Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Kasım 2026 21:08
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Satışın eşiğinden arkeoloji müzesine

Satışın eşiğinden arkeoloji müzesine
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Köylüsünden akademisyenine, savcısından gazetecisine ve bakanlığa kadar onlarca yıldır sürdürülen kültür mücadelesi meyvesini verdi
  • Çoğunluğu Tokat ve Burdur’dan koparılmış binlerce yıllık eserler ABD’den getirildi
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

ABD’den Türkiye’ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla İstanbul Arkeoloji Müzelerinde tanıtıldı. Programa, Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Matthew Bogdanos da katıldı.

Ayrıca “Kaçış Yok: Boubon” sergisi açıldı. M.Ö. 2300’DEN KALAN MÜZİK ALETLERİTörende konuşan Ersoy, ABD’de mayıs ayında düzenlenen bir müzayedede Anadolu kökenli eserlerin satışa sunulduğunu belirterek şunları anlattı:“Bunun üzerine bakanlığımız harekete geçmiş, bilimsel veri ve belgelerimiz Manhattan Bölge Savcılığı ve HSI ile paylaşılmış, eserlerin satışı durdurularak Türkiye’ye iadeleri sağlanmıştır.

İade kapsamındaki 100 parça içerisindeki önemli gruplardan birini, Tokat ili Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 eser oluşturuyor. Milattan önce 2300 ila 2000 yıllarına tarihlenen bu grup, törensel müzik aletlerinden silahlara ve metal kaplara kadar Erken Tunç Çağı Anadolu’sunun gelişmiş metal işçiliğini yansıtıyor.”Horoztepe araştırmalarında Prof.

Dr. Tahsin Özgüç’ün bilimsel çalışmalarından yararlanıldı. Eserlerin 70 yıl sonra Türkiye’ye dönüşü kazı buluntuları ile arşiv belgelerinin birlikte değerlendirilmesi sayesinde mümkün oldu. MİMARİ ESERLER MÜZEDEN GETİRİLDİİadesi sağlanan ikinci eser grubunun Burdur’daki Düver köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levhadan oluştuğunu kaydeden Ersoy, şöyle devam etti:“Bu eserler, milattan önce 6. yüzyıla, yani yaklaşık milattan önce 700 ila 480 yılları arasındaki Arkaik Dönem’e tarihleniyor.

O dönem yapılarının çatı ve kaplama düzenlerine ait bu parçaların bezemeleri, biçimleri ve üslupları bilinen örneklerle karşılaştırıldı, arşiv ve koleksiyon kayıtlarıyla dağılışları izlendi. Neticede 2022’de ABD’den, 2024 yılında Danimarka’dan ve 2025 yılında Virginia Güzel Sanatlar Müzesi’nden sağladığımız iadelerin ardından bugün de J.

Paul Getty Müzesi’ndeki bu grubu ülkemize kazandırmış olduk.” diye konuştu. Öne çıkan bu eserler dışında iadesi sağlanan koleksiyonda aynı zamanda tiyatro maskları ve tanrıça heykelcikleri gibi çok özel parçalar bulunuyor.

Bakan Ersoy, hazırlanacak proje kapsamında İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin koleksiyonlarındaki parçalarla bu eserlerin bir araya getirileceğini duyurdu. BRONZ HEYKELLERİ PARÇALAYARAK KAÇIRDILAR!Bakan Ersoy, Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı İbecik köyü yakınlarındaki Boubon Antik Kenti’nde Roma imparatorları ve imparatorluk ailesi adına yapılan Sebasteion Tapınağı’nda bulunan bronz heykellerin, 1960’lı yıllardaki kaçak kazılarla parçalanarak yurt dışına çıkarıldığını ve heykellere ait baş, gövde ile uzuvların birbirinden ayrıldığını ve aynı eserin parçalarının farklı ülkelerdeki koleksiyonlara dağıldığını anlattı.

BOUBON SAVAŞÇILARISergideki insan boyutunu aşan anıtsal bronz heykellerin izini sürme çalışmalarının yıllar önce Prof. Dr. Jale İnan’ın öncülüğünde başladığına işaret eden Ersoy, “İnan’ın yazıtları, kaideleri ve yurt dışındaki heykelleri birlikte değerlendiren araştırmaları, bugün yürüttüğümüz çalışmaların bilimsel temelini oluşturdu.” dedi.

Ersoy, gazeteci yazar Özgen Acar’ı da anarak, Acar’ın Boubon dosyasını belgeler ve tanıklıklarla uzun yıllar gündemde tuttuğunu belirtti. KÖYLÜLER DE MÜCADELEYE KATILDIAraştırma kapsamında İbecik köyü sakinlerinin tanıklıklarına başvurulduğunu, anlatımların eski fotoğraflar ve müze kayıtlarıyla birlikte değerlendirildiğini aktaran Bakan Ersoy, köy halkının paylaştığı bilgilerin eserlerin geçmişinin aydınlatılmasında önemli rol oynadığını, Prof.

Dr. Şükrü Özüdoğru ve ekibinin de bilimsel desteklerinin yanı sıra tanıklarla görüşmelere Kibyra Kazı Evi’nin ev sahipliği yaparak çalışmalara katkı sunduğunu dile getirdi. KAZILAR DEVAM EDİYORErsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortak emekle bugüne kadar Lucius Verus, Septimius Severus, Caracalla ve Marcus Aurelius’a ait eserlerin de aralarında bulunduğu Boubon kökenli kültür varlıklarımızı ülkemize kazandırdık.

Boubon Antik Kenti’nde 2023’te yeniden başlayan kazılar bugün hala devam ediyor.”SAVCININ OLAY YERİ TUTANAĞINDAKİ BİR CÜMLESİ…Aphrodisias Antik Kenti’ne ait portreye dair Bakan Ersoy, şu ayrıntıyı paylaştı:“Bakanlığımız uzmanları, portrenin kentle bağını ve yurt dışındaki koleksiyonlara uzanan geçmişini araştırdı. Bu süreçte 1976’da savcımızın ‘Tespit edilip belgelenenler dışında başka eserlerin de çalındığı yapılan incelemeden anlaşılmaktadır.’ şeklinde olay yeri tutanağına kaydettiği bir cümle, yıllar sonra Aphrodisias kökenli eserlerimiz üzerindeki haklarımızı savunabilmemizi sağlayan ciddi bir dayanak oldu.

Arkeolojik verilerle birlikte değerlendirilen bu belgeler, eserin izlediği yolun aydınlatılmasına ve iade talebimizin somut kanıtlarla desteklenmesine önemli katkı sağladı.”

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 02 Kasım 2026 21:08 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