Habermetrik
← Ana Sayfa
Ankara/Ayaş 27 Ekim 2026 12:32 · Güncelleme 12:55
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Ankara Ayaş’ta tarım toprakları tehlikede! DEVA Partili Şahin’den Gökler’deki OSB projesine tepki

Ankara Ayaş’ta tarım toprakları tehlikede! DEVA Partili Şahin’den Gökler’deki OSB projesine tepki
Görsel kaynağı: yeniankara.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 2 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Ayaş’ın birinci sınıf tarım arazileri üzerinde kurulması planlanan Geri Dönüşümcüler İhtisas OSB projesine tepki gösteren DEVA Parti'si Ankara Milletvekili İdris Şahin, “Sanayi büyüsün diye tarımı küçültmek zorunda değiliz” diyerek kamulaştırma sürecini Meclis gündemine getireceklerini belirtti

Ankara’nın Ayaş ilçesine bağlı Gökler Mahallesi’nde yaklaşık 446 hektarlık alan üzerinde kurulması planlanan “Ankara Anadolu Geri Dönüşümcüleri İhtisas OSB Projesi”, bölgedeki üreticiler ve yerel halk arasında tedirginliğe yol açtı. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) kayıtlarına göre 267 parseli kapsayan ve 220 sanayi tesisinin inşa edilmesi öngörülen projede, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde kamulaştırma süreci yürütülüyor.

Ancak bölgedeki arazilerin yıllardır aktif olarak ekilip biçilen birinci sınıf tarım arazileri olması, kamuoyunda çok yönlü bir tartışma başlattı. Konuyu yakından takip eden DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Yeni Ankara’ya yaptığı özel açıklamalarda projenin tarım topraklarına ve bölge ekonomisine vereceği zararlara dikkat çekti.“KONUYU MECLİSE TAŞIYACAĞIZ”Bölge çiftçilerine hukuki destek sağlanması ve sürecin yargıya taşınması konusunda atacakları adımları paylaşan Şahin, kamulaştırma kararının arka planını inceleyeceklerini belirtti.

Şahin, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:“Öncelikle kamulaştırmanın ve yer seçiminin dayanağı olan bütün belgeleri önümüze koyacağız. Kamu yararı kararı, yer seçimi raporları, tarım dışı kullanım kararları ve kamulaştırmaya ilişkin işlemleri inceleyeceğiz.

Hukuka aykırı bir işlem tespit edilirse yürütmenin durdurulması ve iptal davası dâhil vatandaşlarımızın kullanabileceği hukuki yollar konusunda yanlarında olacağız. Gökler’de yaşayan vatandaşlarımız bize ulaştı. Onların kaygılarını yalnızca bir basın açıklamasıyla gündeme getirip bırakmayacağız.

Konuyu Meclise taşıyacağız, süreci de takip edeceğiz. Burada unutulmaması gereken bir şey var. Kamulaştırma bedelini ödemeniz, çiftçinin o toprakla kurduğu ekonomik bağın karşılığını vermiyor. Para bir defa ödeniyor, o tarla ise doğru kullanıldığında yıllarca üretmeye devam ediyor.

Çiftçinin elinden yalnızca bir taşınmazı değil, üretim aracını da alıyorsunuz.” “BU TOPRAKLARIN NEDEN SEÇİLDİĞİNİ AÇIKLAMAK ZORUNDALAR”Şahin, hazırlık çalışmaları kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yazılı soru önergesi vereceklerini de aktardı:“Bu konuda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yazılı soru önergesi vereceğiz. Yer seçiminin hangi teknik raporlara dayandığını, Gökler’in neden tercih edildiğini, hangi alternatiflerin incelendiğini, kamulaştırmaya esas kamu yararı kararını, kaç malikin ve kaç çiftçinin etkilendiğini, arazilerin tarımsal niteliğini ve tarım dışı kullanım kararlarını Bakanlığa tek tek soracağız.

Ayrıca 267 parselin ne kadarında bugün fiilen üretim yapıldığını da soracağız. Çünkü önümüzde yalnızca haritada çizilmiş bir alan yok. Bu parsellerin üzerinde insanların üretimi, geçimi ve geleceği var. Kamu yararı deniliyorsa kamuoyunun da o yararın hangi rapora ve hangi gerekçeye dayandığını bilmeye hakkı var.

