Habermetrik
← Ana Sayfa
Kırıkkale/Keskin 05 Kasım 2026 18:59
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Güle Güle Ağabey

Güle Güle Ağabey
Görsel kaynağı: gunisigigazetesi.net
⏱️ 3 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Sevgili ağabeyim Mehmet Şükrü Baş’ı kaybettik
  • Elâzığ basınının keskin kalemlerinden biriydi

Sevgili ağabeyim Mehmet Şükrü Baş’ı kaybettik. Elâzığ basınının keskin kalemlerinden biriydi. Yazılarında bir ilkesi vardı. Doğruya doğru der, gördüğü bir aksaklığı açıkça dile getirirdi. Vefatı, yıllardır yazılarını okuyanları, şiirlerini dinleyenleri ve onu yakından tanıyan bizleri derinden üzdü.

Onu Günışığına davet ettiğim günleri hatırlıyorum. O zaman gazetede “Dostlar Sofrası” adını verdiğimiz, edebiyata ayırdığımız tam bir sayfamız vardı. Bir gün ağabeyime bu sayfada kısa yazılar yazmasını teklif ettim. Beni kırmadı, kabul etti.

Bir süre sonra gazete yönetimi kendisine bir köşe verdi. Köşesinin adı “Hasbihal”di. Okuruyla konuşur gibi yazan Mehmet Şükrü ağabeye bu isim ne kadar da yakışıyordu.

“Hasbihal”de Elâzığ’ın gündelik hayatına kulak verirdi. Bir öğretmen, şehirde öğretmenevi bulunmadığını yazıp konuyu yeniden gündeme getirmesini istediğinde, okurunun bu isteğine köşesinde yer açtı. Bir başka yazısında Elâzığ ağzıyla anlatılan bir fıkradan yola çıkarak emeklinin geçim sıkıntısına değindi.

“Bir tutam orcik” sözünün taşıdığı mizah, yazının derdini de okura duyuruyordu. Onun üslubunda bu iki özellik yan yanaydı. Memleketin diliyle konuşur, memleketin meselesini açıkça yazardı.

Elâzığ’ın Gökçe, eski adıyla Lotoğlu köyünde doğan Mehmet Şükrü ağabey, çocukluğunun Elâzığ’ını da yazıya geçirdi. Erciyes dergisindeki bir yazısında, 1950’nin eylülünde ninesiyle birlikte bir kamyonun tahta kasasında şehre gelişini anlatır.

Kasada meyve sepetleri, kuzular, tavuklar vardır. Şehri ilk kez görecek çocuğun aklındaysa defter, kalem ve okul vardır. O hatırayı okurken bir çocuğun merakını duyar, eski Elâzığ’dan bir manzara görürsünüz. Gündelik hayatın içinden seçtiği birkaç ayrıntıyla bir devri anlatabilirdi.

Emekliye ayrıldıktan sonra öğrencilik yıllarından beri içinde taşıdığı köşe yazarlığı hevesinin peşinden gitti. Elâzığ ve Malatya gazetelerinde yazdı. Şiirleri dergilerde ve antolojilerde yayımlandı, bazıları bestelendi.

Hazar Şiir Akşamlarına şair olarak katıldı. 2015’te yayımlanan Azap Yolu, onun şairliğini bir kitapta okurla buluşturdu.

Şiirlerinde de konuşur gibi söyleyişini korurdu. Harput Gazetesi’nde yayımladığı “Merdiven”de, ömrüne basamak basamak dönüp bakar. Her on yıldan birkaç kelimeyle söz eder. Çocukluk, okul, aşk, babalık ve dedelik birbirini izler.

İnsan kendi ömrünü anlatırken nerede duraksar, hangi hatıraya gülümser? Mehmet Şükrü ağabeyin şiirinde o duraksamayı da gülümsemeyi de duyuyorum.

Maziye bakıyorum, yaş destanı gibi…

Kırklarda doğmuşum,

Ellilerde okumuşum,

Altmışlarda olmaz olaydım ama…

Âşık olmuşum.

Bugün o dizeleri yeniden okurken aklım yine Dostlar Sofrasına gidiyor. Bir edebiyat sayfasında başlayan beraberliğimizden bana kalan en güzel hatıralardan biri, yazma teklifimi kabul ettiği o gündür. İyi ki o gün kendisine yazmasını teklif etmişim. İyi ki soframıza katılmış, yazılarıyla, şiirleriyle hatıralarımızı süslemiş.

Bir rüzgâr gibi geçip giden Mehmet Şükrü Baş'a Allahtan gani gani rahmet diliyorum.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gunisigigazetesi.net
Haber metni ve görseller gunisigigazetesi.net sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Kırıkkale/Keskin
Yayın: 05 Kasım 2026 18:59 · Kaynak: gunisigigazetesi.net
Kaynağı Oku ↗