’a aittir. Hoşça kalın.

Kaynaklar: duzceninsesi.com.tr
Haber metni ve görseller duzceninsesi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Trafik
Yayın: 26 Ekim 2026 06:10 · Kaynak: duzceninsesi.com.tr
Kaynağı Oku ↗