Habermetrik
← Ana Sayfa
30 Ekim 2026 17:07
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Türkiye'nin Küresel Güç Hedefi BAİBÜ'de Masaya Yatırıldı

Türkiye'nin Küresel Güç Hedefi BAİBÜ'de Masaya Yatırıldı
Görsel kaynağı: tvbolu.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Gerçekleştirilen etkinliğe, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof
  • Hükümet Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof

Gerçekleştirilen etkinliğe, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, 64. Hükümet Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit panelist olarak yer alırken, etkinliğe Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever, Bolu İdare Mahkemesi Başkanı Emrah Işık, Bolu Vali Yardımcıları Hakkı Uzun ve Erkan İsa Erat, Bolu il protokolü ve akademik-idari personel ile öğrenciler katıldı.

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Ercan Aktan, açılış konuşmalarının ardından katılımcılara yönelttiği sorularla paneli başlattı.

Uluslararası Hukukta Çifte Standart Uygulanıyor

Panelde ilk sözü TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel alarak Gazze'de yaşanan soykırımı dile getirdi. Yüksel, "7 Ekim; uzun yıllardır süren İsrail-Filistin işgalinin, aynı şekilde uzun yıllardır devam eden apartheid, yani ayrımcılık sisteminin, belki de dünyanın en acımasız rejimlerinden biri olan apartheid rejiminin ve yine yaklaşık 18 yıldır devam eden ablukanın neticesinde meydana geldi " ifadelerini kullandı.

Filistin’in kurtuluş mücadelesi açısından uluslararası hukukun önemine dikkat çeken Yüksel, uluslararası mahkemelerin İsrail’in işgalci bir devlet olduğunu ortaya koyan kararlar aldığını, ancak bu kararların uygulanmasında sorunlar yaşandığını ifade etti.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yapılan başvurular hakkında da bilgi veren Yüksel, Türk hukukçularının üç günü aşkın süren çalışmalar sonucunda bilgi ve belgeleri bir araya getirerek mahkemeye başvuruda bulunduğunu belirtti.

Yapılan başvuruların ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkarıldığını hatırlatan Yüksel, görevdeki bir başbakan hakkında alınan bu kararı tarihî bir gelişme olarak değerlendirdi.

Yüksel, akıl ve vicdan temelli bir yönetim anlayışın kurulacağına inandığını belirterek, "Bugün itibarıyla uluslararası hukuk tamamen ortadan kaldırılmış değil. Ancak geçmişten gelen yapıları da reforme ederek daha adil, hakkaniyetli, akıl ve vicdan temelli bir yönetim anlayışını hep birlikte kuracağımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Ünal, “Bilgi ile Eylem Arasında Hayati Bir Fark Var”

Panelde söz alan bir diğer konuşmacı olan 64. Hükümet Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, gençlere yönelik bir hikâyeyle başladı. Yüzme yarışmasına katılan ancak yüzme bilmediği ortaya çıkan bir gencin hikâyesini anlatan konuşmacı, bilgi sahibi olmakla o bilgiyi uygulamak arasındaki farka dikkat çekti.

Konuşmacı, yüzmeye dair her şeyi okumanın yüzebilmek anlamına gelmediğini belirterek bilgi ile eylem arasında önemli bir mesafe bulunduğunu ifade etti.

Ünal, “Modern Dünyayı Tanımadan Güç Mimarisini Anlayamayız”

Konuşmasında Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserine de değinen Ünal, günümüz dünyasını anlamak için tarihsel ve düşünsel süreçlerin bilinmesi gerektiğini vurguladı. Modern dünyayı tanımadan güç ve güvenlik mimarisinin yanı sıra uluslararası ilişkilerin de anlaşılamayacağını belirtti.

Osmanlı İmparatorluğu’nun fethettiği topraklarda sömürgecilik yapmadığını belirten Ünal “Zulmün olduğu her yeri adalet dairesine almakla mükellef görür bizim Türk İslam cihan mefkûremiz” dedi. Geçmişte yaşananları bilmeden bugünün doğru anlaşılamayacağını dile getiren Ünal, günümüzde Ülkemizin yaptığı antlaşmaların öneminin altını çizdi.

