Tespitler ışığında Bolu
- TESPİTLER IŞIĞINDABOLU… Yol sıra gidip çay sıra gelmek… Cümleleri
Cümleleri çiklet misali uzatmadan, tespitlerimize kitabın tam ortasından başlayalım…
Ağdalı cümleleri bir kenara bırakıp Bolu’da hiçbir sonuca ulaşmayan; yaşamsal,sosyal,kültürel,alışkanlıkların benimsendiğinin tespitleri istikametinde cümle kurmaya devam edelim…
Bolu, görünürde Ankara ile İstanbul kısa aralığında, gerçekte ise; Van ile Edirne arasında (boğaz denilen güzergahta) kriminal (!) önemi olan bir il…
Bolu, tarihi geçmişi olarak; hala gün yüzüne çıkmamış ya da çıkarılmamış (!) olan kültürlerin toprağın altında nefes alıp verdiği bir il…
Bolu, an itibariyle bugün bile tam anlamıyla faydanılamayan ancak içi boş turizm ve spor etkinlikleri söylevlerinin kıskacında tost içindeki kaşar misali gün be gün eritilen bir il…
Bolu, bürokratların resmi görev olarak Ankara’yı ağırlamak, sivil olarak ise hafta sonları dostunu, arkadaşını, akrabasını ve devrelerini misafir olarak kabul ettiği bir il…
Bolu, Bolu’ya hizmet etmeye hazır olmayan seçilmiş olan siyasetçilerinin söylevden öte gidemediği, sivil toplum örgüt ve kuruluşlarının kendi piarlarını yansıtıp bir sonraki seçimi sağlama almak adına istikballerine kalıcı şekilde çivi çakma duygularının tatmin edildiği bir il…
Bolu basınının saçak altlarında, cafelerde ve dost toplantılarında aldıkları istihbaratların söylev olarak üstünde tepindiği, ancak iş kamuoyunu bilgilendirmek için yazmaya gelince klavyelerin sustuğu(!) ve kalemlerin cümleleri kuramadığı(!) bir il…
Bolu, özellikle son süreçte seçtiği belediye başkanlarının başkan olmadan önce bir tek çöpü hatta sigara izmaritini çöp kovasına atmayan, yoldan bir taşı kenara kaldırmaktan aciz portrelerin içi boş vaatlerle vatandaşları oyalayarak makamları işgal ettiği bir il…
Bolu, hiçbir ilde tepki olur diye uygulanması mümkün olmayan, tepkiyle karşılanacak her sonucu bilinmez uygulamanın “pilot il” söylemleriyle tepki verilmeyeceğinin garanti tescilinin yapıldığı bir il…
Bolu, şehre gelmesi mümkün olan hizmetlerin Ankara’da takibinin yapılması yerine, düğün, nişan, açılış, kapanışların olduğu konumlarda Bolu’ya “hizmet(!) yapıyoruz zannıyla boy gösterilmesinin hizmet diye moda haline getirildiği bir il…
Bolu, ticari, sosyal ve kültürel anlamda birikmiş sermayesine sahip çıkılamayan ve özellikle son zamanlarda Bolu'nun geleceğini perdeleyecek olan; gayri yasal, gayri ticari ve gayri ahlaki anlamda sermaye hareketlerinin tüm hızı ile yer değiştirildiği bir il…
Bolu, söylevlerle; Paris, Maami, Dubai, eylemlerle; Papua Yeni Gine, Guatemala sisteminin birebir yaşandığı bir il…
Bolu, sonradan görme yaşantıların yansıması ve duygusal beslenmenin talebi olan; şaşalı ederinden pahalı alınan her şeyin kaliteli yaşam kabul edildiği, işe yarar, faydalı ve hesaplı alınan her kararın değersiz kabul edilen nahoş bir kültürün yaban otu gibi her yanı sardığı bir il…
Bolu, kış turizmini Kartalkaya’ya endeksleyen, yaz turizmini ise bir türlü bekleneni veremeyen Abant, Gölcük, Gölköy ile Nirvana’da yaşandığı masallarının yazıldığı, anlatıldığı ve bu masalların ezberletildiği bir …
Bolu, sözde seveninin çok, ancak özde seviyor gibi yapanının daha çok olduğu bir il…
Bolu, geleceğinin inşaası yerine dünü ile avunulan buda yetmiyor gibi, geleceğinin yol güzergahını birkaç ailenin çizdiği bir il…
Bolu, Köroğlu felsefesi yerine Bolu Beyinin zulmünün yeşertilmeye çalışıldığı, doğru söyleyenin kabul görmediği, eğri söyleyenin ise fırçasız boyanıp, ahenkle cilalandığı bir il…
Vel kelam; son zamanlardaki olumsuzluklar karşısında Bolu hiç bu kadar aciz olmadı…
Yukarı çarşı esnafı 22 Ağustos 2026.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Spor · Bölge: Bolu/Dörtdivan
Yayın: 20 Ağustos 2026 17:45 · Kaynak: bolununsesi.com