‘Karar verdik, kamulaştırıyoruz’ demek yeterli değil. Bu toprakların neden seçildiğini açıklamak zorundalar.”ALTERNATİF BÖLGE MÜMKÜN MÜ?Proje için farklı bir köyün ya da bölgenin doğrudan hedef gösterilmesinin doğru olmayacağını vurgulayan Şahin, alternatif belirlemenin teknik bir çalışma gerektirdiğine işaret etti.

İdareye bu doğrultuda sorular yönelttiklerini belirten Şahin şunları kaydetti:“Ben bugün başka bir köyü işaret edip ‘Gökler’e yapmayın, buraya yapın’ dersem aynı yanlışı başka vatandaşlarımız için tekrarlamış olurum. Alternatif alanı belirlemek teknik bir çalışma gerektiriyor.

Biz idareye tam da bunu soruyoruz. Gökler seçilmeden önce hangi alanlara bakıldı? Hazine arazileri değerlendirildi mi? Tarımsal üretime daha az zarar verecek seçenekler araştırıldı mı? Ulaşım, altyapı, mülkiyet ve çevresel etkiler bakımından hangi karşılaştırmalar yapıldı?

Ayaş sıradan bir tarım bölgesi de değil. Ayaş domatesi, Avrupa Birliğinde coğrafi işaretle korunan bir ürün. Bir tarafta bu üretimi dünyaya tanıtmakla övünürken diğer tarafta aynı ilçedeki tarım topraklarını etkileyebilecek kararları yeterince açıklamadan ilerletemezsiniz.

Bir köyün toprağını kurtarırken başka bir köyün toprağını hedef göstermeyiz. Sanayicinin de üretim yapabileceği, çiftçinin de toprağını koruyabileceği bir çözüm bulunmak zorunda.” “SANAYİ BÜYÜRKEN TARIM KÜÇÜLMEMELİ”Ayaş’ın tarımsal kimliğinin ve Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili alan Ayaş domatesi gibi değerlerin korunmasının önemine değinen Şahin, tarım alanlarının daralmasının sadece mülkiyet değişiminden ibaret olmadığını vurguladı.

Şahin, bu durumun yaratacağı zincirleme etkiyi şu sözlerle dile getirdi:“Ayaş deyince Ankara’da insanların aklına önce tarım geliyor. Ayaş domatesi bugün yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa Birliğinde de coğrafi işaretle korunan bir değer.

Bu tescil zaten ürünle coğrafya arasındaki bağın kabul edilmesi anlamına geliyor. Şimdi böyle bir üretim coğrafyasında yüzlerce parseli ilgilendiren bir kamulaştırma sürecinden söz ediyoruz. Elimizde bu parsellerin kaçında hangi ürünün ne kadar üretildiğini gösteren bütün veriler olmadığı için ‘Ankara’nın gıda arzı şu kadar azalacak’ diye rakam söylemek doğru olmaz.

Fakat tam da bu nedenle bu verilerin açıklanmasını istiyoruz. Tarım yalnızca tarlanın sahibinden ibaret değil. Üretici var, tarım işçisi var, nakliyeci var, ürünü alan esnaf var, pazarcı var. Bir tarım alanını üretimden çıkardığınızda yalnızca tapuda bir mülkiyet değişikliği yapmış olmuyorsunuz.

O toprağın çevresinde oluşan ekonomik hayatı da etkiliyorsunuz. Daha önemlisi, bugün Ayaş domatesini coğrafi işaretle koruyup dünyaya tanıtırken yarın Ayaş’ın üretim alanlarını küçülten kararlar verirseniz burada ciddi bir tutarsızlık ortaya çıkar.

Coğrafi işaret tabelaya asılan bir belge değildir. O ürünü yaşatan toprağın, üreticinin ve üretim kültürünün devamlılığıyla anlam taşır. Kamulaştırma bedeli bir kez ödenir. Toprağın üretimden çıkmasının faturası ise her hasat döneminde yeniden önümüze gelir.

Biz sanayi yatırımı yapılmasın demiyoruz. Sanayi büyüsün diye tarımı küçültmek zorunda da değiliz. Ayaş’ın çiftçisini toprağından koparmadan, geri dönüşüm sanayicisini de mağdur etmeden bir yer seçimi yapmak devletin görevidir.”

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset · Bölge: Ankara/Ayaş
Yayın: 27 Ekim 2026 12:32 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