"Teknoloji Üreten Ülkeler Geleceğin Uluslararası Sisteminde Söz Sahibi Olacak”

Panelde söz alan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, Türkiye'nin son yıllarda teknoloji alanında kaydettiği ilerlemelere değinerek teknolojik üretimin yalnızca ekonomik kalkınma açısından değil, stratejik bağımsızlık bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye'nin kendi insan kaynağı ve imkânlarıyla teknoloji geliştirdiğini belirten Yiğit, genç mühendislerin ve bilim insanlarının bu süreçte önemli rol üstlendiğini söyledi. Türkiye'nin gelişmiş ülkelerle rekabet edebilecek teknolojiler geliştirdiğini vurgulayan Yiğit, teknoloji üreten ülkelerin geleceğin uluslararası sisteminde daha fazla söz sahibi olacağını dile getirdi.

“Teknolojik Bağımsızlık Stratejik Bağımsızlığın Temelidir”

Türkiye'nin küresel güç olma hedefinde bilimsel kapasite ve teknoloji üretme yeteneğinin belirleyici unsurlar arasında bulunduğunu ifade eden Rektör Yiğit, uluslararası sistemde güçlü bir konum elde edebilmek için bilim ve teknoloji alanında üretim yapılması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin savunma sistemleri, insansız hava araçları, elektronik harp sistemleri, radar ve diğer kritik teknolojilerde gerçekleştirdiği çalışmalara değinen Yiğit, bu gelişmelerin dışa bağımlılığın azaltılmasına ve ülkenin kendi güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilmesine katkı sağladığını söyledi.

Teknolojik kapasitenin kriz dönemlerinde bağımsız karar alabilme ve uluslararası ilişkilerde daha etkin rol üstlenme açısından da önemli olduğunu kaydetti.

“Gerçek Teknolojik Bağımsızlık Üretimden Daha Fazlasıdır”

Teknolojik bağımsızlığın her ürünün mutlaka ülke içerisinde üretilmesi anlamına gelmediğini belirten Yiğit, asıl önemli olanın kritik teknolojilerde tasarım, insan kaynağı, üretim altyapısı ve geliştirme kapasitesine sahip olmak olduğunu ifade etti. Küresel güç olabilmek için askerî kapasitenin yanı sıra ekonomik büyüklük, diplomatik ve kültürel yetkinliğin de önemli olduğunu dile getiren Yiğit, bütün bu unsurların sürdürülebilirliği için güçlü bir bilimsel altyapıya ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Yiğit, “Masada güçlü olabilmek için sahada güçlü olmak gerekir” sözleriyle teknolojik kapasite ile uluslararası güç arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Türkiye'nin gerçek anlamda küresel bir güç hâline gelebilmesinin kendi teknolojisini geliştirmesine, bilgisini üretmesine, ürettiği bilgiyi korumasına ve insanlığın yararına dönüştürmesine bağlı olduğunu belirten Rektör Yiğit, teknolojik bağımsızlığın yalnızca yerlilik ve üretim oranlarıyla ölçülemeyeceğini vurguladı.

“Gerçek Bağımsızlığı Üç Soruyla Değerlendirmeliyiz”

Teknolojik bağımsızlığın değerlendirilmesinde üç temel sorunun öne çıktığını belirten Rektör Yiğit, ilk olarak ülkenin kendi teknolojisini geliştirme kapasitesine sahip olup olmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Tasarım, yazılım, malzeme ve mühendislik bilgisinin ülke içerisinde bulunmasının önemine değindi.

İkinci olarak geliştirilen sistemlerin sürdürülebilirliğine dikkat çeken Yiğit, dış tedarikin kısıtlandığı durumlarda sistemlerin bakım ve modernizasyonunun gerçekleştirilebilmesinin önemini vurguladı.

Teknolojik bağımsızlığın yalnızca üretmekle sınırlı olmadığını belirten Yiğit, geliştirilen sistemleri sürdürebilme, ihtiyaç duyulduğunda yeniden tasarlayabilme ve kendi imkânlarıyla geliştirebilme kabiliyetinin de gerçek bağımsızlığın temel göstergeleri arasında yer aldığını ifade etti.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: tvbolu.com.tr
Haber metni ve görseller tvbolu.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 30 Ekim 2026 17:07 · Kaynak: tvbolu.com.tr
Kaynağı Oku ↗