Bir ülkenin geçim hikâyesi; "Para neden yetmiyor?
- Odü ünye i̇i̇bf öğretim üyesi dr
- nedim dikmen, gündelik hayatın ekonomik gerçeklerini ve toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı geçim mücadelesini "para neden yetmiyor?
Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) öğretim üyesi Dr. Nedim Dikmen’in Kalan Yayınları etiketiyle yayımlanan 386 sayfalık yeni kitabı “Para Neden Yetmiyor? Hayatın İçinden 50 Ekonomi Hikâyesi”, okuyucuyla buluştu.
Ünye’de görev yapan ve uzun yıllardır iktisat ile ekonometri alanlarında dersler verip bilimsel araştırmalar yürüten Dr. Nedim Dikmen; maaşı arttığı hâlde geçinemeyen çalışandan emeğinin karşılığını alamayan fındık üreticisine, borçlanan ailelerden gelecek kaygısı yaşayan gençlere kadar toplumun geniş bir kesiminin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunları 50 farklı hikâyeyle ele alıyor.
Ekonomi yalnızca rakamlardan ibaret değilEkim 2026'da yayımlanan eserde enflasyon, satın alma gücü, gelir dağılımı, tasarruf, borçlanma, yatırım, tüketim alışkanlıkları, işsizlik ve ekonomik eşitsizlik gibi temel konular, günlük yaşamdan tanıdık karakterlerin hikâyeleri üzerinden işleniyor. Academic bilgiyi günlük hayatın anlaşılır diliyle buluşturan Dr.
Nedim Dikmen, Kalan Yayınları adına Aslı Kemal Gürbey'in gerçekleştirdiği söyleşide kitabının temel yaklaşımını şu sözlerle anlattı:"Rakamlar ekonominin fotoğrafını çeker; hikâyeler o fotoğraftaki insanların sesini duyurur."Bilimsel bilgiyi herkesin anlayabileceği bir anlatımla sunmayı amaçladığını belirten Dikmen, ekonominin yalnızca üniversitelerde ve uzmanlar arasında konuşulan bir konu olmadığını, her insanın günlük yaşamında ekonomik kararlarla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Fındık üreticisinin yaşadığı çelişkiyi Hasan Amca anlattıKitabın özellikle Karadeniz Bölgesi okuyucularının ilgisini çekebilecek bölümlerinden biri, “Fındık 200 Lira, Hasan Amca Neden Sevinmiyor?” başlıklı hikâye oldu.
Hikâyede, fındığın kilogram fiyatı 200 liraya yükselmesine rağmen gübre, mazot, ilaç, işçilik, nakliye ve diğer giderler nedeniyle sevinemeyen Hasan Amca'nın yaşadıkları anlatılıyor. Yalnızca ürün fiyatına bakılarak çiftçinin ekonomik durumunun değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken Dikmen, hikâyedeki Hasan Amca’nın sözlerine "Fındık uçtu da biz yerde kaldık." şeklinde yer veriyor: Dikmen, söyleşisinde bu konuyu değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:"Çünkü tarımda sorun yalnızca ne kadar üretildiği değil, ortaya çıkan değerin nasıl paylaşıldığıdır.
Bir ürünün pahalılaşması, onu yetiştiren insanın zenginleştiği anlamına gelmez.""Maaş arttı ama market poşeti küçüldü"Kitabın ilk hikâyesi olan “Maaş Arttı, Para Azaldı”, günümüzde pek çok ailenin yaşadığı geçim sıkıntısını ve enflasyonun satın alma gücü üzerindeki etkisini, maaşına zam yapılmasına rağmen ailesinin ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan Mustafa'nın hikâyesi üzerinden gözler önüne seriyor. İnsanların ekonomik gelişmeleri yalnızca açıklanan istatistiklerden değil, günlük alışverişlerinde yaşadıkları değişimlerden değerlendirdiklerini belirten Dikmen, "İnsanlar enflasyonu yalnızca oranlardan değil, aynı parayla artık alamadıklarından öğrenir." dedi.
Tasarruftan borçlanmaya, tüketim alışkanlıklarından yatırımlaraEserde insanların para karşısındaki davranışları ve karar alma biçimleri derinlemesine inceleniyor:"Emine Teyze'nin Bilezikleri" hikâyesinde tasarrufun yalnızca para biriktirmek değil, gelecekte seçenek sahibi olmak anlamına geldiği anlatılıyor."Kahvedeki Dolar Uzmanı" hikayesi, ekonomik tahminlerde aşırı güvenin yol açabileceği yanılgıları mizahi bir dille ele alıyor."İndirimde 2.000 Lira Kazandım" başlıklı hikâye ise ihtiyaç duyulmayan bir ürünün indirimli satın alınmasının neden gerçek bir tasarruf olmayabileceğini sorguluyor. Kredi kartının yalnızca asgari tutarını ödeyen tüketiciler, konut almak ile kirada kalmak arasında karar veren aileler, yatırımlarında zarar eden bireyler ve gelirini artırmasına rağmen ekonomik rahatlığa ulaşamayan çalışanlar da kitabın karakterleri arasında yer alıyor.
Dikmen, tüketim alışkanlıklarına ilişkin değerlendirmesinde, "Bazen en iyi tasarruf, daha ucuza almak değil, hiç almamaktır." sözüne dikkat çekiyor. Gençlerin işsizlik ve gelecek kaygıları“Diploma Neden İş Bulmadı?” başlıklı hikâyede üniversite mezunu gençlerin istihdam sorunlarına değinen Dikmen, işsizliğin yalnızca eğitimle değil, ekonominin üretim ve istihdam yapısıyla da ilişkili olduğunu vurguluyor.
Nitelikli eğitimin yanında bilgi ve becerilerin değerlendirilebileceği güvenceli iş imkânlarının oluşturulmasının önemine değinen Dikmen, gençlerin beklentileri hakkında şunları söyledi:"Asıl kaygı verici olan, gençlerin zengin olmak istemesi değil, emekleriyle iyi bir hayat kurabileceklerine dair umutlarının zayıflamasıdır."Bir festival şehre gerçekten ne kazandırır? Yerel ekonomileri ilgilendiren konulara da geniş yer verilen kitapta, “Festival Şehre Ne Kadar Para Kazandırdı?” hikâyesiyle bir festivalin başarısının yalnızca ziyaretçi sayısıyla ölçülemeyeceği ortaya konuyor.
Şehre giren yeni gelir, yerel işletmelere sağlanan katkı, harcamaların şehirde kalma oranı ve organizasyon maliyetleri bütüncül olarak değerlendiriliyor. Ayrıca küçük esnafın kârlılığı, işletmeler arası rekabet, vergilerin yükü ve tüketicilerin karşılaştığı bilgi eksikliği gibi konular da işleniyor.
Her hikâyenin sonunda düşündüren bir soruKitabın dikkat çeken özelliklerinden biri, her hikâyenin ardından yer alan “Peki, burada ekonomi ne diyor?” ve “Cebimize kalan soru” bölümleri. Bu kısımlarda önce hikâyenin arkasındaki ekonomik kavram açıklanıyor, ardından okuyucunun kendi hayatındaki kararları sorgulaması sağlanıyor.
Böylece eser, geleneksel bir ders kitabından ayrılarak okuyucuyu günlük yaşamındaki tercihlerini düşünmeye yönlendiriyor."Zenginlik yalnızca sahip olduğumuz para değildir"İlk hikâyedeki “Para neden yetmiyor?” sorusundan son hikâyedeki “Zenginlik kaç lira?” sorusuna uzanan bir düşünce yolculuğu sunan Dikmen; zamanın, emeğin, sağlığın ve geleceğe ilişkin tercih özgürlüğünün önemini hatırlatıyor. Kitabın ön sözünde ekonomik okuryazarlığın doğru soruları sorma alışkanlığı kazanmak olduğunu ifade eden Dikmen, kitabın okuyucuda bırakmasını istediği etkiyi şu sözlerle özetledi:"Çünkü benim için bir kitabın gerçek başarısı, okuyucunun son sayfayı kapattığında yalnızca yeni bilgiler öğrenmesi değil, dünyaya ve kendi hayatına artık biraz daha farklı gözlerle bakabilmesidir."Kitap okuyucularla buluştuKalan Yayınları tarafından Ekim 2026'da yayımlanan, 386 sayfa ve 50 hikâyeden oluşan eser, ekonomi eğitimi almamış okuyucuların da rahatlıkla anlayabileceği bir anlatım sunuyor.
Eser, okuyucuyu şu soruyla baş başa bırakıyor: “Daha fazla paraya mı, yoksa sahip olduklarımızla daha iyi bir hayat kurmaya mı ihtiyacımız var?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim · Bölge: Sinop/Dikmen
Yayın: 27 Ekim 2026 11:05 · Kaynak: unyekent.com