Habermetrik
← Ana Sayfa
Bolu 29 Ekim 2026 21:27 · Güncelleme 21:29
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Yasak Çözüm mü?

Yasak Çözüm mü?
Görsel kaynağı: boluolay.com
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın
  • (Zor geçen bir haftanın ardından tekrar bilgisayarın başındayım
Hukuki not: Ölüm haberi: bilgiler adli makamların açıklamalarına dayanır, kesinleşmiş yargı kararı değildir.

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

(Zor geçen bir haftanın ardından tekrar bilgisayarın başındayım. Geçen hafta tam bu yazıyı hazırlarken teyzem Nevin Konukçu, yani benim “ikinci annem” dediğim insan, aniden rahatsızlandı ve vefat etti. O yüzden yazıyı bitirip yayımlayamadım.

Rahatsızlanmadan bir saat önce yanıma gelip, “Ya Onur, bir yazıyı bitirememişsin, sen ne biçim yazarsın!” deyip bana takılmıştı.

Biliyorum, bir yerlerden şimdi bana bakıp gülümsüyor. Ona buradan bir selam çakıp “Bak işte, yazımı bitirdim!” demek ve esas konumuza geçmek istiyorum. Çünkü her zamanki gibi hayata söyleyecek şeylerim var ve mücadele, ne olursa olsun, devam etmeli…)

Günümüzde yaşam, sosyal medyadan akmaya başladı. Artık insanlar ilgiyi, sevgiyi, hatta sevgiliyi bile internetten ve sosyal uygulamalarda arıyor. Uygulama kimi kiminle eşleştirirse onunla konuşuyoruz. İstediklerimizi beğeniyor, istemediklerimizi kaydırıp geçiyoruz.

Geçenlerde Güldür Güldür ekibinin bir skecini izlemiştim. İyi arkadaşlar bir araya geliyor ama toplandıklarında yüz yüze konuşmak yerine ellerindeki telefonlarla birbirlerine mesaj atıyorlar. Biri, “Uygulamadan haber geldi, tuvaletim gelmiş!” diyor. Diğeri de “Uygulamadan haber geldi, su içmem gerekiyormuş!” diye karşılık veriyor.

Derken yaşlı bir anne babanın gelişiyle işler değişiyor. Anne baba, “Çocuklar, şu telefonları bırakın!” diyerek gençlerin ellerindeki telefonları alıyor. Telefonlarından mahrum kalan gençler ne yapacaklarını şaşırıyor. “Ben suyu ne zaman içeceğim?

Tuvalete ne zaman gideceğim? Ya biz ne konuşacağız?” diye krizlere giriyorlar. Yaşlı adamla kadın da “Çocuklar, size ne olmuş? Yaşamayı unutmuşsunuz!” diyor.

Tabii bunlar esprili bir şekilde anlatılınca ortaya oldukça komik sahneler çıkmış. İzlerken çok gülmüş ve eğlenmiştim. Ardından da düşünmüştüm: Gerçekten böyle mi?

Biraz düşününce, skeçteki kadar abartılı olmasa da günümüzde sosyal medya ve çeşitli uygulamalarla yaşamaya başladığımızı görüyorum. Bence bunun iki önemli nedeni var. İlki ilgi ve sevgi eksikliği, ikincisi ise bilgi eksikliği.

Çünkü 1998 yılından beri internet başında vakit geçiren biri olarak birçok kişiden daha iyi ve verimli kullandığımı düşünsem de ben bile sosyal medyayı doğru kullanma konusunda her şeyi bildiğimi söyleyemiyorum.

Bu ilgi ve bilgi eksikliğinden bence en çok ve en çabuk etkilenen kesimlerden biri de engellenen bireyler oluyor. Bakın, geçen hafta karşıma çıkan bir haberi sizinle paylaşayım.

Sancaktepe’de yaşanan olayda, iddiaya göre 21 yaşındaki bir genç, sosyal medya üzerinden tanıştığı, yüzde 60 oranında zihinsel engel raporu bulunduğu belirtilen 24 yaşındaki bir kişinin güvenini iki hafta içinde kazandı. Ardından çeşitli yalanlar söyleyerek kendisine yaklaşık 200 bin lira değerinde hediyeler aldırdı.

