Buraya Kadarmış
- Eski Türkiye'de de böyle olaylar olduğunda devleti yönetenler televizyonlara çıkıp; olayı bütün yönleriyle araştırdıklarını, suçluları veya ihmalleri olanları ortaya çıkarıp adalete teslim edeceklerini söylerlerdi
Eski Türkiye'de de böyle olaylar olduğunda devleti yönetenler televizyonlara çıkıp; olayı bütün yönleriyle araştırdıklarını, suçluları veya ihmalleri olanları ortaya çıkarıp adalete teslim edeceklerini söylerlerdi. Kimse cezasız kalmayacak, kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak; adalet önünde hesap verecekler derlerdi.
Ve o bildik cümleyi seyircinin gözünün içine bakarak ve vurgulayarak söylerlerdi. Gidebildiği yere kadar gidilecek! Çok yakında Yeni Türkiye'nin yöneticileri de aynı şeyleri söylediler. Geçmişte de bir yerlere gidilemezdi, bugün de gidilemedi.
Ülke gündemindeki fon meselesi üzerine devletin en üst yöneticisi; Gidebildiği yere kadar gidecek demişti, nereye kadar gidilebildi sizce? Demek ki buraya kadar gidilebiliyormuş, eh buraya kadar da gittiler işte! Buradan öteye gidemezsiniz beyler!
Biz geçmişten biliyoruz bunu, kimse gidemedi. Zaten öyle dediğinizde de kimse inanmamıştı size. İnanmazlar, çünkü bu büyüklükte bir olayı bir büyüğün haberi olmadan yapamazsınız. Bunun gerçekleşmesi bizim devlet yapımız içinde mümkün değildir.
Gerçekleşmişse devlet yapısındaki zaafiyyetten değil de devlet yapısı içinde yer alanların bir şekilde olaya iştirak edişindendir. Onun için ancak buraya kadar gidilir. Eskilerin bir deyimi var ki sanki bugün için söylenmiş.
İşte o eskiler bugünü anlatmak için; “Şüyuu vukundan bater” demişler. Ne güzel anlatmışlar… Ne demek bu? Bir olayın kendisinin gerçekleşmesinden çok olayın duyulmasının, dilden dile yayılmasının, dedikodusunun yapılmasının daha büyük zararlara ve yıkıcı sonuçlara yol açacağıdır.
Tam da bugünkü Türkiye! Türkiye çalkananıyor. Televizyonlar, gazeteler ve sosyal medyada ortaya atılan iddiaların haddi hesabı yok. Mevzuyu bilmeyen yok aslında. Ancak yönetimden ses yok. İki satırlık bir açıklamayla milletin kafasındaki sorulara cevap verdiklerini sanıyorlar.
Birinci satır; Herşey konrolümüz altında, panik yapmayın. İkinci satır; Soruşturuyoruz, gidebildiği yere kadar gidecek. Bu ülkede yaşayanlar görüyorlar ki bir şeylerin bir yerlere gittiği yok. Gide gide bir arpa boyu yol gidilemedi.
Yönetim belli ki zamana yayıp unutturmayı düşünüyor. Adı geçenlerden birisi de çıkıp; Ben bu şüpheyle yaşayamam, yargılanıp aklanmak istiyorum demiyor. Veya soruşrmanın selameti açısından istifa ediyorum demiyor. Bir üst yönetim de görevden alma ihtiyacı duymuyor.
Bizi kimse yıpratamaz demekten öteye geçen yok. Sizin kendi kendinizi yıpratmanız size yetecek, göreceksiniz! Yine eskilerin bir sözünü hatırlatalım istedik. O ulu insanlar “Sükût ikrardandır” demişler. Susmak kabullenmektir.
Ya da sessiz bir itiraftır. Milletin kafası karışık; herkes bir şeylerin olduğunu düşünüyor. Ateş olmayan yerden duman çıkmayacağını biliyor bu millet. Bu milletim gerçekleri bilme hakkı var. Siz anlatmazsanız, siz açıklamazsanız bu millet anlatır.
Dedikodu da yapar, abartı da yapar, süsleme de yapar. Muhalefet de yapar, iftira da atar, uydurma da yapar. Olmuş gibi de anlatır. Âlemin ağzı torba değil ki büzesin, ancak sen çıkıp gerçekleri söylemek zorundasın. Gittiği yere kadar gidecek demak devlet ağzıdır, böyle konuşmak zorundasınız biliyoruz ama insanlar bu devlet ağzına o kadar alıştılar ki başka şeyler duymak istiyorlar. Duydukları da inanılır gerçekler olmalı!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Yangın · Bölge: Giresun
Yayın: 28 Ekim 2026 21:11 · Kaynak: yesilgiresun.com.tr