Habermetrik
← Ana Sayfa
16 Eylül 2026 17:27 · Güncelleme 17:55
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Okul Zili Çaldı, Ebeveynlerin Kaygısı da Başladı: Uzmanından Kritik Uyarılar

Okul Zili Çaldı, Ebeveynlerin Kaygısı da Başladı: Uzmanından Kritik Uyarılar
Görsel kaynağı: erzincannet.com

Okulların açılmasıyla birlikte çocukların günlük yaşamında önemli değişiklikler yaşanmaya başladı. Yeni sınıf, öğretmen, arkadaş çevresi ve okul düzenine alışmaya çalışan öğrenciler, birbirinden farklı tepkiler gösterebiliyor.

Psikolog Zeynep Yapınca, okula başlamanın yalnızca çocuk açısından değil, ebeveyn açısından da bir değişim süreci olduğunu belirtti. Yapınca’ya göre bu dönem, ebeveynlerin çocuklarının büyüdüğünü fark ettiği ve onların daha bağımsız deneyimler yaşamasına alan açmayı öğrendiği bir süreç.

İlk gün rahat görünen çocuk birkaç gün sonra zorlanabilir

Her çocuğun okula verdiği tepkinin farklı olduğuna dikkat çeken Yapınca, bazı çocukların okula büyük bir heyecanla başlarken bazılarının çekingen davranabileceğini söyledi.

Okula gitmek istememe, ağlama, ebeveynden ayrılmakta zorlanma, uyku düzeninin değişmesi ya da karın ve baş ağrısından yakınma gibi durumların özellikle ilk günlerde görülebileceğini belirten Yapınca, bu tepkilerin hemen olumsuz davranış olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Çocuğun aynı anda birçok yeni durumla karşı karşıya kaldığını belirten Yapınca, “Yeni bina, öğretmen, arkadaşlar, kurallar ve farklı bir düzen… Çocuk için bunların hepsi aynı anda yaşanan yenilikler. Bu nedenle ilk ihtiyaç çoğu zaman baskı değil, güven” mesajını verdi.

“Kaygıyı yok saymak yerine kabul edin”

Ebeveynlerin çocuklarının üzülmesini istememesinin doğal olduğunu belirten Yapınca, ancak iyi niyetle söylenen bazı cümlelerin çocukta beklenenden farklı bir etki yaratabileceğini söyledi.

“Hiç korkacak bir şey yok”, “Herkes okula gidiyor” veya “Artık büyüdün, ağlamak yok” gibi ifadelerin çocuğun yaşadığı duyguyu görmezden gelmesine neden olabileceğini belirten Yapınca, çocuğun kaygısını kabul etmenin kaygıyı artırmayacağını vurguladı.

Yapınca, çocuğun “Bu duyguyu yaşayabilirim ve bununla baş edebilirim” mesajını almasının önemli olduğunu ifade etti.

Okul kapısındaki vedaya dikkat

Uyum sürecinde ebeveyn tutarlılığının büyük önem taşıdığını belirten Yapınca, okul kapısındaki vedaların gereğinden fazla uzatılmaması gerektiğini söyledi.

Çocuk ağladığında tekrar tekrar geri dönmenin veya planı sürekli değiştirmenin ayrılmayı daha güç hale getirebileceğini belirten Yapınca, kısa ve güven veren bir vedalaşmanın tercih edilmesini önerdi.

Ebeveynin verdiği sözü tutmasının da çocuk açısından önemli olduğunu vurgulayan Yapınca, çocuğun zamanla hem okula hem de ebeveyninin söylediklerine güvenmeyi öğrenmesinin sürecin önemli parçalarından biri olduğunu kaydetti.

Asıl kaygı bazen ebeveynde olabilir

Okul başlangıcında bazı ebeveynlerin çocuklarından daha fazla kaygı yaşayabildiğine dikkat çeken Yapınca, “Acaba ağlıyor mu?”, “Bana ihtiyacı olduğunda yanında olabilecek miyim?” ve “Öğretmeni onu anlayabilecek mi?” gibi düşüncelerin ailelerde görülebileceğini söyledi.

Ebeveynin kaygısının ve tereddütünün çocuğun okul deneyimini daha kaygılı algılamasına neden olabileceğini belirten Yapınca, ailelerin öncelikle kendi duygularını fark etmeleri gerektiğini ifade etti.

Yapınca, ebeveynlere şu soruyu yöneltti:

“Ben şu anda çocuğum için mi kaygılanıyorum, yoksa ondan ayrılmak bana mı zor geliyor?”

“Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın”

Çocukların okula aynı hızda uyum sağlamasının beklenmemesi gerektiğini belirten Yapınca, kıyaslamanın çocuğun üzerindeki baskıyı artırabileceğini söyledi.

Bir çocuğun kısa sürede arkadaş edinirken başka bir çocuğun daha uzun süre gözlem yapabileceğini belirten Yapınca, önemli olanın çocuğun başkasının hızına yetişmesi değil, kendi hızında güven geliştirmesi olduğunu ifade etti.

Okuldan sonra çocuğu soru yağmuruna tutmayın

Çocukların okuldan eve döndüklerinde hemen yaşadıklarını anlatmak istemeyebileceğine de dikkat çeken Yapınca, ailelerin peş peşe soru sormak yerine çocuklara alan bırakmasını önerdi.

“Bugün ne yaptınız?”, “Öğretmenin ne dedi?”, “Arkadaş edindin mi?” gibi soruların arka arkaya yöneltilmesinin çocuğun kendisini sorgulanıyormuş gibi hissetmesine yol açabileceğini belirten Yapınca, daha açık ve sakin bir iletişim kurulmasını tavsiye etti.

Bazı çocukların okul sonrasında dinlenmek, oyun oynamak veya bir süre sessiz kalmak isteyebileceğini söyledi.

“Her şeyi hemen başarmak zorunda değilsin”

Okulun yalnızca ders ve sınavlardan oluşmadığını belirten Yapınca, çocukların burada aynı zamanda hata yapmayı, arkadaşlık kurmayı, yardım istemeyi ve kendi başlarına hareket etmeyi öğrendiklerini ifade etti.

Çocuklara “Her şeyi hemen başarmak zorunda değilsin. Zorlandığında bana anlatabilirsin, birlikte düşünebiliriz” mesajının verilmesinin önemli olduğunu belirten Yapınca, ebeveynlerin çocuklarının yerine sorunları çözmek yerine onlara kendi çözümlerini geliştirebilecekleri alanı tanıması gerektiğini söyledi.

“Çocuğunuza verebileceğiniz en değerli hediye güven”

Okula uyum sürecinin yalnızca çocuk için değil, ebeveyn için de bir öğrenme dönemi olduğunu belirten Psikolog Zeynep Yapınca, ailelerin çocuklarının büyümesine ve giderek bağımsızlaşmasına izin vermesinin önemine dikkat çekti.

Yapınca, sözlerini şu mesajla tamamladı:

“Çocuğunuza verebileceğiniz en değerli hediye, ona ve onun yetebilme becerisine duyduğunuz güvendir.”

Yeni eğitim-öğretim döneminde çocukların kaygılarını bastırmak yerine anlamanın, onları başka çocuklarla kıyaslamak yerine kendi gelişim hızlarına alan açmanın ve ebeveynlerin kendi endişelerini fark etmesinin okul uyum sürecini destekleyebileceği vurgulandı.

Kaynaklar: erzincannet.com
Haber metni ve görseller erzincannet.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim
Yayın: 16 Eylül 2026 17:27 · Kaynak: erzincannet.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp