SBÜ'nün Oyun Bağımlılığı Ölçekleri Uluslararası Bilim Basınında
- Sağlık Bilimleri Üniversitesi akademisyenlerinin İngiliz meslektaşlarıyla geliştirdiği iki yeni ölçek, gençlerdeki oyun bağımlılığı riskini davranışsal ve psikolojik boyutlarıyla analiz ediyor
- Uluslararası bilim dünyasında geniş yankı uyandıran çalışma, oyun oynama alışkanlıkları ile bireysel yatkınlıklar arasındaki ilişkiyi bilimsel bir çerçeveye oturtuyor
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) bünyesindeki uzmanlar, İngiltere’deki Nottingham Trent Üniversitesi ile iş birliği yaparak dijital oyun bağımlılığı riskini ölçmeye yarayan iki özgün ölçek geliştirdi. Prof. Dr. Aynur Feyzioğlu ve Cengiz Han Kaşıkçı’nın, davranışsal bağımlılıklar alanında dünya çapında tanınan Prof.
Dr. Mark D. Griffiths ile birlikte yürüttüğü bu çalışma, 4 Kasım 2026’da International Journal of Mental Health and Addiction dergisinde yayımlandı. Araştırma, kısa süre sonra 7 Kasım 2026’da Bioengineer.org ve Scienmag gibi uluslararası platformlarda geniş yer bularak dünya bilim kamuoyunun dikkatini çekti.
Çalışmanın temelinde, Türkiye’de yaşayan ve haftada en az üç saat oyun oynayan 15-25 yaş aralığındaki 831 gençten elde edilen veriler yer alıyor. Bilimsel geçerliliği sağlamak adına katılımcılar iki farklı gruba ayrıldı; ilk 502 kişilik grup ölçeklerin yapısını belirlemek için kullanılırken, ikinci 329 kişilik grup ise elde edilen istatistiksel sonuçların doğrulanması için değerlendirildi.
Bu süreç, ölçme araçlarının farklı örneklemler üzerinde tutarlı sonuçlar verdiğini kanıtlamak amacıyla titizlikle yürütüldü. Araştırmacılar tarafından geliştirilen iki ölçek, birbirini tamamlayıcı nitelikte farklı risk boyutlarına odaklanıyor.
İlk ölçek olan 'Gaming Addiction Risk Scale' (GARS), dijital oyun oynama davranışlarına bağlı bağımlılık göstergelerini tararken; ikinci ölçek olan 'Predisposing Gaming Addiction Risk Factors Scale' (PGARFS) ise bağımlılığa zemin hazırlayan psikolojik yatkınlıkları mercek altına alıyor. Bu sayede sadece oyun süresi değil, bireyin psikolojik kırılganlıkları da risk analizine dahil ediliyor.
İkinci ölçekte öne çıkan psikolojik yatkınlıklar duygusal hassasiyet, öz kontrol ve sosyal izolasyon olmak üzere üç ana başlıkta toplanıyor. Duygusal zorlanmalar, dürtü yönetimi ve yalnızlık gibi faktörler, oyun davranışlarının neden bazı kişilerde problemli bir sürece dönüştüğünü anlamak için kritik veriler sunuyor.
Araştırmacılar, bu ölçeklerin güvenirlik katsayılarını sırasıyla 0,72 ve 0,90 olarak hesaplayarak, araçların Türk gençleri üzerindeki kullanılabilirliğine dair güçlü ön kanıtlar elde etti. Çalışmanın teorik altyapısı, davranışsal bağımlılıkların gelişimini açıklayan I-PACE modeline dayanıyor.
Uzmanlar, yoğun oyun oynamanın tek başına bağımlılık anlamına gelmediğini, klinik bir tanı için kontrol kaybı, günlük yaşamın ihmali ve olumsuz sonuçlara rağmen oyunun sürdürülmesi gibi kriterlerin şart olduğunu vurguluyor. Dolayısıyla geliştirilen bu araçlar, kesin bir tanı koymaktan ziyade, risk göstergelerini bilimsel bir perspektifle değerlendirmeyi hedefleyen yardımcı mekanizmalar olarak tanımlanıyor.
Sonuç olarak, bu ölçekler genç oyunculardaki riskli davranışları erken aşamada tespit etmek adına önemli bir bilimsel adım olarak görülüyor. Araştırmacılar, elde edilen bulguların farklı kültürler ve yaş grupları üzerinde de test edilmesi gerektiğini belirterek, çalışmanın kapsamının genişletilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Bu ölçeklerin, dijital oyun bağımlılığına yönelik önleyici yaklaşımların geliştirilmesinde önemli bir referans kaynağı olması bekleniyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 07 Kasım 2026 16:24 · Kaynak: tibbiyebulteni.com