Amerikan ordusu, ABD kongre seçimlerinden hemen önce İran'ın Keşm Adası'nı vurdu
- ABD Başkanı Trump, Kongre ara seçimlerinden önce İran'ı vurmayacaklarını söylemişti
- Ancak Amerikan ordusu, seçimlere saatler kala Hürmüz Boğazı'ndaki İran hedeflerini vurdu
ABD Başkanı Trump, Kongre ara seçimlerinden önce İran'ı vurmayacaklarını söylemişti. Ancak Amerikan ordusu, seçimlere saatler kala Hürmüz Boğazı'ndaki İran hedeflerini vurdu. Saldırının savunma amaçlı olduğu bildirildi.
Google'da DW'yi tercih edin Amerikan ordusunun Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'nı vurduğu bildiriliyor. Fotoğraf: Maxar Technologies/AFP Reklam Trump yönetimi, ABD'de bugün yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde İran'a saldırdı.
Amerikan ordusunun Keşm Adası'nı hedef aldığı, Bender Abbas liman kentinden de patlama seslerinin geldiği bildirildi.
İran devlet medyası ise bölgede art arda beş patlamanın meydana geldiğini duyurdu. Haberlerde ayrıca Devrim Muhafızları'nın dün gece saatlerinde, Keşm Adası'nın güneyinde ABD'ye ait iki insansız hava aracını elektronik sistemler kullanarak ele geçirdiği, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda ABD'ye ait bir İHA'nın da imha edildiğini bilgisi yer aldı.
ABD basınında ise Amerikan ordusunun, Keşm Adası'ndan bir füzenin ateşlenmesi üzerine adadaki İran Devrim Muhafızları mevzilerinin hedef aldığı, "saldırının sınırlı ve savunma amaçlı olduğu" belirtiliyor.
Oysa ABD Başkanı Donald Trump, 3 Kasım Kongre ara seçimleri öncesinde İran'a saldırmayacaklarını duyurmuştu ve saldırıdan bir kaç saat önce, Tahran rejimi ile diplomasi yoluyla yürütülen çözüm çabalarında ilerleme kaydedildiğini, bir anlaşma sağlanabileceğini açıklamıştı.
Hatta Trump Washington'da, gazetecilerin "Amerikan ara seçimlerinden sonra İran'a saldırmayı düşünüp düşünmediği" yönündeki sorusuna da "hayır" yanıtını verdi. Ayrıca İran’ın bir anlaşmaya varmak istediğine inandığını ve böyle bir anlaşmanın gerçekleşebileceğini kaydetti.
Donald Trump ayrıca sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, anlaşma sağlanması ihtimali nedeniyle petrol fiyatlarının düştüğüne dikkat çekerek,
"Bu bir REKOR, çünkü insanlar İran ile bir savaş çıkmayacağını düşünüyor. İran, mümkün olan en kısa sürede bir uzlaşma istiyor. Bu gerçekleşebilir!" ifadelerine yer verdi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de dün İran ile bir dizi olumlu görüşme yapıldığını duyurdu. Kendisi ve Trump'ın oldukça iyimser olduklarını belirten JD Vance, "Çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Bu açıklamaların gerisinde, Amerikan seçmeninin savaştan ve onun yol açtığı enflasyondan, benzin fiyatlarındaki artıştan duyduğu hoşnutsuzluğun ve Trump'ın, ABD'deki ara seçimlerde partisi Cumhuriyetçilerin ağır bir yenilgi ile karşı karşıya kalmasından duyduğu endişenin yattığı belirtiliyor.
İran ile diplomasi yoluyla çözüm sağlanabileceği yönündeki açıklamalar, petrol piyasasında olumlu karşılandı ve fiyatlar düştü.
Son günlerde Amerikan basınında Trump'ın ara seçimlerden hemen sonra İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile ile birlikte İran'a yeniden saldırmak için hazırlık yaptığı, iki ülke ordularının saldırı seçenekleri ve senaryoları üzerinde çalıştıkları iddia edilmişti.
Hatta hafta başından itibaren İran ile diplomatik çözüme kapı aralayan Trump, hemen öncesinde Tarhan'a "iyi davranmak istediklerini" ancak bir noktada nükleer yetkinliklerini tamamen yok etmek için İran'a "çekiç darbesi indirmeleri gerekeceğini" söylemiş, saldırmayı öngördükleri hedefler arasında Kazma Dağı'nın yer aldığına işaret etmişti.
Trump'ın saldırı sinyali olarak nitelendirilen bu açıklamalarında Netanyahu'nun rol oynadığı belirtiliyor.
Diplomasi kulislerine sızan bilgiye göre İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, kendi siyasi akıbeti ve hesapları için Trump'a İran'a yeni saldırılar düzenlenmesi yönünde baskı uyguluyor.
İddiaya göre, geçen hafta İsrail'de yapılan seçimlerde parlamentodaki çoğunluklarını kaybeden Netanyahu ile aşırı sağcı müttefikleri, İran ile savaşı yeniden alevlendirerek, bir acil durum hükümeti kurulmasının önünü açmak istiyor.
Hatta Benyamin Netanyahu'nun hafta sonunda Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD başkanını İran'a saldırı düzenlenmesi için ikna etmeye çalıştığı belirtiliyor.
Bu arada ABD'nin Ortadoğu'daki diğer müttefiklerinin ise Trump'a yeni saldırıların bölgede istikrarsızlığı daha da derinleştireceği, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını şiddetlendirebileceği, bunun da küresel ekonomide daha büyük sarsıntılara yol açabileceği uyarısında bulunduğu bildirildi.
Avrupa ülkeleri de endişeli. ABD'nin İsrail ile İran'a yeni saldırılar düzenleyebileceği iddiaları üzerine Almanya Başbakanı Friedrich Merz, taraflara diplomasi yoluyla çözüm bulma çağrısı yaptı. Merz ayrıca İran ile savaşın yol açtığı enerji krizinin Avrupa'ya 100 milyar euroya mal olduğuna dikkat çekerek, "Bu çatışma askeri yöntemlerle çözülemez" dedi.
Bu arada Katarlı arabulucuların geçen hafta İranlı yetkililerle iki tur görüşme yapmasıyla diplomatik çabalarda ilerleme kaydedildiği, bu hafta görüşmelerin sürdürülmesinin hedeflendiği bildiriliyor.
Arabulucuların, ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldırması karşılığında, İran'ın da Hürmüz Boğazı'ndaki saldırılarını durdurmasını öngören bir çerçeve üzerinde çalıştıkları aktarılıyor.
Müzakerelerde, ABD'nin geçmişte müzakereler devam ederken İran saldırması nedeniyle, Trump yönetimine duyulan güvensizliğin ön plana çıktığı, Tahran rejiminin ABD'nin olası bir anlaşmada kendi yükümlülüklerini yerine getireceğine dair somut bir güvence istediği belirtiliyor.
İranlı yetkililer de kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda hem savaşa hem de diplomasiye hazır olduklarını vurguluyor.
İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in ABD ve İsrail'in saldırı hazırlığı yaptığı iddiaları üzerine ülkenin askeri komutanlarıyla görüştüğü ve "her tür ve düzeyde tehdide yanıtın, derhal ve coğrafi sınır olmaksızın verilmesi için hedefler listesinin genişletilmesi" talimatı verdiği açıklanmıştı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Genel
Yayın: 03 Kasım 2026 09:52 · Kaynak: DW Türkçe