Olayı öğrenen kişinin yakınları, dolandırıcılıkla suçlanan genci kaçırarak darbetti. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerin ardından harekete geçen polis ekipleri, Kartal’da bir konteynerde alıkonulan genci Özel Harekât ekiplerinin operasyonuyla kurtardı.

Olayla ilgili hem dolandırıcılıkla suçlanan genç hem de onu kaçırıp darbettiği öne sürülen kişiler gözaltına alındı.

Şunu söylemek isterim: Haberde anlatılan olayın sonuçlarından çok, benim dikkatimi çeken başka bir konu var. Ben olayın arkasındaki nedenleri sorgulamak istiyorum.

Engellenen arkadaşımız, internet ve sosyal medya aracılığıyla bir arkadaş ediniyor. Her insan gibi o da ilgiye ve arkadaşlığa ihtiyaç duyuyor. İnternetteki kişi ise iki hafta içinde gösterdiği ilgiyle güven kazanıyor ve ardından arkadaşımızdan hediyeler istemeye başlıyor.

Bence burada hem ilgi ve sevgi ihtiyacını hem de bilinç eksikliğini düşünmemiz gerekiyor.

Mesela arkadaşımız çevresinde yeterince ilgi ve destek bulsaydı yine internet aracılığıyla arkadaş edinmeye çalışır mıydı? Çevresindeki insanlar durumun farkında olsaydı ve dijital konularda bilinçli hareket etseydi, hediyeler gönderilirken “Sen ne yapıyorsun?” diye soran biri olabilir miydi?

Böyle anlatınca, “İnterneti bu arkadaşımızın eline kim verdi? Yasaklasalardı!” diyebilirsiniz. Ancak ben kişisel olarak yasaklara karşıyım. Çünkü yasaklanan bir şey bazı insanlar için daha çekici hâle gelebilir. Ayrıca internet dediğimiz bilgisayar ağında erişimi tamamen engellemek de kolay değil.

Ayrıca engellenen ve evden dışarı çıkması zor olan çocuklar olabilir. Onlar arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle sosyal medyadan iletişim sağlamak zorunda. Siz yasaklarla onların hayatını daha da zorlaştırıyor olabilirsiniz.

Örneğin bugünlerde 15 yaşını doldurmamış çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamaları gündemde. Bu konuda bir yönetmelik yayımlandı ve 1 Kasım'da yürürlüğe girecek. Ancak bu uygulamaların sorunu bütünüyle çözeceğine inanmıyorum.

Hesapları kapatsanız bile sosyal medyaya erişmek isteyen bazı çocuklar bir yolunu bulabilir. Ne yaparsanız yapın erişimi tamamen ortadan kaldırmak kolay değil; en fazla zorlaştırabilirsiniz.

Peki, sorunu nasıl çözebiliriz diye düşündüğümüzde karşımıza eğitim çıkıyor.

Bakın arkadaşlar, bir bıçak düşünün. Bir katilin eline verirseniz can alabilir, aynı bıçağı bir doktorun eline verirseniz hayat kurtarabilir. İşte internet de bıçak gibidir. Doğru şekilde kullanıldığında insanları pek çok konuda geliştirebilir.

İyi bir örnek miyim, bilmiyorum ama ben hiç okula gitmeden kendimi geliştirmiş biriyim.

Yani demek istediğim şu: Çocuklarımızı ve engellenen bireyleri internetten uzak tutmaya çalışmak yerine, internetin içinde yollarını bulmayı öğretsek daha iyi olmaz mı?

Sonuçta mesele interneti kullanıp kullanmamak değil, nasıl kullandığımız. Ben hiç okula gitmeden kendimi geliştirebildiysem, demek ki internet doğru kullanıldığında insanın önünde yeni kapılar açabiliyor. Yeter ki o kapıları nasıl açacağımızı öğrenelim, öğretebilelim.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: boluolay.com
Haber metni ve görseller boluolay.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel · Bölge: Bolu
Yayın: 29 Ekim 2026 21:27 · Kaynak: boluolay.com
Kaynağı Oku ↗